WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/13606 E.  ,  2024/7507 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1638 E., 2022/1583 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/898 E., 2019/900 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı ... İnşaat Tic. A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı sigortalının 16.03.2010 tarihinde meydana gelen iş kazasında %100 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek bakıma muhtaçlıktan kaynaklanan maddi zarar ( bakıcı giderine yönelik) isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP
1.Davalı ... İnş. .. A. Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu iş kazası nedeniyle daha önce bir karar verildiğini eldeki davanın derdestlik ve kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini savunmuştur.

2.Davalı ... İnş. ... Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkil şirketin işçisi olmadığını, davacının ... Yapı İnş. San. Tic. Ltd. Şti. işçisi olarak çalışmakta iken kazayı yaşadığını, davalı müvekkili şirket ve diğer davalı ... Yapı İnş. San. Tic Ltd. Şti. arasında davacı tarafın iddia ettiği gibi İş Kanunu 2/6 anlamında bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi söz konusu olmadığını, davalı müvekkil şirketin yaşanan kazadan hiçbir hukuki sorumluluğu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Davalı ... İnş. ... Ltd. Şti. vekili vevap dilekçesinde özetle; iş kazası nedeniyle daha önce Bakırköy 30. İş Mahkemesinin 2013/233 Esas numaralı dosyası ile 01.04.2014 tarihinde 2014/156 karar sayılı ilamı ile 306.425,00 TL maddi tazminata hükmedildiğini ve bu hükmün kesinleştiğini, manevi tazminat açısından temyiz edildiğini belirttiğini, bu çerçevede davacı tarafın bahsettiği hükmün müvekkil şirkete tebliğ edilmediğini, eldeki davanın tamamen müvekkili firmaya karşı haksız maddi menfaat amacı ile açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

