WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/13266 E.  ,  2024/5742 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2201 E., 2022/1604 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/106 E., 2022/619 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... Profil ve Sac Endüstrisi A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararın davalı ... Profil ve Sac Endüstrisi A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde,davalı iş yerinde dilme makine operatörü olarak çalışmakta iken 13.06.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde yaralandığını, %54 oranında iş göremez hale geldiğini, davalılar hakkında Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/6416 numarasıyla soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin davalı şirketten en son 1500,00TL maaş aldığını, müvekkilinin meydana gelen bu iş kazasında haklılığını tanık beyanları ve bilirkişi incelemesiyle ispat edeceğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL maddi, 100.000 TL manevi olmak üzere toplam 110.000 TL tazminatın kaza tarihi olan 13.06.2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili, 11.06.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 1110.357,63 TL ye artırdıklarını,belirterek anılan tutara kaza tarihi olan 13.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebinde bulunmuştur.

II. CEVAP
Davalılar vekili 17.06.2013 havale tarihli cevap dilekçesi ve beyanlarında, tazminat talebinin koşullarının oluşmadığını, kazada müvekkili olan ... Profil ve Sac Endüstrisi A.Ş.'nin herhangi bir kusurunun olmadığını, müvekkili olan şirketin işveren olarak gereken tüm iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini aldığını, şirket yetkilileri tarafından davacıya işe başlarken iş sağlığı ve güvenliğinin temini açısından kişisel koruyucu malzemelerin teslim edildiğini ve bu malzemeleri kullanmasının sağlandığını, davacının ağır ve tehlikeli işlerde çalışabilir sağlık raporunun mevcut olduğunu, talep edilen tazminat tutarının hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmadığını bu nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp 2. Üst Kurulundan alınan 07.02.2019 tarihli rapora göre anılan iş kazası nedeniyle davacının %44,2 oranında sürekli iş göremezlik durumuna girdiği, kusur durumu bakımından davacının %40, davalı ...Ş.'nin %60 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek ve SGK tarafından açıldığı belirtilen 2016/483 esas sayılı rücuan tazminat davası dikkate alınarak davacıya bağlanan gelirin 125.894,53 TL olduğu ve Kurum tarafından davacıya toplam 4.651,40 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı her ne kadar bilirkişi tarafından bu tutarın tamamı mahsup edilse de bu tutarın da davalının kusuruna isabet eden kısmının mahsup edilmesi gerektiği, (4.651,40%60=2.790,84), tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının geçici iş göremezlik zararından SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin rücuya tabi kısmı çıkarıldığında (5.464,88-2.790,84) davacının bakiye geçici iş göremezlik zararının 2.674,04 TL olduğu yine davacının toplam iş göremezlik zararından SGK tarafından bağlanan gelirin rücuya tabi kısmı (125.894,53%60=75.536,72) çıkarıldığında (512.067,67-75.536,72) davacının sürekli iş göremezlik zararının 436.530,95 TL olduğu, ancak gerek önceki hükmün istinaf edilmemesi gerekse davanın kısmi dava olarak açılması ve kaldırma kararından önce davacının ıslaha başvurması ve bir davada ikinci kez ıslahın mümkün olmaması nedeni ile davacının maddi tazminat talebi bakımından eski hükümle hükmedilen tazminat miktarı kadar tazminatın kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile

1.Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile; 110.357,63TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Profil ve Sac Endüstrisi A.Ş.'den alınarak davacıya ödenmesine,

2.Davacının maveni tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Profil ve Sac Endüstrisi Aş'den alınarak davacıya ödenmesine,

