10. Hukuk Dairesi 2022/14080 E. , 2024/2249 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1872 E., 2022/1743 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 36. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/324 E., 2020/172 K.
Taraflar arasındaki davacını 01.03.2011-30.09.2017 tarihleri arasında kalan dönemde 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendinde yer alan teşvik hükümlerinden faydalandırılması gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davalı kurum vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun ek madde 17 hükmünün 01.04.2018 tarihinde yürürlüğe girdiği dikkate alındığında müvekkilinin ilgili teşviklerden yararlanabilmek için süresi içinde davalı Kurum’a başvurduğunu, Kurum tarafından bu başvurunun kabul edildiği ve sisteme yüklenen ek bildirgelerin Kurum tarafından onaylandığını, ne var ki davalı Kurumun, talebi kabul etmesine ve ek bildirgeleri onaylamasına rağmen müvekkilinin hak etmiş olduğu teşviklerin prim borçlarından mahsup edilmesi şeklindeki 08.07.2019 tarihli başvurusunu tarafımıza 27.09.2019 tarihinde tebliğ edilen 18.09.2019 tarihli cevabi yazısında 12.12.2018 tarihli ve 16949391 sayılı Vakıf Üniversiteleri ve Okul Aile Birliği İşyerleri Hakkında Geriye Yönelik Teşvik Uygulamaları Hakkında Genel Yazı’yı (bundan böyle “Genel Yazı” olarak anılacaktır) gerekçe göstermek suretiyle talebi açıkça reddettiğini, nitekim söz konusu Genel Yazı’ya istinaden Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından 30.05.2019 tarihli, 41481264-207.02-E.8239669 sayılı, 2019/15 numaralı, 5510 sayılı Kanun’un ek 16 ncı maddesi kapsamında prim teşviki uygulamaları konulu Genelge, 01.04.2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girdiğini, davalı Kurum'un bahse konu Genel Yazı açıklamalarına dayanarak müvekkilinin talebini açıkça yukarıda anılan Kanun ve Yönetmelik hükmüne aykırı şekilde reddetmiş olması üzerine, işbu karar iptaline yönelik dava açılmak zorunda kalındığını, müvekkilinin vakıflar tarafından yüksek öğretimi kurumu olarak söz konusu teşviklerden öngörülen şartları taşımak kaydıyla yararlanma hakkına sahip olduğunu, red yazısının müvekkilinin kazanılmış hakkını kullanmasını engellediğinden iptali gerektiğinden bahisle; müvekkilinin 08.07.2019 tarihli başvurusunun hukuka uygunluğunun tespiti ile 18.09.2019 tarihli red yazısının iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu beyanla davanın reddine savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un Madde 81 inci maddesinin (ı) bendinde Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör İşverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve Ölüm sigortalan primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hâzinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hâzinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıklan sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyannca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumıuıa, muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini ise Maliye Bakanlığına vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutan ile Hâzinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde Ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır hükmünün bulunduğu, bu maddeye 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 38 inci maddesiyle Bu bent hükümleri; vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumlan ile okul aile birliklerince çalıştırılanlar hariç olmak üzere 21.04.2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa, 04.01.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz, cümlesinin eklendiği anlaşılmıştır. Davacının 11.12.2017 tarihinde Sanyer SGM’ye başvurarak 2011/03-12, 2012/01-12, 2013/01-12, 2014/01-12, 2015/01-12, 2016/01-12, 2017/01-09 aylan için düzenlenen Ek Aylık Prim Hizmet Belgelerini sunarak 5510 Sayılı Kanun teşviki ile yapılan bildirimlerin iptaliyle, 6111 sayılı Kanun teşvikli olarak düzenlenmiş asıl aylık prim hizmet belgeleri gereğince işlem yapılmasını İstediğinin belirlenmesi, bu aylar için daha önce yararlandığı sigorta primi teşvikinden sonra (teşvikten yararlanmadığına yönelik kurum taralından herhangi bir itiraz yapılmamış, davacı tarafından da bu aylara ilişkin sisteme yüklenen bildirgelerin onaylandığı belirtilmiştir.) 