WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/13836 E.  ,  2024/2846 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2429 E., 2022/1579 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkezköy İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/128 E., 2022/303 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 06.05.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle malul kaldığını, davalının kusuru ile sebebiyet verdiği iş kazası nedeniyle davacının vücut fonksiyonlarında kalıcı hasarların meydana geldiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000 TL maddi, 200.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin talebini 118.389,04 TL olarak arttırmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerine karşı zamanaşımı definde bulunduklarını, kazanın davacının dikkatsizliği ve kusurlu eylemi neticesinde meydana geldiğini, davacıya mevzuat gereği gerekli tüm eğitimlerin verildiğini ve koruyucu malzemelerin teslim edildiğini, davacının bordrosunda görünen ücret ve haklar ile çalıştığını, manevi tazminatın fahiş olduğunu, talep edilen faize ve faiz başlangıç tarihlerine itiraz ettiklerini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olayın; 06.05.2016 tarihinde, davalı ... San. ve Tic. A.Ş. unvanlı firmaya ait işyerinde, davacı ...'ün transpalete yerleştirdiği bobinin kayarak parmağına temas etmesi ve yaralanması şeklinde gerçekleştiği , 21.10.2020 tarihli iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyet raporunda, somut olayın gelişiminden bahse konu bobinin kazalı işçi tarafından tek başına içinden boru geçirilip ayak denilen parçaya oturtulmaya çalışıldığı, bu sırada bobinin kayması sonucunda işçinin parmağının parça ile bobin arasında sıkıştığı, davalı işveren tarafından yük kaldırılması, taşınması ve yerleştirilmesi işlerinde güvenli çalışma organizasyonlarının tesis edilmesi, bu yönde öncelikle prosedür ve talimatlar hazırlayarak uyulmasının sağlanması, ağır yükleri taşıma işlerinin teknik nezaret/ yetkili gözetimi altında yapılmasının temin edilmesi, bobin gibi ağır yüklerin mekanik kaldırma ve taşıma araçları ile kaldırılıp taşınmasının ve indirilmesinin sağlanması gibi teknik ve organizasyonel tedbirler alınmayarak olaya sebebiyet verildiği tespitleri yapılarak davalı işverene %80 oranında; davacı işçinin ise olay sırasında aklı ..., çalıştığı alandaki riskleri belli ölçüde idrak edebilecek yapıda bir kişi olduğu, bu niteliklere sahip birisinin; her ne kadar mevcut risklerle ilgili yeterli eğitim almamış olsa da, bahse konu bobinin kayması esnasında eli ile destek olmaya çalışmaması, uzuvlarını yükün düşme/ kayma riski bulunan alandan sakınması, bu hususlarla ilgili gereken özeni ve dikkati göstermesi gerekirken bu hususlara yeterince riayet etmeyerek özen yükümlülüğünün bütün gereklerini yerine getirmediği tespitleri yapılarak %20 kusur verildiği, iş göremezlik bakımından yapılan incelemede; 15.02.2018 tarihli Kurum Kurul Sağlık Raporunda ve 22.07.2019 tarihli Yüksek Sağlık Kurulu Raporunda işgöremezlik oranının %6 olduğunun belirlendiği; davacı tarafın itirazı üzerine ATK 3. İhtisas Kurulu 01.06.2020 tarihli raporunda %6 oranında maluliyet belirlendiği; davalı vekilince sunulan bordrolardaki ücretler esas alınarak ve sonrasında asgari ücretin katsayısına göre oranlama sureti ile hazırlanan 14.04.2022 tarihli bilirkişi raporunun maluliyet oranı, kusur oranı ve kanuni nedenler indirildikten sonra SGK tarafından bağlanan geçici iş göremezlik gelirinin indirilmesi suretiyle yöntemince yapıldığı ve raporun denetlenebilir olduğu, kaza tarihinin 06.05.2016 olduğu, ıslah tarihinin 29.04.2022 olduğu, bu itibarla 10 yıllık zamanaşımının geçmediği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur durumu ( davacı işçi %20, davalı işveren %80), olayın ağırlığı, kaza neticesinde davacı işçinin iş göremezlik oranının %6 olması, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikler dikkate alınarak davacının olay nedeniyle yaşadığı ve bundan sonra da yaşayacakları acı ve üzüntüyü bir nebze olsun hafifletmek amacıyla, manevi tazminat hükmetmenin, hakkaniyet ilkesine uygun olacağı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine,

"1-Maddi tazminat talebinin kabulü ile 118.389,04 TL tazminatın kaza tarihi olan 06.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazlarının nazara alınmadığını, ek rapor talebi değerlendirilmeden hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, kazanın tamamen işçinin dikkatsizliği ve kusurlu eylemi sonucu meydana geldiğini, bu kusurunun illiyet bağını kestiğini, kusur raporunu kabul etmediklerini, keşif yapılmaksızın rapor tanzim edildiğini, kazanın gerçekleştiği günden itibaren davacının ameliyat ve her türlü tedavi giderinin davalı tarafından karşılandığını, bu ödemelerin dikkate alınıp hesaplanan tutarlardan mahsubunun gerektiğini, manevi tazminatta takdiri indirim uygulanmamasının hatalı olduğunu, manevi tazminatın da miktar olarak fazla takdir edildiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

2.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; manevi tazminat miktarının düşük belirlendiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 06.05.2016 tarihinde uğradığı iş kazası sonucunda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun raporuna göre %6 oranında maluliyetinin oluştuğu, Mahkemece hükme dayanak yapılan kusur raporuna göre kazada davalının %80 oranında, davacı işçinin ise %20 oranında kusurunun bulunduğu, kusur raporunun açık, yeterli, denetime elverişli ve dava konusunu çözer nitelikte olduğundan Mahkemece bu raporun hükme dayanak yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunda, ücret, yaş, bakiye ömür, işlemiş kazanç dönemi geliri, iskontolu kazanç dönemi geliri ve emeklilik geliri, maluliyet oranı ve kusur durumları gibi tazminat unsurlarının gözönüne alındığı ve raporun doğru tespitler içerdiği, raporun dosyada bulunan bilgi, belge ve dosya kapsamına uygun olarak hazırlandığı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli, yerleşik yargısal kararlara uyumlu olduğu, Mahkemece ifa amacı taşımayan ödemelerin hesaplanan maddi tazminattan mahsup edilmemesinde isabetsizlik bulunmayıp, bu yöndeki davalı istinafının haklı olmadığı, davacının iş kazası nedeniyle uğradığı maluliyet ve kusur oranları nazara alındığında Mahkemece takdir edilen manevi tazminatın miktarının tarafların sosyo ekonomik durumları ile orantılı olduğu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurulurının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük belirlendiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

2.Davalı vekili, zamanaşımı itirazının dikkate alınmadığını, kazanın tamamen işçinin dikkatsiz davranışı ve kusurlu eylemi neticesi meydana geldiğini, illiyet bağının davacının kusuru ile kesildiğini, ameliyat ve tedavi giderleri için yapılan ödemelerin mahsubu gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu, ek hesap raporu alınmasına yönelik itirazının dikkate alınmadığını bu nedenle hukuki dinlenme hakkının ihlal edildiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddeleri delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleridir.

3. Değerlendirme
A) Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. Somut olayda, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 107.090,00 TL'lik kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik davalının temyiz itirazlarının kesinlikten reddine karar verilmiştir.

B) Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminat hükmüne yönelik ve davacının reddedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin de yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

2. Davacı vekilinin reddedilen manevi tazminata yönelik ve davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.