WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/13569 E.  ,  2024/3350 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1650 E., 2022/1393 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/308 E., 2022/505 K.

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'ı davalı ... Müdürlüğünün Yedisu ilçesi Gelinpertek Köyü Devlet Ormanında ağaç kesim işinde çalışırken meydana gelen 19.05.2012 tarihli iş kazasında yaşamını yitirdiğini, meydana gelen iş kazasında davalının asıl işveren sıfatının bulunduğunu, kaza nedeni ile babalarını/eşini kaybeden müvekkillerinin kazadan sonra ekonomik faaliyetleri yürütme imkan ve olanağından yoksun kaldığını, müvekkillerinin tek desteğinin yaşamını yitirdiğini ileri sürerek, kazalının eşi ... yönünden 1.000,00 TL maddi tazminatın, kaza kaynaklı ölüm nedeni ile duyulan elem ve ızdırabın hafifletilmesi adına çocuklar..., , ... ve... için ayrı ayrı 30.000,00'ar TL ve eş ... için 50.000,00 TL olmak üzere şimdilik 170.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; meydana gelen iş kazası nedeniyle müteveffanın desteğinden yoksun kalan... için 11.183,03 TL, ... için 21.556,30 TL, ... için 17.081,37 TL ve ... için 34.837,01 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; ... ...'ın müvekkili kurumun çalışanı veya işçisi olmayıp ...'nun işini yaparken vefat ettiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava dilekçesinde belirtildiği üzere iş kazası nedeniyle davacılara SGK tarafından bağlanan aylığın peşin sermaye değerinin tazminattan indirilmesi gerektiğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu ve zenginleşme amacı taşıdığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "Davanın kısmen kabulüne” dair karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkili Kurumun asıl işveren sıfatının olmadığını, meydana gelen iş kazası nedeniyle müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla destekten yoksun kalma tazminatının da hatalı olduğunu, SGK tarafından davacılara bağlanan aylık ve gelir toplamından oluşan peşin sermaye değeri hesaplanan tazminattan gerçek miktar üzerinden mahsup edilmediğini, yapılan hesaplada eşin çalışma ihtimalinin de ihmal edildiğini iddia ederek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili özetle; “Maddi tazminat hesaplamasında rücuya tabi bir alacak olmadığından mahsup işlemi yapılmamalıdır. Borçlar Kanunu bu konuda çok açıktır. Mahsup edilebilecek tutar ancak ve ancak rücuya tabi bir alacağın olması halinde mümkündür. Dosyamız bakımından ise rücuya tabi bir alacak bulunmadığı açıktır. İtiraz ettiğimiz diğer konu ise manevi tazminat tutarına ilişkindir. Manevi tazminatın belirli bir kıstası olmasa da paranın alım gücü, ekonomik şartlar, kusur ağırlığı ve benzeri hususlar nazara alındığında hükmedilen tazminatın herşeyden önce caydırıcı olması gerekmektedir. Biz hükmedilen tazminat tutarının caydırıcılık niteliğine haiz olmadığını, düşük takdir edildiğini düşünüyoruz. Bu nedenle manevi tazminat tutarı yönünden de kararın düzeltilmesini talep ediyoruz,” diyerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar vermiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili özetle; istinaf nedenleri çerçevesinde kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davacı vekili özetle; istinaf nedenleri çerçevesinde kararın bozulmasını ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından talepleri ile ilgili olarak olumlu-olumsuz hiçbir değerlendirme yapılmadığını beyan etmiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava maddi ve manevi tazminat tazminat talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13, 16 ve 20 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
Temyize konu davada mahkemece verilen kararı, tüm tarafların istinaf etmesi üzerine dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği, burada yapılan inceleme sonucunda ise sadece davalı tarafın istinaf başvurusunun değerlendirildiği, davacıların istinafı ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadan ve davacıların istinaf talebinden kararda bahsedilmeden, davalı tarafın istinaf talebinin esastan reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır. Buna göre yerel mahkeme karar tarihi itibariyle davacı hak sahibi Mısra'nın kendisine velayeten açılan dava sırasında, 18 yaşını ikmal ettiği ve diğer hak sahibi Ümmügülsüm’ün ise istinaf kararından sonra 18 yaşını ikmal ettiği görülmektedir. Bu sebeple davacılar tarafından yapılan temyiz talebinde istinaf kanun yolu taleplerinin incelenmediğinin ileri sürülmesi karşısında, öncelikle yerel mahkemece adı geçen hak sahipleriyle ilgili hükmün tebliğine ilişkin yukarıdaki eksiklikler ikmal edilerek, akabinde davacılar yönünden de istinaf incelemesi yapılmak üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi ve istinaf mahkemesince tesis olunacak karardan sonraki temyiz durumuna göre dosyanın Yargıtay’a gönderilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, anılan hususlar sair yönler incelenmeksizin bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

2. Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.