10. Hukuk Dairesi 2022/12907 E. , 2024/3324 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/244 E., 2022/1585 K.
KARAR : Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulmasına
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eşme Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2016/372 E., 2020/311 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün manevi tazminat yönünden kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ...'a ait tavuk çiftliğinde 10.01.2014 tarihinden itibaren 1.000,00 TL aylık ücret ve barınmasının sağlanması karşılığı çalışmaya başladığını, müvekkilinin davalının iş yerinde çalışmaktayken, 25.03.2014 günü tavukların su içtiği depoya ilaçlama yaptığı sırada ayağının kayıp depodan düştüğünü, deponun plastik olduğunu ve kırıldığı için davacının düşüp sağ bacağının diz kapağının üst bölümünde açık kırık meydana geldiğini, müvekkilinin ciddi anlamda yaralandığını, müvekkilinin iş yerinde işi ile ilgili bir görevi ifa ederken düşmesi sonucu yaralanmalı iş kazası geçirdiğini, müvekkilinin geçirmiş olduğu kaza sonucu önce Denizli Devlet Hastanesi'ne götürüldüğünü ve tedavi altına alındığını, hastaneden alınan tedavi evraklarına göre sağ bacağı diz kapağı üstünde açık kemik kırığı mevcut olduğunu, müvekkilinin geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle şikayetçi olduğunu ve Eşme Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2014/391 Esas numaralı dosya ile soruşturma açıldığını, soruşturma dosyasında alınan kusur bilirkişisi raporuna göre davalı ...'un %100 kusurlu bulunduğunu, Eşme Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 2014/272 Esas numaralı dosya ile ceza davası açıldığını, bu dosyada dava konusu ile ilgili olarak kusur durumunun tespiti için kusur raporu alındığını, bu kusur raporuna göre davalı ...'un 1 inci derecede asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, iş verinin gerekli iş güvenliği tedbirlerini almadığı, işçilere uygun çalışma talimatlarının hazırlanmadığını, gerekli kontrol, denetim ve gözetim yapmadığını, iş sağlığı ve güvenliği kanunu ile çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin usul ve esas hakkında yönetmelik hükümlerine aykırı davrandığını, müvekkilinin kaza sonucunda geçici ve daimi olmak üzere sakatlığa maruz kaldığını, ciddi mahiyette maddi ve manevi yönden kayba uğradığını, davalı işverenin kusurundan dolayı geçici ve kalıcı maluliyet yaşayan müvekkiline karşı tazminat sorumluğu doğduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle delillerin toplanarak davalarının kabulüne, fazlaya ilişkin istem ve diğer dava haklarının saklı kalmak kaydı ile kaza tarihi olan 25.03.2014 tarihinden itibaren 194.952,71 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 204.952,71 TL tazminat ile 1.606,50 TL bakıcı giderinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafça karşılanmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve gerçek dışı olduğundan kabul etmediklerini, kusurlu olanın davacı olduğunu, kendisinden istenilen tazminatın çok yüksek olduğunu, bu parayı ödeyecek gücünün olmadığını, ödediği taktirde mağdur kalacağını, meydana gelen kaza hasarını aracın sigortasının ödediğini, kendisinin bu kazaya ait gerekli cezayı ödediğini, davacının malulen emekli olduğunu, davaya itiraz ettiğini, davanın haksız olduğunu, hakkında haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini, Mahkeme masraflarının ve avukat ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının oluşumunda davacının % 20 davalı işverenlerin % 80 oranında kusurlu olduğu, davacının davaya konu iş kazası nedeniyle % 48,2 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kaldığı kabulünden hareketle davanın kısmen kabulü ile 194.952,71 TL maddi ve 7.