4447 sayılı Kanun'un Geçici l0 uncu maddesindeki teşvikten yararlanmak için kuruma başvurduğunun anlaşılması, İstanbul 22. İş Mahkemesinin 2018/70 E., 2018/216 K.sayılı kesinleşmiş kararında 27.03.2018 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un Ek 17 nci maddesine göre dava açılmadan önce yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle hesaplanacak tutarın mahsup ve iade yoluyla ilgiliye iade edileceğinin belirtilmesi karşısında, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması, kurumun davacının 2019/05 ve sonraki dönemlere ait prim borçlarım emanet hesapta bekletilen tutardan mahsup edilmesi talebinin kanunlarda hüküm bulunmamasına rağmen genel yazı gereğince red etmesi, 5510 sayılı Kanun'un Ek 16 ve 17 nci madde Hükümlerinin ve 4447 sayılı Kanun'un Geçici 10, 17 ve 19 uncu madde hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının talebinin hukuka uygun olduğu kanaatine varılmış ve davanın kabulüne, davacının 08.07.2019 tarihli talebinin hukuka uygun olduğunun tespiti ile davalı Kurumun 18.09.2019 tarihli red kararının iptaline, dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilli istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili 510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin 1. fıkrasının (1) bendinin yeniden düzenlendiğini ve 01.03.2011 tarihi itibariyle yürürlüğe girdiğini, 7103 sayılı Kanun'un 69 uncu maddesi ile 01.04.2019 tarihinde 5510 sayılı Kanuna eklenen ek 16 ncı maddesinde vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları ve okul aile birliklerinin ek 17 nci maddesinin 2 nci fıkrası hükmü saklı kalmak kaydıyla geçmişe yönelik olarak prim teşvik, destek ve indirimlerden yararlanamayacağının düzenlendiğini, kurumca ... işyeri ile ilgili taleplerin bu nedenle reddedildiğini, Kanun hükümleri doğrultusunda yapılan işlemlerin usul ve yasaya aykırılık içermediğini, kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5510 sayılı Kanun'un 81/1-ı maddesinde, bu Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarının hazinece karşılanacağı düzenlenmesine yer verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerin tetkikinde; davacının 08.07.2019 tarihli dilekçesi ile 285420202100247503411-42 sicil numaralı işyerine ilişkin olarak 2011/3,4,5,6,7,8,9,10,12, 2012/1-12, 2013/1-12, 2014/1-12, 2015/1-12, 2016/1-12, 2017/1-9 dönemlerine ait olarak 5510 sayılı Kanun numarası seçilerek düzenlenen iptal ve 6111 sayılı kanun seçilerek ek aylık prim hizmet belgelerinin işleme alınması yönünde başvuruda bulunduğu, kurumun 18.09.2019 tarihli yazısı ile 12.12.2018 tarih 16949391 Vakıf Üniversiteleri ve Okul Aile Birliği işyerleri hakkında geriye yönelik teşvik uygulamaları genelgesi gereğince talebin reddedildiği anlaşılmıştır.
Davalı ...'nun davacı şirketin talebinin reddine dayanak yaptığı 2015/10 sayılı Genelgenin hukuka ve normlar hiyerarşisine aykırı olduğu, mezkur Genelge'nin Kanuna ve Yönetmeliğe aykırı düzenlendiği, söz konusu Genelge gerekçe gösterilerek kanun hükümlerinin bertaraf edilebilmesinin mümkün olmadığı, 2015/10 sayılı Genelge ile işveren ile işçinin hukuki bağlantısı üzerinde etki doğuracak düzenlemelerin yapılmasının da mümkün olmadığı, davalı ... Kurumunun 2015/10 sayılı Genelge öncesinde başvuru yapan bir işverenin talebinin kabul ediyor olması dikkate alındığında, bu Genelgeyi gerekçe göstererek müvekkil Şirketin haklı, hukuka, kanuna, yönetmeliğe uygun başvurusunu reddetmesinin usulsüz ve hukuka aykırı olduğu,mahkeme kararının yerinde olduğu anlaşılmakla,başvurunun reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yerinde olduğunu davacının bahsettiği şekli ile teşvik hükümlerinden faydalandırılmasına yasal imkanın bulunmadığını belirterek, davanın reddi gerekirken, aksi yöndeki kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendinde yer alan teşvik hükümlerinden 01.03.2011-30.09.2017 tarihleri arasında faydalandırılma hakkının olup olmadığı ile teşvikten faydalandırılması gerekip gerekmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendi hükümleri ile birlikte 5510 sayılı Kanunun ek 16 ile geçici 70 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. 5510 sayılı Kanun'un “Prim oranları ve Devlet katkısı” başlıklı 81. maddesinin “I” bendinin 6111 sayılı Yasa ile değiştirilmeden önceki halinde;