4.Davalı ... Yapı Ltd. Şirketinin davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davalı ... Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yönünden karar verilmesine yer olmadığına, net 386.167,00 TL bakıcı giderinin 16.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... İnş. Turz. San. Tic. A.Ş., ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ve ... İnş. Turz. Tic. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... İnşaat Tic. A.Ş. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hesaplanan alacaktan yapılan indirimin çok fazla olduğunu, Kanunun amacına ve hakkaniyete aykırı olduğunu, hakkaniyet indiriminin şartları bulunmadığını, davacının beden gücünü %100 oranında kaybettiğini, henüz 20 yaşında %100 maluliyete uğradığını, hesaplanan bakıcı giderinin tamamına hükmedilmesinin hakkaniyete ve adalete uygun olacağını, kusur oranına göre de indirimin çok fazla olduğunu, davalı inşaat şirketlerinin yüksek ekonomik gücü göz önünde bulundurulduğunda da Mahkeme tarafından yapılan indirimin hakkaniyete aykırı olduğunu, ileri sürerek ve resen gözetilecek nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... İnşaat Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle, eldeki dava dışında davaya konu iş kazası nedeniyle açılan davalar sonunda faizlerle birlikte 1.000.000,00 TL'yi aşan rakama hükmedildiğini, tazminat davasının sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması gerektiğini, davacının ailesiyle birlikte yaşadığını, maddi tazminat yönünden karar temyiz edilmeden kesinleşmiş olsa da Yargıtay denetiminden geçen bir kusur raporu olmadığını, yeniden alınması gerektiğini, bakıcı giderinin brüt ücretten hesabının hatalı olduğunu, net ücretin dikkate alınması gerektiğini, davacının ailesiyle yaşadığını, bakıcı çalışmadığını, Mahkemece yapılan indirim yeterli düzeyde ise de yeniden rapor alınıp belirleme yapılması gerektiğini, ıslaha konu talebin de zamanaşımına uğradığını ileri sürerek ve resen görülecek nedenlerle kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre, davacı işçinin davalılara ait iş yerinde kalıp ustası olarak çalışırken 16.03.2010 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu yaralandığı, taraflar arasında arasında görülüp kesinleşen Bakırköy 30. İş Mahkemesinin 2013/233 E. 2014/156 K. sayılı dava dosyasındaki tespitlere göre kazada davacının %10 kusurlu olduğu, işverenlerin ise %90 oranda kusurlu oldukları ve davacının kaza nedeniyle %100 maluliyeti olduğu, eldeki davanın bakıcı giderine yönelik olduğunun, Sosyal Güvenlik Kurumu Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezince verilen 07.01.2013 tarihli karara göre davacının yardıma muhtaç olduğunun anlaşıldığı, Yargıtay içtihatları gereği tarafların kusur oranlarına göre brüt asgari ücret üzerinden hesaplama yapan rapora itibar edilmesinin uygun bulunduğu, kesinleşen dava dosyasındaki rapor ve tespitlere göre davalı tarafın yeniden kusur raporu alınması yönündeki itirazlarının yerinde görülmediği, kaza ve ıslah tarihine göre zamanaşımına uğrayan alacak bulunmadığının anlaşıldığı, Mahkemece, hesaplanan alacaktan her zaman bakıcı çalıştırılmayıp, aile içi dayanışma gereği aile içinde de bakım yapılabileceği gerekçesiyle, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 51 inci ve 52 nci maddeleri gereğince takdiren %50 oranında hakkaniyet indiriminin yapılmış olduğu, indirim oranının dosya kapsamına uygun olduğunun değerlendirildiği gerekçesiyle, davacı ile davalı ... İnşaat Tic. A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası sonucu %100 oranında meslekte kazanma gücünü kaybeden davacı sigortalı için hükmedilen maddi tazminat miktarında aile içi bakım dayanışması nedeniyle bakıcı giderinden hakkaniyet indiriminin yapılıp yapılamayacağı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 43 üncü, 44 üncü, 46 ncı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51 inci, 52 nci, 53 üncü, 54 üncü ve 55 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. İş ve Sosyal Güvenlik Hukukunda "sürekli işgöremezlik" olarak adlandırılan bedensel zararlara "kalıcı sakatlık" denildiği gibi, Yargıtay kararlarında ve Adli Tıp Kurumu raporlarında "beden gücü kaybı" veya "çalışma gücü kaybı" ya da "meslekte kazanma gücü kaybı" da denilmektedir.

3. Adli Tıp dilinde, "kalıcı" bedensel zararlar organ yitimi ve organ zayıflaması olarak ikiye ayrılmaktadır. Sürekli işgöremezlik zararları, beden gücü kayıp oranlarına göre de ayrılmakta, bunlar: 1- Sürekli kısmî işgöremezlik, 2- Sürekli tam işgöremezlik olarak adlandırılmaktadır.

4. Sürekli kısmî işgöremezlik, organ eksilmesi veya organ zayıflaması nedeniyle beden gücünün belli bir oranda azalması durumudur. Bu durumdaki kişi çalışmasını sürdürebilir ise de, yaşıtlarına ve aynı işi yapanlara göre (sakatlığı oranında daha fazla güç ve çaba harcayacağından), kazançlarında bir azalma olmasa bile (sakatlığı oranında) tazminat isteme hakkı bulunduğu kabul edilmekte; buna Yargıtay kararlarında "güç kaybı-efor kaybı" tazminatı denilmektedir.

5. Sürekli kısmî işgöremezlik durumundaki kişi, çalışan ve kazanç elde eden biri olmayıp da işsiz, yaşlı, emekli, ev kadını, çocuk olsa bile, bunlar günlük yaşamlarını sürdürürlerken "sakatlıkları oranında zorlanacak olmaları" nedeniyle tümünün "güç kaybı tazminatı" isteme hakları bulunduğu kabul edilmektedir.

