10. Hukuk Dairesi 2022/13490 E. , 2023/10906 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1635 E., 2022/2905 K.
KARAR : Davalı yönünden esastan ret, davacılar yönünden kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/589 E., 2022/125 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne arar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisi sigortalı ...'in, Orta Anadolu ... 1. Bölge Müdürlüğünde çalışmakta iken geçici görev ile Kule Şefi olarak görevlendirildiği, ... Köyü Jeotermal Sondaj Kampında 22.09.2013 tarihinde sondaj kulesindeki tork anahtarı hattına ait klepslerin kırılması sonucu anahtar ve halatın serbest kalarak müteveffanın üzerine düşmesi sonucu geçirdiği iş kazasında vefat ettiği, kazanın meydana gelişinde davalının kusurlu olduğundan bahisle asıl dava dosyasının dava dilekçesinde eş ... için 1.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, çocuk ... için 1.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, çocuk ... için 1.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, anne ... için 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, kardeş ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ettikten sonra 23.11.2018 tarihli dilekçe ile eşin maddi tazminat istemini 129.964,49 TL’ye, çocuk ...’nin maddi tazminat istemini 2.444,25 TL’ye, çocuk ...’in maddi tazminat istemini 13.741,40 TL’ye, annenin maddi tazminat istemini 61.190,50 TL’ye arttırılmış, davacılar vekilinin aynı davalıya karşı Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma kararından sonra açtığı birleşen dava dosyası ile de eş için 858.173,57 TL daha maddi tazminat, çocuk ... için 104.640,11 TL daha maddi tazminat, çocuk ... için 94.786,49 TL daha maddi tazminat, anne için 109.746,96 TL daha maddi tazminat talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...'in kaza sonucu ölümün kendi kusurundan kaynaklandığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkili davalı idarenin işveren olarak herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazanın sondaj makinesinin eski oluşu ve tork anahtarının yükseklikten düşmesi sonucu değil, sıkışmış olan matkap ile ağırlık borusunun sökülürken çözmeye zorlanması, tork anahtarının tutan halatın klemsinin kırılması ve diğerinin de sıyrılması sonucu meydana geldiğini, dava konusu kaza öncesi ve sonrasında işveren olarak gerekli tüm tedbirlerin müvekkili davalı idare tarafından alınmış olduğunu, müteveffaya gerekli olan eğitimlerin verildiğini, müvekkil idarenin olayla ilgili olarak herhangi bir kusurunun ve sorumluğunun bulunmadığını ifade ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2018 tarih ve 2014/361 Esas, 2018/840 Karar sayılı kararı ile davacılar murisi sigortalının ölümüne neden olan iş kazasının oluşumunda müteveffa sigortalının %30, davalı işverenin %65, davalı işverenin dava dışı işçisi ...'in %5 oranında kusurlu olduğu kabulünden ve sadece davalının kusurna isabet eden %65’lik kısım üzerinden hüküm kurulmak suretiyle; çocuk ...'nin maddi tazminat isteminin reddine, eş lehine 112.725,37 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, çocuk ... lehine 30.000,00 TL manevi, çocuk ... lehine 10.434,56 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi, anne lehine 56.819,80 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiş, davacı kardeşin manevi tazminat istemi hakkında bir karar verilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2018 tarih ve 2014/361 Esas, 2018/840 Karar sayılı bu kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 24.10.2019 Tarih, 2019/604 Esas, 2019/2493 Karar sayılı kararı ile tarafların kusur oran ve aidiyetine yönelik itirazlarının yerinde olduğu, mahkemenin kabul etmiş olduğu kusura göre hazırlanan hesap raporunun hatalı olduğu, dava dışı işçi ... 'nin kusurundan ve bu kusurdan meydana gelen zarardan da davalının adam çalıştıran olarak sorumlu olduğu, yine ... 'nin 3. kişi olup olmadığı değerlendirilerek rücuya tabi Kurum ödemelerinin bu doğrultuda tenzil edilmesi gerektiği, manevi tazminat miktarları yönünden istinaf başvurusu bulunmakla yeniden yapılan yargılama sonucundaki duruma göre manevi tazminat miktarlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiği, kabule göre de; anneye verilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, davacı kardeş ...'in manevi tazminat talebiyle ilgili karar verilmemesi hatalı olduğundan bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nin 07.03.2022 Tarih, 2019/589 Esas, 2022/125 Karar sayılı kararı ile davacılar murisi sigortalının ölümüne neden olan iş kazasının oluşumunda müteveffa sigortalının %30, davalı işverenin %65, davalı işverenin dava dışı işçisi ...'in %5 oranında kusurlu olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra alınan son kusur raporunun da bu oranları doğruladığından bahisle asıl ve birleşen dava dosyası yönünden davacıların maddi tazminat istemlerini kabulüne, eş lehine 50.000,00 TL, çocuklar lehine 30.000,00’er TL, anne lehine 25.000,00 TL, kardeş lehine 15.