10. Hukuk Dairesi 2022/13940 E. , 2023/7755 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/356 E., 2022/2221 K.
HÜKÜM/KARAR : Davalılardan ... ve ... yönünden esastan ret, davacılar yönünden kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2017/401 E., 2020/475 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince davalılar ... ve ... vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davacıların murisi...'ın... A.Ş.'nin ruhsat sahibi, ...Ltd. Şti.' nin yüklenici firma olduğu, davalılardan ...' ın işletme müdürü ve davalı ...' in vardiya çavuşu olduğu maden ocağı iş yerinde 28.09.2016 tarihinde meydana gelen göçük sonucu vefat ettiğini, İş kazası nedeniyle Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesi' nin 2017/50 Esas sayılı dosyasından kamu davası açıldığını, iş kazasının oluşumunda davalılar ... ve ...' in kusurları olduğunu beyan ederek, mirasçıların elem ve kederlerinin giderilmesi için murisin eşi ... için 100.000,00 TL, murisin çocukları ..., ... ve ... için de 50.000,00' er TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin meydana gelen iş kazasında kusuru bulunmadığını, rutin iş hayatı içinde gerçekleşen kaza nedeniyle tazminat yükletilmesinin uygun olmadığını, ayrıca tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... A.Ş.' ye husumet yöneltilmesinin Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, anahtar teslimi işlerde işçi bakımından alt işveren asıl işveren ilişkisinin söz konusu olmadığını, sadece yükleniciye husumet yöneltilebileceğini, dava konusu iş kazasında bütün kusurun müteveffaya ait olduğunu, müteveffanın kullanmakta olduğu traktörün damperinin maden içerisindeyken kalkması ve galerinin tavanının bu nedenle çökmesi sonucunda vefat ettiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı ...-En şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olay ile ilgili olarak Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davada alınan bilirkişi raporunda müvekkili şirketin üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiği, gerekli olan tüm önlemleri aldığı yönünde rapor verildiğini, kazanın oluşumunda müteveffanın kusurlu olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle;
1-Davanın kısmen kabulü ile,
Davacı ... için 119.302,13 TL destekten yoksun kalma tazminatının 50.000,00 TL manevi tazminatın,
Davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın,
Davacı ... (Kaçar) için 30.000,00 TL manevi tazminatın,
Davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın 27.09.2016 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle müştereken ve müteselsilen davalılar ...Madencilik Enerji Nakliye Ltd. Şti. İle ... ve ...' den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davalı ...Ş. Hakkındaki davanın reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılardan... A.Ş. yönünden kusuru bulunmadığından davanın reddine dair verilen kararın hukuka ve gerçeğe aykırı olduğunu, ayrıca bu davalı yönünden maktu vekalet ücreti yerine nispi vekalet ücreti takdir edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kazanın meydana geldiği maden ocağının ruhsat sahibinin... A.Ş. olduğunu, sigorta şirketinin dahili davalı olarak kabulü gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin tamamının kabulü yerine kısmen kabulünün hukuka aykırı olduğunu, TTK uyarınca ticari faaliyetle ilgili olduğundan iş kazası nedeniyle yasal faiz yerine avans faizi yürütülmesi gerektiğini, karar verilen tazminatlar için her bir davacı için ayrı ayrı nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini bildirerek kararı istinaf etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin meydana gelen iş kazasında kusurunun bulunmadığını, kusur raporundaki müvekkili aleyhine değerlendirmenin hatalı olduğunu, tüm kusurun can güvenliğini tehlikeye atıp traktöre binen müteveffaya ait olduğunu, hesap raporunda ferdi kaza sigortası kapsamında davacılara ödenen tazminatın talep edilen tazminattan indirilemeyeceği yönündeki tespitin hatalı olduğunu, kök rapor ve ek bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek üzere davalılar lehine her bir davacının reddedilen davası için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu bildirerek kararı istinaf etmiştir.
