WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/13737 E.  ,  2024/5354 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2455 E., 2022/2657 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Acıpayam 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2017/1143 E., 2022/37 K.

Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının hak sahiplerinin asıl ve birleşen maddi ve manevi tazminat istemli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulü ile birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... (DESKİ) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde, davacı ...'in eşi, diğer davacıların babası olan ...'in 31.08.2017 tarihinde Aliveren mahallesinde gerçekleşen iş kazası sonucu vefat ettiğini, davacıların babası ve eşi olan ... kazalının davalı DESKİ bünyesinde çalışmakta olduğunu, sigortasının diğer davalı şirket olan ... Özel Sağlık Hizm. ... Ltd. Şti. tarafından yatırılmakta olduğunu, müteveffanın iş kazası günü DESKİ'de çalışan amirleri tarafından Aliveren mahallesindeki kanalizasyon çalışmasına gönderildiğini, kanalizasyon çalışması için kazı yapıldığını ve kazılan yere müteveffanın girmesinin amirleri tarafından istenildiğini, kazılan yere girdiği esnada davalılar tarafından hiçbir önlem alınmadığını ve iş kazalarını önlemek adına hiçbir kurala uyulmadığını, kanalizasyon çalışması için kazı yapıldığını, yapılmış olan kazının yanındaki taş duvarın hiçbir şekilde kontrol edilmediğini, olay anında orada bulunan diğer mahalle sakinlerinden taş duvarın yıkılabileceğine dair uyarı gelmesine rağmen müteveffanın amirleri tarafından kazılan yere girmesi istenilince girmek durumunda kaldığını ve olay yerindeki mahalle sakinlerinin dediğinin çıktığını ve davacıların desteği olan ...'in vefatı ile sonuçlanan iş kazasının tamamen davalıların iş kazasını önlemek adına hiçbir kurala uymamasından kaynaklandığını, davalıların gerekli önlemleri almış olması halinde müteveffanın yaşamına devam edebileceğini beyan ederek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ... kazalının eşi olan davacı ... için 2.500 TL, çocukları olan diğer davacılar için ayrı ayrı 2.500 TL olmak üzere 10.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının vefat tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen dava dilekçesinde davacılar vekili, müvekkili ...'in eşi, diğer müvekkilerinin babası ...'in 31.08.2017 tarihinde Aliveren mahallesinde gerçekleşen iş kazası sonucu vefat ettiğini, ... ...'nin DESKİ bünyesinde çalışmakta olup sigortasının diğer davalı şirket ... Özel Sağlık Hiz....Ltd.Şti. tarafından yatırıldığını, gerçekleşen iş kazasının tamamen davalıların önlem almamaları sebebiyle gerçekleştiğini, davalıların kusurlu olduğunu, bu olay nedeniyle müvekkillerinin manevi acı çektiklerini ve çekmeye devam ettiklerini, bahse konu olay ile ilgili olarak Acıpayam 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/1143 Esas sayılı dosyası kapsamında destekten yoksun kalma sebebi ile maddi tazminat davasının mevcut olduğunu belirterek iş bu dosyanın öncelikle Acıpayam 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/1143 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine, sonrasında davanın kabulü ile her bir davacı için ayrı ayrı 150.000 TL olmak üzere toplam 600.000 TL manevi tazminatın mütevaffanın ölüm tarihi olan 31.08.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davacılar vekili 15.11.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davacıların maddi tazminat taleplerini eş ... için 314.580,45 TL, çocuk Sinem için 9.338,95 TL, ... ... için 16.371,41TL, Miraç Melih için 21.043,69 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP
1.Davalı ... Özel Sağlık Hizm. Tem. Bilg. Gıda İnş. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin diğer davalı DESKİ'den ihale usulüyle iş aldığını, davacıların murisi ...'in bahse konu iş kapsamında üst işveren olarak diğer davalıya, görünürdeki alt işveren olarak da müvekkili şirkete bağlı olarak çalıştığını, bahse konu kazayla ilgili olarak müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, kusurun tamamen vefat eden işçiye ve diğer davalı üst işverene ait olduğunu, davacı tarafın da kazadaki kusurun tamamen üst işverene ait olduğunu beyan ettiğini, kazalı müteveffanın üst işveren olan diğer davalı DESKİ'ye hizmet verdiğini, beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... (DESKİ) vekili cevap dilekçesinde, davada husumetin sadece ... işçinin işvereni olan diğer davalı şirkete yöneltilmesi gerektiğini, ... kazalının idare personeli olmaması ve işvereninin diğer davalı şirket olması nedeniyle davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, 28.08.2017 tarihinde Aliveren mahallesi Aliveren Sokak Sağlık Ocağı'ndan Aliveren İlköğretim Okuluna giden yol güzergahında kanalizasyon hattının tıkalı olduğu yönünde çağrı alınması üzerine 29.08.2017 tarihinde ihbara konu adrese giden kanal açma ekibinin kanalizasyon hattının açık kazı yapılarak bakılması yönünde arıza takip formu düzenlediğini, 31.08.2017 tarihinde kanalizasyon hattını yenilemek için giden ekibin olay mahallinde ölçüm yapmak amacıyla açık kazı yaptığını, kazı derinliğinin 50-60 cm arası, genişliğinin 60 cm ve uzunluğunun 5-5,50 metre olmak üzere yapıldığını, kazının amacının arızalı kanalizasyon hattını, yaklaşık 50-55 metre geride olan ana hatta bağlamak olduğunu, kazı başlangıcında olay yerinde bulunan ekip başı ... ...'nin kazı içinde parsel bağlantısını kontrol amaçlı olarak girip çıktığını ve malzeme siparişi için olay yerinden 50-55 metre geride telefon görüşmesi yaptığını, malzemelerin gelmesi için zorunlu mola verildiğini, işçilerin çalışmasının durduğunu, kepçe operatörü ... ...'