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 07.03.2022 tarih, 2019/589 Esas, 2022/125 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle iş kazasının oluşumunda müteveffa işçinin kusurunun bulunmadığını, kusurun tamamının davalı işveren ile dava dışı işçi ... 'ye ait olduğunu, ... 'nin kusurundan davalının sorumlu tutulmamasının hukuka aykırılık arz ettiğini, bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin hesaplanan tazminattan indirilemeyeceğini, gerçek gelire göre mahsup uygulanmadan karar verilmesi gerektiğini, maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu, davalı lehine fazla vekalet ücreti belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, iş kazasının meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması noktasında gerekli tedbirlerin alındığını, müteveffa işçi için belirlenen kusurun az olduğunu, kusur raporlarının hatalı değerlendirme içerdiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin22.09.2022 Tarih, 2022/1635 Esas, 2022/2905 Karar kararı ile davalının istinaf isteminin esastan reddine, davacıların istinaf istemlerinin eş ve çocuklar lehine hüküm altına alınan manevi tazminatların azlığı, vekalet ücreti ve karar başlığı noktasından yerinde olduğundan bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava dosyası yönünden davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 100.000,00 TL, çocuklar lehine 50.000,00’er TL, anne lehine 25.000,00 TL, kardeş lehine 15.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, birleşen dava dosyası yönünden davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, kazanın müteveffanın kendi kusurundan kaynaklandığını, müvekkilinin kusursuz olduğunu, kazanın bilirkişi ek kusur raporunda bahsedilen; sondaj çalışması esnasında kullanılan tork anahtarını tutan halatın klemenslerinin sağlam bir şekilde bağlanmamış olması sonucu değil; sıkışık olan matkap ile ağırlık borusunu sökerken çözmeye zorlanması, tork anahtarını tutan halatın klemsinin kırılması ve diğerinin de sıyrılması sonucu, üzerinde tork olan tork anahtarının serbest kalması ve yatay hareketi sırasında yeterince uzakta durmayan müteveffaya çarpması ve sürüklenmesi ile meydana geldiğini, müvekkilinin üstüne düşen önlemleri aldığını, eğitim verdiğini, kusurun oran ve aidiyetinin hatalı tespit edildiğini, müteveffaya verilen kusurun az olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
a. Davalı vekilinin davacı çocuk ...'nin maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükümle tüm davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3.Dosya içeriğine göre davacılar vekilinin dava dilekçesinde eş ... için 1.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, çocuk ... için 1.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, çocuk ... için 1.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, anne ... için 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, kardeş ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ettikten sonra 23.11.2018 tarihli dilekçe ile eşin maddi tazminat istemini 129.964,49 TL’ye, çocuk ...’nin maddi tazminat istemini 2.444,25 TL’ye, çocuk ...’in maddi tazminat istemini 13.741,40 TL’ye, annenin maddi tazminat istemini 61.190,50 TL’ye arttırılmış, davacılar vekilinin aynı davalıya karşı Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma kararından sonra açtığı birleşen dava dosyası ile de eş için 858.173,57 TL daha maddi tazminat, çocuk ... için 104.640,11 TL daha maddi tazminat, çocuk ... için 94.786,49 TL daha maddi tazminat, anne için 109.746,96 TL daha maddi tazminat talebinde bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin temyiz incelemesine konu kararı ile asıl dava dosyası yönünden davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 100.000,00 TL, çocuklar lehine 50.000,00’er TL, anne lehine 25.000,00 TL, kardeş lehine 15.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, birleşen dava dosyası yönünden davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne karar verildiği gözetildiğinde, davacı çocuk ...'nin maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükümle tüm davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlerin Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısımlara yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