3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin bilirkişi raporunda %10 oranında kusurlu bulunduğunu, oysa Muğla Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada alınan bilirkişi raporunda kusursuz bulunduğunu bu hususun araştırılmadığını, müterafik kusur sebebiyle indirim yapılması gerektiğini, ... A.Ş.'nin cezaya konu maden sahasında taşeron şirket ile faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin bu iş yerinde çalışmış işçi olduğunu, alt taşeron şirket olan ...Madencilik Ltd. Şti.'nin nerede faaliyet gösterdiğinin belli olmadığını, şirket olduğu için borcun tahsili kabiliyetinin bulunmadığını, yerel mahkemece... A.Ş.'nin sorumlu tutulmamasının hakkaniyete aykırı olduğunu, ceza davasında müvekkiline verilen para cezasının gözetilmediğini bildirerek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamındaki yazı, bilgi ve belgelere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmamasına, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere göre; davalı işveren ...Madencilik ... Ltd. Şti. işçilerinden davalı ... idaresi altındaki traktörle ocağın içinde seyrettiği esnada traktör römorkunun havaya kalkan kısmının tahkimata çarpması ve tahkimatın çökmesi sonucu traktör üzerinde yolcu olarak bulunan...'ın çöken tahkimatın altında kalarak vefat ettiği, meydana gelen kazanın iş kazası olduğu, hükme esas alınan 30.09.2019 tarihli heyet raporuna göre mütevefa işçinin işvereni olan davalı ...-en Madencilik ... Ltd. Şti.'nin %50, bu şirkete işletme müdürü olarak çalışan davalı ... .....,ın %10, olay esnasında traktörü kullanın diğer işçi davalı ...'in %25, mütevefa sigortalı işçinin %15 oranında kusurlu olduğu, davalılardan... A.Ş.'nin krom madeni çıkarılması işini anahtar teslim suretiyle ...Madenciliğe verdiği bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığı, hükme esas alınan kusur raporunun İş kanunu, İşçi Sağlığı ve İş Sağlığı Tüzüğü'ne uygun olduğu, kusura yönelik itirazların yerinde olmadığı, hükme esas alınan hesap raporunda hata bulunmadığı, hukukumuzda dahili dava müessesinin bulunmadığı, iş kazasının haksız fiilenden kaynaklanması nedeniyle kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin hukuka uygun olduğu, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 23.06.2004 tarih 13-291-370 sayılı kararındaki ilkelere uygun olduğu anlaşıldığından davacılar ve her iki davalı vekillerinin aksi yöndeki istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, taraflar arasındaki diğer bir uyuşmazlığın vekalet ücretine ilişkin olduğu, somut olayda, maddi ve manevi tazminat alacakları üzerinden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin, kendilerini aynı vekil ile temsil ettiren davacılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinin ve ayrıca ret sebebi aynı olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu, ancak hakkında husumetten red kararı verilmiş olan davalı ...Ş. lehine tek maktu red vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken; nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, bu yöne ilişkin davacıların itirazının yerinde olduğu, kabule göre de davanın reddi hariç harçların daima davalıdan tahsili gerekirken, davanın ret ve kabul miktarına göre oranlanmasının doğru görülmediği gerekçesiyle;
A-1-Davalı ... ve Davalı ... vekillerinin, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,
2-Davacılar vekilinin, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla)'nin 2017/401 Esas 2020/475 Karar sayılı kararının düzeltilip yeniden esas hakkında karar verilmek üzere HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
B-1-Davanın kısmen kabulü ile,
Davacı ... için 119.302,13 TL destekten yoksun kalma tazminatının 50.000,00 TL manevi tazminatın,
Davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın,
Davacı ... (......) için 30.000,00 TL manevi tazminatın,
Davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın 27.09.2016 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle müştereken ve müteselsilen davalılar ...Madencilik Enerji Nakliye Ltd. Şti. İle ... ve ...' den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davalı ...Ş. hakkındaki davanın husumetten reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalılardan... A.Ş. Yönünden kusuru bulunmadığından davanın reddine dair verilen kararın hukuka ve gerçeğe aykırı olduğunu, kazanın meydana geldiği maden ocağının ruhsat sahibinin... A.Ş. Olduğunu, sigorta şirketinin dahili davalı olarak kabulü gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin tamamının kabulü yerine kısmen kabulünün hukuka aykırı olduğunu, TTK uyarınca ticari faaliyetle ilgili olduğundan iş kazası nedeniyle yasal faiz yerine avans faizi yürütülmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigortalının iş kazası nedeniyle vefat etmesi nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 74 ve 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi, 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1. İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesinin açık buyruğu iken, 4857 sayılı Kanun'un 77 nci ve devamı bir kısım maddeleri 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 37 nci maddesiyle, 01.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılmış olup, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenin sağlık ve güvenlik önlemlerini alma yükümünü daha ayrıntılı bir biçimde düzenlemiştir.