ın da kazı uzunluğunu arttırmak için kazıcı yükleyiciyi toplayıp ileriye aldıktan sonra makinayı tekrar kurmak için operatör koltuğunda dönerken elim kazanın gerçekleştiğini gördüğünü, müvekkili idarede iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili tüm eğitimlerin saha personeline verilmekte olduğunu, verilen eğitimlere ve kendisine verilen talimatnamelere rağmen müteveffanın kazıcı yükleyicinin çalışırken 25 metreden fazla yaklaşılmayacağını bildiği halde kazı alanının içine hiçbir talimat olmamasına rağmen girdiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mahkememizce Denizli 3. İş Mahkemesi, İstanbul 10. İş Mahkemesi, Ankara 7. İş Mahkemesi aracılığıyla alınan heyet raporlarında meydana gelen kaza kapsamında kusur oranlarının paylaşımında müteveffanın müterafik kusuru %30 olarak belirlenmiştir. Müteveffanın gerekli dikkat ve özeni göstermeden hayatını tehlikeye atacak şekilde hareket ettiği gözetildiğinde atfedilen kusur oranı yerinde görülmüştür. Yine alt işveren konumundaki müteveffanın işvereni davalı şirketin kusur oranı her üç raporda %40 olarak belirlenmiştir. Müteveffanın işvereni olan şirketin iş güvenliğini işçinin inisiyatifine terk etmesi, gerekli risk denetimini ihmal etmesi karşısında atfedilen kusur oranı yerinde görülmüştür. İstanbul İş Mahkemesi aracılığıyla alınan raporda DESKİ'ye kusur atfedilmemiş ise de şirket ve Kurum arasındaki ilişki, sözleşmenin kapsamı, yapılan işin Kurum'un asıl işi niteliğinde olması, asıl işverenin işçileri gözetme ve denetim borcunun salt işçi temin etmeye dayalı sözleşmeyle ortadan kaldırılamayacağı anlaşılmakla rapora bu yönüyle itibar edilmemiştir. Kaza anında ekibin başında bulunan ... ... ustabaşı olup gerekli güvenlik önlemleri alınmadan, ihata duvarının çökmesine ilişkin yeterli fenni bir risk değerlendirme yapılmadan işe başlandığından kaza meydana gelmiştir. Buna rağmen ekip başı olarak müteveffanın kazı alanına girerek tesviye çalışması yapmasına, iş güvenliğini işçinin inisiyatifine terk etmesine neden olmakla atfedilen %30 kusur oranı yerinde görülmüştür. Bu ustabaşının DESKİ çalışanı olduğu, davalı konumunda olmadığı da gözetildiğinde alt işverenlik kapsamında asıl işveren çalışanının meydana gelen kazada kusuru bulunduğuna göre aynı kusur karşılığı hem adam çalıştıranın sorumluluğu hem asıl işverenlik sıfatı kapsamında iş güvenliğinin gözetimi ve denetimi yeterince yerine getirilmediğinden DESKİ'ye ait olacaktır. Her ne kadar Ankara 7. İş Mahkemesi arcılığıyla alınan heyet raporunda DESKİ çalışanları kusursuz görülse de rapora bu yönüyle itibar edilmemiştir. Dosyanın geçirdiği aşama, alınan heyet raporları ve yapılan tespitler karşısında yeni bilirkişi raporuna gerek duyulmamış, kusur aidiyetinin takdiri Mahkememizde olduğundan netice olarak asıl işveren DESKİ'nin %30; alt işveren ve müteveffanın işvereni konumundaki şirketin %40; müteveffanın ise %30 oranında kusurlu olduğuna kanaat edilmiştir. Destekten yoksun kalma tazminatı yönünden dosya aktüerya bilirkişiye tevdii edilmiş, alınan ilk raporda PMF yaşam tablosunun kullanıldığı ve sağ olan anne babanın destek payı gözetilmediğinden 11.10.2021 tarihli ek rapor tanzim edilerek hükme esas alınmıştır. Dava ve ıslah dilekçesi kapsamında asıl davada maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..." gerekçesiyle,

A.Asıl dava dosyası yönünden;
Davanın kabulü ile
Davacı ... için 314.580,45 TL; davacı ... için 9.338,95 TL; davacı ... ... için 16.374,41 TL; davacı ... için 21.043,69 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 31.08.2017 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,

B..Birleşen dava dosyası yönünden;
Davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 70.0000,00 TL; davacı ... için 30.000,00 TL; davacı ... ... için 30.000,00 TL; davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 31.08.2017 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya dair talebin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; maddi tazminatı belirlerken gerekli araştırma ve özen gösterilmeden belirlendiği, manevi tazminatında zenginleşme yol açmayıp fakirleşmeye sebep olunamayacağından maddi tazminat ve manevi tazminat bedelleri istinaf edilmiştir.

