WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/12847 E.  ,  2024/8040 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1417 E., 2022/1319 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tortum Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2010/452 E., 2020/121 K.

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkili ...'ın halen davalı işveren kurumda çalıştığını, müvekkilinin 14.12.2006 tarihinde kompresör operatörü olarak DSİ'de görev yapmakta iken Erzurum İli Uzundere İlçesi ... Mevkiinde iş kazasına uğradığını, dere ıslahı yapılırken diğer işçilerden ...'ın orada bulunan ağaç kütüğünü taş ile kırmaya çalışması sonucunda sıçrayan parçaların müvekkilinin kafasına ve yüzüne isabet ettiğini, bunun neticesinde vücut bütünlüğünün düzelmeyecek şekilde bozulduğunu, meydana gelen iş kazasından dolayı işverenin kusurlu olduğunu ve hiçbir güvenlik önleminin alınmadığını, müvekkilinin daha öncesinde aylık 1.200,00 TL maaşı varken hali hazırda kurumda çaycılık yaptığını, meydana gelen kaza nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi ve 200.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.06.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Çevre ve Orman Bakanlığı aleyhine açılması gerektiğini, husumet itirazları bulunduğunu, davacının heyelan bölgesine on altı km mesafede bulunan ruhsatlı taş ocağından taş temini için görevlendirildiğini, olay günü davacının şantiye şefinden izin almaksızın görev yerinden ayrılarak 16 km uzaklıktaki şantiyenin tahkimat yapılan heyelan bölgesine gittiğini, burada görevli olmadığı halde dayanışma duygusu ile odun kırılması eylemine katıldığını, bahsi geçen kazanın davacının ve üçüncü kusuru ile meydana geldiğini, davacının görevini yapması halinde bu durumun meydana gelmeyeceğini, kendisine bu konuda emir veya talimat verilmediğini, davacının adli makamlar huzurunda kusurlu olduğunu kabul ettiğini, müvekkil idare tarafından işçilerin yaptığı işlerin branşlarına göre gerekli eğitim ve denetim faaliyetlerinin yapıldığını, davacıya SGK tarafından sürekli iş göremezlik maaşı bağlandığından maddi bir zararın kalmadığını, esasen olayın bir iş kazası olmadığını, davacının görevli olduğu ve yapmakla yükümlü olduğu iş ile kaza arasında nedensellik bağının bulunmadığını, davanın 3. kişi konumundaki Mensur Kotan'a karşı açılması gerektiğini, davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporlarına dayanılarak ilamda belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hatalı ve eksik olduğunu, belirlenen kusur oranının hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacı ile dava dışı Mensur Kotan'ın kusurlu olduğunu, işçinin kendi kusurundan faydalanamayacağını, belirlenen kusur oranlarının kabul edilemeyeceğini, olayın iş kazası olmadığını, hükmedilen manevi tazminat tutarının 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olduğunu ifade etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili özetle; istinaf dilekçesinde sunduğu gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13, 16 ve 20 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

2.Dosya içeriğine göre İlk Derece Mahkemesince, davacı için 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmişken, Bölge Adliye Mahkemesinin 07.07.2022 tarihli kararında da davalının başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği ve belirtilen tutarın Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, davalının bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

3. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili tarafından davacı yönünden maddi tazminat talepleriyle ilgili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin, sebep ve kapsamına göre yapılan incelemede kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı görülmüştür.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,

1.Davalı vekilinin, davacı lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

2.Davalı vekilinin, davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz istemiyle ilgili, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.