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi ile bakıcı gideri talebi yönünden usulüne uygun dava açılmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Yerel Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının haksız ve fahiş oranda düşük olduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarının kabulü gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin meydana gelen iş kazasında tamamen kusursuz olduğunu, müvekkilinin gerekli tüm tedbirleri aldığını, gerekli tüm eğitimleri davacıya verdiğini, kazanın davacının gerekli dikkat ve özeni göstermemesinden ileri geldiğini, bilirkişinin raporunda davacının bir ömür boyu % 48,2 malul kalacakmış gibi hesaplama yapmasının fahiş bir hata olduğunu, raporu kabul etmediklerini, davacının sürekli bir beden gücü kaybı olmadığını, yapılacak hesaplamanın geçici döneme ilişkin olması gerektiğini, davacının tam kusurlu olduğu olayda, müvekkil aleyhine sırf işveren olduğu için manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hükmolunan manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekili istinafı yönünden davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davacı vekili istinafı yönünden ise takdir edilen manevi tazminat miktarının az olduğu, talebin tam kabulü gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm verilmesine, davanın kısmen kabulü ile 194.952,71 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakıcı gideri yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi
3. Değerlendirme
A)Davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre temyize konu İlk Derece Mahkemesi kararında davalı aleyhine hükmolunan manevi tazminat miktarının 7.500,00 TL olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına yeniden hüküm verilmesine dair kararı gereği davalı aleyhine 10.000,00 TL manevi tazminata karar verildiği gözetildiğinde, kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin ayrı ayrı altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
B) Davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden;
Dosya kapsamından; davacının davaya konu iş kazası nedeniyle uğramış olduğu sürekli iş göremezlik oranının tespitine dair Kurum Sağlık Kurulu'nun 05.01.2016 tarihli kararı ile ATK 3. İhtisas Kurulu'nun 11.10.2019 tarihli kararlarının bulunduğu, Kurum Sağlık Kurulu raporunda davacının sürekli iş göremezlik oranının % 33 olarak belirlendiği ve 1 yıl sonra kontrol edilmesinin uygun görüldüğü, kontrol kaydı üzerine Kurumca alınan kararlara dair dosyada evrak bulunmadığı, yargılama aşamasında Kurumca belirlenen sürekli iş göremezlik oranına davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine Mahkemece ATK 3. İhtisas Kurulu'ndan rapor aldırıldığı, bu kez sürekli iş göremezlik oranının sürekli iş göremezliğe girdiği tarih itibariyle % 48,2 olarak belirlendiği, davalı vekilince süresi içerisinde belirlenen orana itiraz ettiği, Mahkemece davacının sürekli iş göremezlik oranın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun 11.10.2019 tarihli kararı ile belirlenen % 48,2 olarak esas alındığı anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19 uncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı; iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir.
5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesine göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır."
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, Kurum Sağlık Kurulu raporunda davacının sürekli iş göremezlik oranının % 33 olarak belirlenmesi ve 1 yıl sonra kontrol edilmesinin uygun görülmesi, kontrol kaydı üzerine Kurumca alınan kararlara dair dosyada evrak bulunmaması, davalı vekilince bilirkişi hesap raporuna karşı süresinde ibraz edilen itiraz dilekçesinde ATK 3.İhtisas Kurulu tarafından tespit edilen sürekli iş göremezlik oranına da itiraz edilmesi hususları hep birlikte değerlendirildiğinde Mahkemece öncelikle Kurum ile yazışma yapmak suretiyle kontrol kaydı üzerine Kurumca düzenlenen sağlık raporunun bulunup bulunmadığı sorularak gelen yazı cevabı üzerine sırasıyla Sosyal Güvenlik Kurumu Yüksek Sağlık Kurulu'ndan, itiraz halinde Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Dairesi'nden rapor alınması; mevcut raporlar arasında çelişki oluşması ve itiraz halinde ise raporlar arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu'ndan rapor alınmak suretiyle giderilmesinin ardından karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş, yukarıda açıklanan prosedür işletilerek davacının sürekli iş göremezlik oranını tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirleyip kesinleştirmek, kesinleşen orana göre yeniden hesap raporu aldırılmasının gerekmesi halinde davacının temyiz istemi bulunmaması nedeniyle hükme dayanak kılınan bilirkişi hesap raporundaki bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin değişmemesi gerektiği hususuna dair davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Davalı vekilinin maddi tazminat istemine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!