“ı)-Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler ile 29.07.2003 tarihli ve 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa ve 22.02.2006 tarihli ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile diğer taksitlendirme ve yapılandırma Kanunlarına göre taksitlendiren ve yapılandıran işverenler bu tecil, taksitlendirme ve yapılandırmaları devam ettiği sürece bu fıkra hükmünden yararlandırılır. Bu fıkra hükümleri Kamu idareleri işyerleri ile bu Kanuna göre sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz. Hazinece karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz. Bu fıkrayla düzenlenen destek unsurundan diğer ilgili mevzuat uyarınca ayrıca yararlanmakta olan işverenler aynı dönem için ve mükerrer olarak bu destek unsurundan yararlanamaz. Bu durumda, işverenlerin tercihleri dikkate alınmak suretiyle uygulama, destek unsurlarından sadece biriyle sınırlı olarak yapılır. ” hükmü mevcut iken, 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile “....Bu bent hükümleri; 21.04.2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa, 04.01.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz. Hazinece karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz. Bu fıkra ve diğer ilgili mevzuatla sağlanan sigorta prim desteklerinin aynı dönem için birlikte uygulanması halinde, bu destek öncelikle uygulanır.” Şeklini almış olup, açıklanan madde ile özel sektör işverenlerinin teşviklerden faydalanmasına dair şartlar yeniden ve açıklanmak suretiyle belirlenmiştir.
2.Aynı maddeye 6764 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi ile "Bu bent hükümleri ibaresinden sonra gelmek üzere "vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları ile okul -aile birliklerince çalıştırılanlar hariç olmak üzere" ibaresi eklenmiş ve 60 ncı maddesi ile de 5510 sayılı Kanun geçici 70 inci madde eklenmiş olup geçici 70 inci maddede "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar olan dönemlerde vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları ile okul -aile birliklerinin bu Kanunun 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi hükmü uyarınca yararlandıkları teşvikler, usulüne uygun olarak yararlanılmış sayılır." hükmü de 09.12.2016 tarihi itibari ile yürürlüğe girmiştir.
3.Diğer taraftan, 27.03.2018 tarihli ve 7103 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanuna ek 16 ncı madde eklenmiş olup, madde hükmünde aynen "Vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları, okul aile birlikleri ile bu Kanunun 73 üncü maddesine göre Kurumun yurt içinde hizmet satın aldığı vakıf üniversiteleri ve özel sektör işyerleri; bu Kanun, 4447 sayılı Kanun, 4857 sayılı Kanun, 28.02.2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun, 14.07.2004 tarihli ve 5225 sayılı Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu, 3294 sayılı Kanun, 2828 sayılı Kanun ve diğer kanunlarda yer alan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanır.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar olan dönemlerde vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları, okul aile birlikleri ve bu Kanunun 73 üncü maddesine göre Kurumun yurt içinde hizmet satın aldığı vakıf üniversiteleri ve özel sektör işyerleri tarafından, bu Kanun, 4447 sayılı Kanun, 4857 sayılı Kanun, 5746 sayılı Kanun, 5225 sayılı Kanun, 3294 sayılı Kanun ve 2828 sayılı Kanun uyarınca yararlanılan prim teşviki, destek ve indirimlerinden usulüne uygun olarak yararlanılmış sayılır.
Vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları ve okul aile birlikleri, ek 17 nci maddenin ikinci fıkrası hükmü saklı kalmak kaydıyla, bu maddenin yürürlük tarihinden önceki dönemlere ilişkin olmak üzere ilgili kanunlarla sağlanan prim teşvik, destek ve indirimlerinden geriye yönelik olarak yararlanamaz ve yararlanılmış olan söz konusu teşvik, destek ve indirimler değiştirilemez.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı ve Türkiye İş Kurumunun görüşleri alınarak Kurumca belirlenir." Hükümleri mevcuttur.
4.Eldeki davada ise, mahkemece yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmakta ise de, 5510 Sayılı Kanunda yapılan düzenlemelerin tamamı yeniden irdelenerek, davacının talebine göre 01.03.2011-09.12.2016 tarihleri arasında kalan dönem ile 09.12.2016 tarihi sonrasında 30.09.2017 tarihine kadar geçen dönemler bakımından bir karar verilmesi gerekirken, açıklanan mevzuat hükümleri irdelenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!