3.Diğer davalılar ..., ..., ... ve... yönünden davanın reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ......A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... Profil ve Sac Endüstrisi A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, davalı müvekkili şirketin gereken tüm tedbirleri aldığı ve kazanın oluşmaması için azami gayreti gösterdiği, kaza davacının tam ve ağır kusuru nedeniyle gerçekleştiği, yerel mahkemece hükmedilen maddi tazminat tutarı usul ve yasaya aykırı şekilde son derece yüksek olduğu, davacıya SGK tarafından bağlanan gelir mahsup edilmeden maddi tazminat tutarı belirlendiği, yerel mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktar itibariyle adalet ve hakkaniyete aykırı şekilde son derece fahiş olduğu, yerel mahkeme tarafından takdir hakkının kullanımında da hataya düşüldüğü, bu nedenlerle ilk derece mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davacının iş kazası nedeniyle meydana gelen maluliyet oranın Adli Tıp Üst Kurulu tarafından belirlendiği, Mahkeme tarafından SGK Osmaniye Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden bağlanan gelirin peşin sermaye değeri sorulduğu, Kurum tarafından %42,2 sürekli iş görmezlik derecesine göre gelir bağlandığı belirtilerek peşin sermaye değerinin bildirildiği, mahkeme tarafından yeniden bilirkişi ek raporu alındığı, davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı da gözeterek davacının %41,2 maluliyeti esas alınarak göre kurum tarafından bağlanan gelirin PSD gelirin işveren kusuruna isabet eden miktarın mahsup edilerek davacının maddi tazminat alacağının hesaplandığı, 02.06.2022 tarihli bilirkişi ek raporuna göre davacının sürekli işgörmezlik zararının 436.530,95 TL olarak hesaplandığı, Mahkemenin kusur oranı ve davalı yönünden usulü kazanılmış hak gözetilerek maddi tazminata ilişkin kararının yerinde olduğu anlaşılmış, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir....davacılar yararına hükmedilen manevi tazminatın maddi ve hukuki olgular nazara alındığında usul ve yasaya uygun olduğu, fahiş olmadığı anlaşılmıştır. " gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ......A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ......A.Ş. vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 18 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Dava, 13/06/2012 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli işgöremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalılardan ...A.Ş.'ye ait boru fabrikasında operatör olarak çalışan davacının malzeme sarım kısmında çalışırken kesilip gelen ve sarılan malzemenin arasına malzemenin problemsiz sarılmasını sağlamak üzere 70 cm uzunluğunda seperatör mukavva atması gerekirken bulduğu kısa kartonları makineye atarken sol kolunu makineye kaptırarak sol bileğinden %44,2 oranında sürekli iş göremezliğe girecek şekilde yaralanmış olup mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda davalı işveren ... Profil..A.Ş.'nin %60, kazalının %40 kusurlu bulunduğu şeklinde belirlenen kusur dağılımına göre hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

2.İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında sigortalının kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu Mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.

İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu olay tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanunu'nun 77 nci maddesinin açık buyruğudur.

Oysa hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; bilirkişiler, İş Kanunu'nun 77 nci maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptamadıkları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, hükme esas alınan kusur raporunun, İş Kanunu'nun 77 nci maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez. Öte yandan olayın iş kazası olduğu tartışmasız olup, beyin kanamasında kişinin yaşının, beslenme şekli ve kültürünün, genetik özelliklerinin ve bünyevi yapısının da bedensel faktörler olarak etkili olduğu, sağlığının çeşitli faktörlerinin bir araya gelmesiyle bozulabileceği ve bu durumun olayın uygun illiyet bağını oluşturabileceği ve kısmi sebebi olabileceği gözetilerek kusurun ağırlığının değerlendirilmesinde dikkate alınması gerektiği ortadadır. Hal böyle olunca, kusur raporunun, İş Kanunu'nun 77 nci maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.