6. Sürekli tam işgöremezlik, beden gücünün bütünüyle yitirilmesi durumudur. Bu durumdaki kişi artık çalışamayacak ve kazanç elde edemeyecektir. Bu nedenle tazminatı yüzde yüz oranı üzerinden hesaplanacak, giderek başkasının yardımıyla yaşamını sürdürmesi zorunluluğu varsa, ayrıca tazminat bakıcı giderleri de eklenecektir (Ç. Ahmet Çelik: Trafik Kazalarında Tazminat ve Sigorta Hukuk ve Ceza Sorumluluğu, Seçkin Yayınevi, Nisan 2017, s: 385vd.).

7. Önemle vurgulamak gerekir ki TBK'nın 55 inci maddesinin emredici hükmü karşısında tazminatın kapsamını belirleme biçimi ve tazminattan yapılacak indirimler ve sıralaması 818 sayılı BK'nın 43 üncü ve 44 üncü ile 6098 sayılı TBK'nın 51 inci ve 52 inci maddelerinde belirtilen durumların varlığı hâlinde ancak hâkim tarafından tazminattan indirim yapılabilecektir.

8. TBK'nın 51 inci maddesine (BK' nın 43 üncü md) göre hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak tazminatı belirleyecektir. Buna göre; öncelikle hâkim zarar görenin kusuru varsa bu kusur oranında tazminattan indirim yapabilecektir.

9. Ayrıca TBK'nın 52 inci (BK' nın 44.md) maddesine göre zarar gören; zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. TBK'nın 52 inci maddesinde hakime tanınan geniş yetki ölüm nedeniyle uğranılan zararlarda ve bedensel zararlarda 55 inci madde ile açık biçimde kısıtlanmıştır.

10. TBK'nın 55 inci maddesi hükmünde yer alan "Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.” cümlesinde de geçen “Hesaplanan tazminat,… ” ibaresi ile ifade edilen, kuralın gerekçesinde de belirtildiği üzere Kanun’un 49 ila 52 nci maddeler hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanan tazminattır. Başka bir ifadeyle hesaplanan tazminat, Kanun’un zararın ve tazminatın belirlenmesini düzenleyen 50 inci ve 51 inci maddeleri ile tazminatın indirilmesine veya tamamen kaldırılmasına ilişkin esasları hükme bağlayan 52 inci maddesi ve 55 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri uyarınca belirlenmektedir (Anayasa Mahkemesinin (AYM) 25.12.2019 tarihli ve 2019/34 E., 2019/97 K. sayılı kararı).

11. Anılan madde hükmünde yer alan düzenleme ile hesaplanan tazminat üzerinden yalnızca tazminatın çok olduğu gerekçesi ile indirim yapılamayacağını ya da sadece tazminatın az olduğu gerekçesi ile artırım yapılamayacağını düzenlemek suretiyle miktarın çokluğuna dayanılarak yapılacak olası bir indirim ile zarar görenin mülkiyet hakkının ve benzer şekilde sadece miktarın azlığına dayanılarak yapılacak olası bir artırım ile zarar verenin mülkiyet hakkının sınırlandırılamayacağını hüküm altına almaktadır (AYM’nin 25.12.2019 tarihli ve 2019/34 E., 2019/97 K. sayılı kararı).

12. Tazminatın amacı zararın tazmin edilmesini sağlamaktır. Hesaplanacak tazminatın azami miktarı gerçek zarar ile sınırlıdır. Bu yönüyle TBK’nın 55 inci maddesindeki “hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.” ibaresi hesaplanan tazminatın yalnızca miktar gözetilerek azaltılamayacağını öngörmek suretiyle zarar görenin mülkiyet hakkı kapsamındaki meşru beklentisini korumaktadır. Öte yandan aynı nedenle tazminat miktarının artırılamamasına ilişkin kural fazla tazminat ödenmesini engellemek suretiyle, zarar verenin mülkiyet hakkını da korumakta, zarar veren ve zarar gören tarafların menfaatlerini adil bir şekilde dengelemektedir.

