WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/13251 E.  ,  2023/11239 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/758 E., 2022/2030 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/338 E., 2021/81 K.

Taraflar arasındaki aksi Kurum işlemlerinin iptali ile davacıya bağlanan yaşlılık aylığı miktarının yeniden belirlenmesi gerektiğinin tespiti ve farklarının davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının SSK sigortalılığının 01.09.1989 tarihinde başladığını, 20 yıl sigortalılık süresi ve 46 yaş ve 5475 gün prim ödemesine göre 01.04.2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, emekli aylığının 14825 olduğunu, oysa müvekkilinin emekli aylığına esas primlerinin 26.10.2009-19.03.2013 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalılığı ile çalışanların tavandan ödendiğini, davacının 26.10.2009-19.03.2013 tarihleri arasında fiili çalışmasının geçtiği SSK hizmetlerine geçerlilik tanınması yine bu tarihler arasındaki Bağ-Kur hizmetlerinin dikkate alınmadan emekli maaşının hesaplanması Sosyal devlet ilkesi gereği sigortalı lehine yorum olacağını, sadece SSK hizmeti dikkate alınarak davacının aylığı hesaplansaydı şu anda kendisine ödenen aylığın daha yüksek olacağını beyan ederek, davacının 26.10.2009-19.03.2013 tarihleri arası Bağ-Kur Hizmetleri ile çakışan baskın çalışma teşkil eden SSK hizmetlerinin geçerliliğine, iş bu döneme ait Bağ-Kur hizmetleri dikkate alınmadan tavandan ödenen 26.10.2009-19.03.2013 tarihleri arası baskın çalışma teşkil eden SSK hizmetleri de dahil olmak üzere tüm SSK hizmetleri ile emekli aylığının yeniden hesaplanmasına ve buna göre kendisine 14825 gösterge yerine 15 175 göstergeden aylık bağlanması gerektiğinin tespitine, Mahrum kalınan fark aylıkların ödenmeleri gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacı hakkında kendisince yapılan işlemlerin yasaya ve hukuka uygun olduğunu, davacının aylığında eksik hesaplanmış bir miktar olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 26.10.2009-19.03.2013 arasındaki Bağ-Kur sigortalılık süresinin SSK kapsamında sigortalılık olarak kabul edilip edilmeyeceği konusundadır.

Davacının, dava konusu dönemde limited şirket ortaklığından dolayı 26.10.2009-19.03.2013 tarihleri arasında 4/1-b maddesi kapsamında zorunlu sigortalı olarak kabul edilmesi ve aynı anda hem işveren hem de sigortalı olması mümkün olmadığından davacının 4/1-a kapsamındaki sigortalılığının iptal edilmesi ve 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince 4/1-b sigortalılığının geçerli kabul edilmesi gerekmektedir.

Davacının 14825 gösterge yerine 15175 gösterge üzerinden yaşlılık aylığı hesaplanması talebine ilişkin olarak ise davacının 26.10.2009-19.03.2013 arasında 4/1-b maddesi kapsamında sigortalı olduğu, bu sürenin 4/1-a kapsamında kabul edilemeyeceği anlaşılmakla sigorta primine esas kazancın tavandan hesaplanma imkanının bulunmaması sebebiyle Kurum işleminde bir hata bulunmadığı anlaşılmıştır.

Davacının 4/1-b hizmeti birleştirilmeksizin sadece SSK hizmet süresi ve prim ödemesine göre aylık bağlanmasına ilişkin talebi yönünden dava konusu 26.10.2009-19.03.2013 arası döneme ait prime esas kazançların göstergenin tespitinden prime esas kazanca dahil edilmesinin mümkün bulunmadığı, bu döneme ait prime esas kazançların 5510 sayılı Kanun'un geçici 2 maddesi gereğince 01.10.2008 sonrası kısmi aylığın hesaplanmasında güncellenme kat sayıları çarpılarak elde edilen güncellenmiş prime esas kazanç üzerinden hesaplanması gerektiğinden gösterge tespitine etkili olmayacağı anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; davalı Kurumca davacının, dava konusu dönemde Bağ-Kur hizmetlerinin dikkate alınarak yaşlılık aylığı hesaplanmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davacıya Bağ-Kur hizmetleri dikkate alınmaksızın sadece SSK hizmetleri esas alınıp yaşlılık aylığı bağlanması halinde de daha önce bağlanan aylıklarla aynı olacağı ve herhangi bir fark bulunmadığı 16.05.2020 tarihli hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporundan anlaşılmakla rapor hükme esas alınarak davanın reddine..." dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davacı, kendisi hakkında, aksi yöndeki mahkeme kararının kaldırılması amacıyla istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir..."

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı, kendisi hakkında redde dair verilen kararın, usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, aksi yöndeki mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı Kurumca bağlanan ve ödenen yaşlılık aylığında hesaplama hatası ile eksik ödemenin olup olmadığı hususundadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.