3.Tüm yukarıda açıklanan ilkeler ve yasa maddeleri doğrultusunda, Mahkemece yapılacak iş; davaya konu iş kazası ile ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından düzenlenmiş olan inceleme raporunun dosya içinde mevcut olmadığı görülmekle inceleme raporu getirtilmeli, yine dosyada Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından açılmış bir rücu dosyasının olduğu da belirtilmiş olmakla bu dosya da celbedilmeli, buna göre SGK müfettiş raporunda varsa kusur oranı, rücu dosyasında alınan kusur oranı ile dosyada mevcut ceza dosyasındaki kusur oranları da irdelenerek, verilen kararların kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek, (gerçek kişi davalılar hakkındaki ceza kararının hükmün açıklanmasının geri bırakılması suretiyle sonuçlanması gözetilip olaya ilişkin şahıs kusurları bu çerçevede irdelenerek), kazanın meydana geldiği iş kolunda uzman farklı bir bilirkişi heyetinden; dosyada mevcut rapor ile rücu ve ceza dosyasındaki kusur raporları arasında varsa çelişkileri giderecek ve yukarıda anılan hususları da irdeleyerek kazanın oluşuna uygun bir rapor alarak, tüm tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını her türlü şüpheden uzak şekilde tespit edilmesi davacı tarafın kusura itiraz etmediği hususu da göz önünde bulundurularak belirlenmesi gerekmektedir.

4.Maddi tazminattan yapılacak indirimler hususunda davanın yasal dayanağını, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 55 inci maddesinin oluşturmakta olup, anılan maddede “Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” hükmüne yer verilmiştir. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe gire 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21/1 inci maddesinde “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.” 21/4 üncü maddesinde ise “İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir.” düzenlemesi yer almaktadır.

5.Dairemizin 10.05.2023 tarih ve 2021/11002 E- 2023/5116 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere; "İlk peşin sermaye değeri ve peşin sermaye değer tablosundaki değerler öncelikle Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan sorulmalı, cevabın olumsuz olması durumunda ise sürekli iş göremezlik oranına göre denetime elverişli olacak şekilde peşin sermaye değerli gelir hesaplaması yapılarak yapılan tazminat hesabında dikkate alınmalıdır"

6.Somut olayda davacının 13.06.2012 tarihinde uğradığı iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranı SGK ve Yüksek Sağlık Kurulu tarafından %42,2 olarak kabul edilmiş ise de Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu raporunda %41,2 ve Adli Tıp 2. Üst Kuruldan alınan raporda ise sürekli iş göremezlik oranının %45,2 olarak belirlendiği ve %44,2 oranının dosya kapsamında kesinleştiği, nitekim davacının maddi tazminat istemi bakımından talep arttırım dilekçesinin dayanağı olup hükme esas alınan 16.04.2018 tarihli hesap raporunda da sürekli iş göremezlik devresi için %41,2 üzerinden hesap yapılarak maddi tazminat alacağı 185.637,34 TL olarak hesap edilmiş, rapora davacı taraf itiraz etmemiş, ancak raporda davacıya geçici iş göremezlik dönemi ödemesi ile sürekli iş göremezlik oranı üzerinden bağlanan gelirin rücuya kabil kısmı tenzil edilmemiş olduğundan bu tutarların SGK'dan celbini talep etmiş,gelen cevaba göre bu defa %41,2 oranında sürekli iş göremezlik oranına göre belirlenen ilk peşin sermaye değerli gelir ile tüm peşin sermaye değerli gelir tutarlarının bildirilmesi üzerine tüm peşin sermaye değerli gelir olan 125.894,53 TL'nin davalıdan rücuan tahsil edilecek kısmı olan ve davalının kusuru olan %60 ına tekabül eden tutarının tenzili ile 110.357,63 TL üzerinden davacının davasını ıslah ettiği ve belirtilen tutar üzerinden hüküm kurulduğu, belirtilen tutardan SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemelerinin tenzil edilmediği anlaşılmıştır.

7. O halde Mahkemece yapılacak iş, alınan ilk hesap raporu olan 16.04.2018 tarihli hesap raporuna davacının itirazının bulunmaması nedeniyle bu rapordaki veriler dikkate alınarak geçici iş göremezlik ödemesi ve sürekli iş göremezlik oranına göre(%44,2) bağlanması gereken gelirin ilk peşin sermaye değerinin kusur karşılığının rücuya kabil kısımlarını tenzil ederek maddi tazminat denetime elverişli şekilde hesap bilirkişisine hesaplatarak, (kararın davacı tarafça temyiz edilmemiş olması nedeniyle) davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek davacının maddi tazminat alacağını belirleyerek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.

8. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... Profil ve Sac Endüstrisi A.Ş. vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.