2. Buna göre, 6331 sayılı Kanun’un "İşverenin Genel Yükümlülüğü" kenar başlıklı 4 üncü maddesinde:
"İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede;
a)Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.
b)İş yerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.
c)Risk değerlendirmesi yapar ve yaptırır.
ç)Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu gözönüne alır.
d)Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışında ki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır." hükmü düzenlenmiştir.
Aynı Kanun’un 5 inci maddesinde de risklerden korunma ilkeleri düzenlenmiştir. Buna göre maddede, "İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde aşağıdaki ilkeler göz önünde bulundurulur:
a)Risklerden kaçınmak,
b)Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek,
c)Risklerle kaynağında mücadele etmek,
ç)İşin kişilere uygun hale getirilmesi için iş yerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek,
d)Teknik gelişmelere uyum sağlamak,
e)Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek,
f)Teknoloji, iş organizasyonu çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek,
g)Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine öncelik vermek,
ğ)Çalışanlara uygun talimatlar vermek." hükmü yer almaktadır.
3. Görüldüğü üzere, işverenin çalışanlarla ilgili sağlık ve güvenliği sağlama yükümünün genel çerçevesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 üncü maddesinde çizilmiştir. Bu çerçevede işverenin, “çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü” olduğu belirtildikten sonra, yapacağı ve uymakla yükümlü bulunacağı birtakım esaslara yer verilmiştir. Bunun gibi 5. maddede, işverenin anılan yükümlülükle gerçekleştireceği korunma sırasında uyacağı ilkeler belirlenmiştir. 10. maddede ise, işyerinde sağlık ve güvenlik sağlanırken, işverenin yapacağı risk değerlendirmesi çalışmasında dikkate almakla yükümlü bulunduğu hususlar belirlenmiştir (Hukuk Genel Kurulu’nun 09.10.2013 tarih 2013/21-102 Esas 2013/1456 sayılı kararı).
4. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 üncü ve 5 inci maddeleri ile bunu uygun olarak çıkarılan iş güvenliği yönetmelikleri hükümleri, işverenin sorumluluğunu objektifleştiren kriterler olarak değerlendirilmelidir. Bu sebeple mevzuatta yer alan teknik iş güvenliği kurallarına uyulmaması işverenin kusurlu davranışı olarak kabul edilmelidir. Ancak, işveren sadece anılan yazılı kurallara değil, yazılı olmayan ve teknolojinin gerekli kıldığı önlemlere aykırı davrandığında da kusurlu görülerek oluşan zararı karşılamalıdır.
5. Öte yandan, objektifleştirilen kusur, kusur sorumluluğunu kusursuz sorumluluğa yaklaştırsa da, onu kusursuz sorumluluk haline dönüştürmez. Çünkü, bu halde dahi işverenin sorumluluğu için kusurun varlığı şarttır. Kusurun objektifleştirilmesi kriterinin yanısıra, Türk Borçlar Kanunu’nun 417/2 nci maddesinin, Anayasa hükümleri ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 üncü maddesi kapsamında yorumlanması da işverenin sorumluluğunu oldukça genişletecektir.
6. Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda; işvereni zararlandırıcı olay nedeniyle sorumluluk halinden kurtaracak olan durum iş sağlığı ve güvenliği alanındaki ihmalleri ile oluşan zarar arasındaki uygun nedensellik bağının kesildiğini ispat etmekten ibarettir. Hukuk Genel Kurulu’nun 20.03.2013 tarih 2012/21-1121 E. 2013/386 sayılı kararında da belirtildiği üzere uygun nedensellik bağı üç durumda kesilebilir. Bunlar mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurudur. Bu hallerden birinin varlığı halinde işverenin sorumluluğuna gidilmesi mümkün değildir.
7. İş kazası hukuki sebebine dayalı tazminat davalarında olayın gerçekleşme şeklinin tarafların gösterdiği deliller dikkate alınarak her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulması ve giderek kusur oranlarının bu olaya uygun şekilde belirlenmesi gerektiği açıktır.
8. Borçlar Kanunu 74 üncü (818 sayılı Borçlar Kanunu 53.) maddesi hükmü gereğince, hukuk hakimi kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi olgu ile bağlıdır. Ceza mahkemesi kendine has usuli olanakları nedeniyle hükme esas aldığı maddi olayların varlığını saptamada daha geniş yetkilere sahiptir. Bu nedenle, hukuk hakiminin, ceza hakiminin fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağı saptayan maddi vakıa konusundaki kabulü ve ceza mahkemesinin kabul ettiği olayın gerçekleşme şekli diğer bir deyişle maddi vakıanın kabulü konusunda kesinleşmiş olan bir mahkumiyet veya maddi vakıa tespiti yapan beraat hükmüyle bağlı olacağı hem ilmi (Prof Dr. Kemal Gözler, “Res Judicata’nın Türkçesi Üzerine”, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 56, Sayı 2, 2007, s.45-61) hem de kökleşmiş kazai içtihatlarla benimsenmiş bulunmaktadır.
9. Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; müteveffa sigortalı...'ın davalı ...-En Madencilik Enerji Nak. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. çalışanı olduğu, olay günü davalı işveren ...Madencilik ... Ltd. Şti. işçilerinden davalı ...'in idaresi altındaki traktörle ocağın içinde seyrettiği esnada traktör römorkunun havaya kalkan kısmının tahkimata çarpması ve tahkimatın çökmesi sonucu traktör üzerinde yolcu olarak bulunan...'ın çöken tahkimatın altında kalarak vefat ettiği, SGK Başkanlığı inceleme Raporu'nda; olayın iş kazası olduğunun, kaza olayının meydana gelmesinde işveren ...Madencilik Enerji Nak. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’nin % 70 oranında, işyeri çalışanı ve traktör sürücüsü ...’in % 30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, aynı olaya ilişkin ceza dava dosyasının Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesi 2018/839 esas sayılı dosyası ile görüldüğü, mahkemece olayın meydana gelmesinde işletme müdürü sanık ...'ın 1. Derecede asli kusurlu, ocak çavuşu olan sanık ...'in ise 2. Derecede asli kusurlu olduğu, ölen işçi Erol'un ise mesleki eğitim belgesine sahip, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerine düzenli katılmış ve iş yerinde traktör şoförü olarak görevli olmasına rağmen traktöre yolcu olarak binilmemesi ve ocağa yaya olarak girip çıkarak iş sağlığı ve güvenliği talimatlarına aykırı davranması nedeni ile olayın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu,sanıklar ... ve ...'in adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, mahkemece aldırılan 30.09.2019 tarihli kusur heyet raporuna göre müteveffa işçinin işvereni olan davalı ...-en Madencilik ... Ltd. Şti.'nin %50, bu şirkete işletme müdürü olarak çalışan davalı ... ın %10, olay esnasında traktörü kullanın diğer işçi davalı ...'in %25, mütevefa sigortalı işçinin %15 oranında kusurlu olduğu, davalılardan... A.Ş.'nin krom madeni çıkarılması işini anahtar teslim suretiyle ...Madenciliğe verdiği bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığının belirtildiği, mahkemece iş bu rapora itibar edilerek hüküm kurulduğu ancak mahkemece alınan kusur raporunun oluşa uygun olmadığı, olaydaki sorumluluk ve kusurların yeterince incelenmediği ve açıklanmadığı, dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmediği, davalı ...Ş. nin asıl işverenlik sıfatının olup olmadığı hususunun irdelenmediği anlaşılmıştır.
10.Mahkemece yapılacak iş; hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin ceza dosyası ile rücu dava dosyasındaki kusur raporlarının irdelenmesi suretiyle - verilen kararların kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek, delillerin toplanması hususunda sigortalı tarafından açılan tazminat davasının özü itibariyle taraflarca getirilme ilkesine tabi davalardan olup re’sen araştırma ilkesinin olmadığı hususunun da göz önünde bulundurulması ve bu şekilde toplanacak delillerle birlikte, yukarıda bahsedilen kusur raporlarını düzenleyen heyetten farklı, A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine; dosyada mevcut raporlar ile rücu ve ceza dosyasındaki kusur raporları arasındaki çelişkiyi gidertmek, davalılar arasındaki sözleşmenin detaylı incelenerek aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunup bulunmadığını irdelemek özellikle davalı ...Ş. 'nin asıl işveren olup olmadığını değerlendirmek, tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını - tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları da göz önünde tutulmak suretiyle- her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, belirlenecek kusur oranını mahkemece hükme esas alınan 14.01.2020 tarihli hesap raporuna uygulamak, bu hesap raporundaki bilinen devre sonu olarak esas alınan tarihi ileri çekmemek ve bu tarihten sonra yürürlüğe giren asgari ücretteki farkları rapora yansıtmamak suretiyle alınacak raporu hükme esas almaktan ve taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek davacıların talepleri doğrultusunda karar vermekten ibarettir.
11. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
12. O halde, davacılar ve davalı ... vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz eden taraf vekillerinin temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!