b. Davalı vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371'inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417'inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21'inci maddeleri ile 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8'inci ve 31'inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından, İlk Derece Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından önce beş adet, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra ise üç adet olmak üzere toplamda sekiz adet bilirkişi hesap raporu alındığı, temyiz incelemesine konu Bölge Adliye Mahkemesi kararında son alınan 13.01.2022 tarihli hesap raporunun hükme dayanak kılındığı, bu hesap raporunda davacı eşin maddi zararının 968.138,06 TL, davacı çocuk ...'nin maddi zararının 107.084,36 TL, davacı çocuk ...'in maddi zararının 108.527,89 TL, davacı annenin maddi zararının 170.937,46 TL olarak tespit edildiği, ancak eldeki dosyada alınan 20.06.2016 tarihli ilk hesap raporunda davacılar eş ve çocuklara bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerlerinin rücu edilebilecek kısımları tenzil edilmemiş hali ile davacıların maddi zararlarının eş için 305.251,12 TL, çocuk ... için 85.146,00 TL, çocuk ... için 119.673,07 TL, anne için 60.203,92 TL olarak hesaplandığı, anılan bu ilk hesap raporunun davacılar vekiline 20.06.2016 tarihli celsede elden tebliğ edildiği, davacılar vekilinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281 inci maddesinde belirtilen iki haftalık süre içerisinde rapora itiraz etmediği, takip eden 05.09.2016 tarihli celsede itiraz süresi geçtikten sonra "Bilirkişi raporunda peşin sermaye değeri düşülmemiştir, bu hususa ilişkin yeniden bilirkişi raporu alınsın" şeklinde beyanda bulunduğu, yine İlk Derece Mahkemesi'nce alınan 08.11.2018 tarihli hesap raporunda davacı eşin maddi zararının 129.964,49 TL, davacı çocuk ...'nin maddi zararının 2.444,25 TL, davacı çocuk ...'in maddi zararının 13.741,40 TL, davacı annenin maddi zararının 61.190,50 TL olarak tespit edildiği, bu hesap raporunun da davacılar vekiline 09.11.2018 tarihli celsede elden tebliğ edilip beyanda bulunması için süre verildiği, rapora itiraz edilmediği, davacılar vekilinin bu hesap raporu doğrultusunda maddi tazminat istemlerini arttırdığı, takip eden celsede davanın kabulüne karar verilsin şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Usuli kazanılmış hak davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Kazanılmış haklar “Hukuk Devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasa'nın 2 nci maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usulü kazanılmış hak” olgusunun, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Örneğin Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır.
Usulü kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (HGK'nın 12.07.2006 T., 2006/4-519 E., 2006/527 K., 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Zira usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı)
Somut olayda, davacılar vekilinin 20.06.2016 tarihli ve 08.11.2018 tarihli bilirkişi hesap raporlarına süresinde itiraz etmemeleri nedeniyle oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınmadan sonuca gidilmesi yerinde görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, davacı eş yönünden 20.06.2016 tarihli bilirkişi hesap raporunda belirlenen zarar tutarından davacı eşe bağlanan iş kazası ölüm gelirinin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilecek kısmını tenzil ederek davacı eşin maddi zararını belirlemek, davacı çocuk ... lehine 08.11.2018 tarihli bilirkişi hesap raporunda belirlenen maddi zarar tutarını hüküm altına almak, davacı anne yönünden 20.06.2016 tarihli bilirkişi hesap raporunda belirlenen 60.203,92 TL maddi tazminatın Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 22.06.2018 tarih 2016/5 Esas, 2018/6 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ve dosya kapsamına göre hakkaniyete uygun olduğunu ve aynı zamanda bu tutarın davalı lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiğini göz önünde bulundurmak suretiyle davacı anne lehine 60.203,92 TL maddi tazminat ödenmesine karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Davalı vekilinin davacı çocuk ...'nin maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükümle tüm davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2.Davalı vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazları açısından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine,
07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!