13. Kanun koyucunun bedensel zararlar konusunda tarafların yıkımına yol açacak yüksek miktarda tazminat hesaplanmasının dahi hakkaniyet düşüncesiyle indirime konu edilemeyeceği yönündeki tutumu konunun hassasiyetini de ortaya koymaktadır. (HGK nın 2018(21)10-927 E., 2021/531 K. Sayılı kararı)

14. Somut uyuşmazlıkta; davacı ...'un 16.03.2010 tarihinde ... Yapı İnşaat firmasının Beylikdüzü'ndeki Pelikan Hill projesi inşaatında ahşap kalıpçısı olarak çalıştığı esnada 9 metre yükseklikten 12. kat terasına düştüğü, taraflar görülüp kesinleşen Bakırköy 30. İş Mahkemesinin 2013/233 E. 2014/156 K. sayılı dava dosyasındaki tespitlere göre; Sosyal Güvenlik Kurumu Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezince verilen 07.01.2013 tarihli karara göre davacının iş bu kaza nedeniyle %100 sürekli işgöremez duruma geldiğinin, yardıma muhtaç olduğunun, kazada davacının %10 kusurlu, işverenlerin ise %90 oranda kusurlu olduklarının tespit edildiği, bu rapora itibar edilerek tanzim edilen 08.07.2013 tarihli hesap raporunda davacının %100 iş gücü kaybına isabet eden talebi mümkün maddi zararının 306.425.50-TL., bakıcı giderinin ise 772.334,19 TL olarak belirlenerek Mahkemece 306.425.50-TL. maddi tazminat alacağı ile 100.000-TL. manevi tazminat alacağının tahsiline karar verildiği, işbu kararın (kapatılan) Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 08.12.2015 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.

15. Eldeki dosyada davacı taraf kesinleşen Bakırköy 30. İş Mahkemesinin 2013/233 E. 2014/156 K. sayılı dava dosyasında bakıcı gideri olarak tespit edilen 772.334,19 TL'nin tahsilini talep etmektedir. İlk Derece Mahkemesince söz konusu bakıcı giderinden her zaman bakıcı çalıştırılmayıp, aile içi dayanışma gereği aile içinde de bakım yapılabileceğinden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 inci ve 52 nci maddeleri gereğince takdiren %50 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığında davacının bakıcı gideri olarak talep edebileceği miktarın net 386.167,00 TL olduğu gerekçesiyle davalılar ... İnş. Turz. San. Tic. A.Ş., ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ve ... İnş. Turz. Tic. A.Ş. den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, davacı vekilinin istinaf talebini değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesince ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 inci ve 52 nci maddeleri gereğince takdiren %50 oranında hakkaniyet indiriminin ve indirim oranının dosya kapsamına uygun olduğu belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

16. Yukarıda yapılan açıklamalar ile somut uyuşmazlığa ilişkin maddi ve hukuki olgular bir arada değerlendirildiğinde; TBK’nın 51 inci ve 52 inci maddelerinde belirtilen durumların gerçekleşmesi hâlinde ancak hâkim tarafından tazminattan indirim yapılabileceği, bu maddelere göre yapılacak indirimin de kusur, zarar görenin zararının artmasına neden olması gibi somut, takdire dayanmayan verilere dayanması gerektiği, ölüm nedeniyle uğranılan zararlarda ve bedensel zararlarda 55 inci madde ile açık biçimde hakkaniyet düşüncesiyle indirime gidilemeyeceği açıkça düzenlendiği dikkate alındığında zarar görenin aile bireylerinin zarar veren lehine sorumluluğu ve yükümlülüğü olmayacağı gibi zarar verenin sorumluluğunu haksız fiil failine hizmet eder şekilde aile bireylerine yüklemek de doğru değildir. Her ne kadar toplum aile içi bakım dayanışmasını ahlaki ödev olarak görse de, bu durumun zarar sorumlusu lehine yorumlanması mümkün değildir. Bu nedenlerle Mahkemenin aile içi bakım ve dayanışma nedeniyle bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılmasını belirten kararı hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

17. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

18. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır .

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin temyiz istemleri nedeniyle temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

2.Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

3.Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.