10. Hukuk Dairesi 2022/13279 E. , 2024/1143 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1476 E., 2022/1145 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/364 E., 2022/380 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 24.10.2018 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının görev tanımı uyarınca işyerinde yaptığı işin; sıcak dövme işlerinde kendisine bağlı personele görev dağılımı yapmak, bu alanda çalışan işçileri organize etmek ve koordinasyonu sağlamak, kendisine verilen günlük program dahilinde günlük üretimi takip etmek olduğunu, görev tanımının operatör olarak makine kullanmak olmadığını, davalının iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini aldığını, denetim ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirdiğini, kazanın davacının kusuru ile meydana geldiğini, müvekkiline atfedilecek kusur bulunmadığını savunmuş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 690.319,21 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın 24.10.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, kazanın davacının kusuru ile meydana geldiğini, müvekkiline atfedilecek kusur bulunmadığını, önlemleri aldığını, eğitim ve malzemeyi verdiğini, denetim gözetim yükümlülüğünü yerine getirdiğini, kaza işçinin kusuru ile meydana geldiğinden illiyet bağının kesildiğini, işin ifası sırasında kendisinden beklenen en temel, basit ve olağan özeni göstermeyerek sergilediği dikkatsiz ve tedbirsiz hareketleri ile kazaya sebebiyet veren davacının asli kusurlu olup, müvekkili işverenin olayın meydana gelmesinde, doğan sonuçlarda bir kusuru olmadığından işverenin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak kusur tespiti yapılması gerektiğini, maddi ve manevi tazminat hesaplamasının fahiş olduğunu, zenginleşmeye neden olmaması gerektiğini, dosya kapsamında alınan hesap bilirkişi raporu doğrultusunda İlk Derece Mahkemesinin kurmuş olduğu hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira, maddi tazminat hesabının tarafların kusur durumu ve kazazedenin maluliyet oranı doğrultusunda hesaplandığını, dosya kapsamında maluliyet oranına ilişkin yeniden muayene yapılmaksızın rapor hazırlandığını, maluliyet oranını kabul etmediklerini, davalıya atfedilen %90 oranında kusuru da kabul etmediklerini, yeniden alınacak bir kusur raporu ile maddi tazminat hesabının yeniden yapılması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 03.03.2021 tarih 2021/3771 sayılı kararı ile itiraz üzerine İlk Derece Mahkemesince aldırılan Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu 29.11.2021 tarih ve 21813 Karar nolu kararında; davacının işgöremezlik derecesinin % E cetveline göre % 47 olduğunun belirlendiği, kararlar arasında çelişki bulunmadığı, işgöremezlik oranının %47 olarak kabulünün dosya kapsamı ile oluşa uygun olduğu, yerel mahkemenin hükme esas aldığı kusur heyet bilirkişi raporunda ve yanların itirazı üzerine alınan ek raporda; davacı işçinin %10, davalı işverenin %90 oranında kusurlu bulunduğu, SGK inceleme raporunda da tarafların kaza nedeniyle kusur oranlarının bu şekilde tespit edildiği, davalının kusur oranına ilişkin istinaf nedenlerinin somut olguya dayanmadığı, yargılama sırasında da ileri sürdüğü itiraz olduğu, raporu düzenleyen bilirkişi heyetinin iş güvenliği uzmanından oluşturulduğu, raporun gerekli hukuki ve teknik verileri içermekte olup denetime elverişli olduğu, tarafların beyan ve itirazlarının, dosyada mevcut delillerin, tespitlerin değerlendirildiği, yasal düzenleme ve oluşa uygun olduğu, davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf nedeninin yerinde olmadığı, davalı vekilinin maddi tazminatın fahiş olduğuna ilişkin itirazı somut olguya dayanmamakta olup, hükme dayanak hesap bilirkişi raporunun dosya kapsamı ve oluşa uygun olduğu, tarafların kabul edilen kusur oranı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın oluş şekli, işgöremezlik oranı, olay tarihi dikkate alındığında Yerel Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının dosya kapsamına uygun bulunduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 ncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 ncü maddeleridir.
3. Değerlendirme
1. Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı HMKnun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2. Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanarak gerekçe oluşturulduğu hususları da dikkate alınarak, temyiz kapsam ve nedenlerine göre tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2.Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesinegönderilmesine,
13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!