2.Davalı DESKİ vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl ve birleşene dosyada husumetin sadece, davacılardan ...'nin eşi ve diğer davacıların babası olan ... ...'in işvereni olan diğer davalı ... Özel Sağlık Hizmetleri Temizlik Bilgisayar Gıda İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.'ne yöneltilmesi gerektiği, hiçbir zaman idarenin kadrolu personeli olmadığı, kazı başlamadan önce bütün güvenlik önlemleri alındığı, müteveffanın kazı alanının içerisine kendi inisiyatifi ile girdiği, istinat duvarını usulüne uygun yapmayan mülk sahibinin asıl ve tam kusurlu olup 3 üncü kişinin sorumluluğu yönünden araştırılmadığı, sunulan bilirkişi raporları birbiri ile çeliştiği, yeniden evlenme ihtimalinin düşük hesaplandığı, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarına ilişkin Mahkeme kararının da hukuka aykırı olduğundan istinaf edilmiştir.

3.Davalı ... Özel Sağlık Hizmetleri Temizlik Bilgisayar Gıda İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde, şirketin sadece şekli manada alt işveren olduğu, işin yapımı denetimi, kontrolü, işçilerin sevk ve idaresinin tamamen diğer davalı DESKİ tarafından yürüttüğü, tüm yükümlülüklerini diğer davalı DESKİ’nin izin verdiği ölçüde fazlasıyla yerine getirildiği, davaya konu iş kazasında kusuru bulunmadığı, kazadan dahi bir gün sonra haberdar edildiği, davacılarla görüşmek istediğin de DESKİ'nin buna izin vermediği, ihale kapsamında gerçek işverenin DESKİ olup şirketin işverenlik sıfatı bulunmadığı, husumetin yönlendirilmemesi gerektiği, üçüncü şahsa ait ve su tahliye sistemi olmayan istinat duvarının su birikmesi sonucu orta bölümden yıkıldığı, kazanın çalışırken değil de çalışma tatil edilmişken ve tüm personel istirahatteyken meydana geldiği, kazada asli kusurun duvarın malikine ait olduğu, ayrıca Büyükşehir Belediye Başkanlığına ve İlçe Belediye Başkanlığına hiçbir kusur atfetmeden hüküm kurulduğundan bahisle istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Yargılama aşamasında alınan raporların bir kısmında kusur değerlendirmesinde kısmen farklılıklar bulunuyor ise de 28.02.2020 tarihli heyet raporundaki gibi davalı ...... Ltd. Şti.'nin %40, müteveffanın %30 ve DESKİ'nin %30 oranında kusur paylaşımının dosya kapsamı ile uyumlu olduğu değerlendirilmiştir.

Davacı eşin kaza tarihinde 28 diğer davacı yaş küçüklerinin ise aynı tarihte sırası ile 8, 5 ve 2 yaşlarında oldukları, manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da etraflıca açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminatın kapsamını takdir ..., kural olarak yargıca aittir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, hak ve adalete uygun davranmalı, hukuk biliminden yararlanmalı, toplumun sosyal, ekonomik ve moral yapısını ve özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Takdir edilecek tutar, bir yandan manevi acıları gidermeli, kamuoyu ve sosyal vicdanda kabul görmeli, diğer yandan ise zarar gören açısından zenginleşme aracı olmamalıdır, yönündeki değerlendirme kapsamında takdir olunan manevi tazminat tutarlarınında, dosya özelinde isabetli olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... (DESKİ) vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... (DESKİ) vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
A) Davalı ... (DESKİ) vekilinin davacılar ..., ... ..., ... lehine hükmedilen mddi tazminat tutarları ile tüm davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat alacaklarına ilişkin temyiz istemi yönünden;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre davacılar ..., ... ..., ... lehine hükmedilen maddi tazminat tutarları ile her bir davacı lehine hükmolunan manevi tazminat tutarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı DESKİ vekilinin bu kısımlara yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

B) Davalı ... (DESKİ) vekilinin davacı eş ... maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı DESKİ vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR:
Açıklanan sebeple;
1.Davalı ... (DESKİ) vekilinin tüm davacılar lehine hükmolunan manevi tazminat alacaklarına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2. Davalı ...(DESKİ) vekilinin davacılar ..., ... ..., ... lehine hükmedilen maddi tazminat alacaklarına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

3.Davalı ... (DESKİ) vekilinin davacı ... lehine hükmolunan maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.