10. Hukuk Dairesi 2022/12791 E. , 2023/6947 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3584 E., 2022/1697 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/542 E., 2021/416 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin hem yurt içinde hem yurt dışında çalışarak prim borçlarını ödediğini ve her iki ülkeden de emekli olduğunu, bu çalışmalarından dolayı müvekkiline maaş bağlandığını, müvekkilinin emekli maaşı aldığı sırada kurum tarafından SSK yanında Hollanda da yaşlılık aylığı aldığının tespit edildiğine ilişkin yazı geldiğini, söz konusu yazıda Türkiye Hollanda Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 23 üncü maddesi gereği 65 yaşını doldurduğu tarihten sonraki kurumdan alınan müstakil yaşlılık aylığının sözleşme yaşlılık aylığına dönüşeceğinin belirtildiğini, maaşının 21.06.2013 tarihinden itibaren iptal edilerek iadesinin istendiğini, sonrasında 10.07.2018 tarihli yazı ile 5510 sayılı Kanun 96 ıncı madde gereği yersiz ödemelerin iadesinin istenerek 92.487,94 TL borç tahakkuk ettirildiğini, yaşı itibariyle korku yaşayan müvekkilinin kuruma tamamen ödeme yaptığını, kurum işleminin usul ve kanuna aykırı olduğunu, SGK tarafından müvekkili hakkında yapılan işlemin tarihi dikkate alındığında zaman aşımına uğradığını, söz konusu emeklilik işlemini yapan kişinin sorumlu olduğu ve ondan rücu edilmesi gerekirken tüm primlerini kurumun istediği şekilde yatıran müvekkilinden talep edilmesinin yasaya aykırı olduğunu, kurumun iade istemine temel teşkil eden 23 üncü maddede iadeye ilişkin sebeplerin hiçbirinin yer almadığını, kurumun sözleşmeyi hatalı uyguladığını, aynı sözleşmenin 27 inci maddesinde aynı şartlarda yararlanacağının açıkça yazılı olduğunu, kanun ve uluslararası hükümlerin dosyada hatalı uygulandığını beyanla müvekkilinin eski emekli aylığının yeniden bağlanmasına, yersiz ödendiği iddia edilen aylıklar sebebiyle tahakkuk ettirilen 92.487,94 TL borcun bulunmadığının tespitine, yasal faiziyle iadesine, iadenin mümkün olmaması halinde prim borcuna yansıtılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Türkiye Hollanda Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 23 üncü maddesi gereği Hollanda'da yaşlılık aylığı bağlanması halinde Türkiye'de kısmi sözleşme aylığının bağlanacağını, madde hükmüne istinaden davacı tarafın müvekkili kuruma müracaatı üzerine kurumun inceleme yaptığını, davacı tarafa Ekim 2018 döneminde itibaren yeniden maaş bağlanacağı lehine hesaplanan birikmiş alacağının kendisinden ödenmesi istenen yersiz alacaktan mahsup edileceğinin bilgisinin verildiğini, müvekkili kurumun işlemlerinin yasalara ve uluslararası sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, davacının talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf beyanları, dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ile hükme esas alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı, davalı kurum tarafından yaşlılık aylığının iptal edilmesi ve kendisine borç çıkarılmasının hatalı olduğunu beyan ederek hukuka aykırı kurum işleminin iptali, yaşlılık aylığının yeniden bağlanması, yaşlılık aylığının ödenmediği süreler için toplu ödeme miktarının hesaplanarak ödenmesini, yersiz ödeme adına altında tahsil edilen tutarın iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı kurum, Türkiye-Hollanda Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 23 üncü maddesi uyarınca işlem yapıldığını, kurumun işleminin hukuka uygun olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Türkiye-Hollanda Sosyal Güvenlik Sözleşmesi'nin 22 nci maddesinde sigortalının iki ülkede de sigortalı olarak çalışmış olması halinde yaşlılık ve ölüm aylığına hak kazanabilmesi için iki ülkede geçen çalışmanın birleştirileceği düzenlenmiştir. Sözleşmenin 23 üncü maddesinin e fıkrasında sigortalının iki ülkede birden şartları yerine getirememekle birlikte, bir ülkedeki hizmet süresi itibarıyla sigortalılık sürelerinin birleştirilmesine gerek olmadan bu ülkede aylık almak için gerekli şartları sağlaması hailinde sigortalılık süreleri birleştirilmeden aylık bağlanacağı düzenlenmiştir. Davacının Türkiye'de yaşlılık aylığı alması için gerekli şartları sağladığı tarihte henüz Hollanda için gerekli şartları sağlayamamış olsa da sözleşmenin 23 üncü maddesinin e fıkrası uyarınca yalnız Türkiye'deki hizmet süresine göre davacıya 2001 yılında SGK tarafından yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmıştır. Akabinde Hollanda'da aranan şartları sağlaması ile birlikte davacıya 2008 yılında Hollanda tarafından yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmıştır. Sözleşmenin 23 üncü maddesinin f bendinde, diğer ülke bakımından da şartlar yerine geldiğinde 23 üncü maddenin d ve e bentleri uyarınca daha önce tasfiye edilmiş olunan yardımların 22 nci madde dikkate alınmak suretiyle 23 üncü maddenin b ve c bentlerindeki esaslara göre gözden geçirileceği düzenlenmiştir. Bu kanuni düzenleme dikkate alınarak davacının Türkiye' de ve Hollanda'da geçen hizmetlerinin birleştirildiği ve aylığın kısmi yaşlılık aylığına dönüştürüldüğü dolayısıyla bu yöndeki kurum işleminin hukuka uygun olduğu değerlendirilmiş ancak 5510 sayılı Kanun'un 96/1-b maddesinde; yersiz ödeme tebligatının gönderildiği tarihten itibaren 24 ay içerisinde borcun faizsiz ödeneceğinin düzenlenmiş olması ve davacı tarafça 24 aylık süre içerisinde çıkartılan borcun ödenmesine karşın faiz talep edilmesinin hukuka uygun olmadığı değerlendirilmiş ve davanın kısmen kabulüne karar verilerek davacının 16.044,82 TL kuruma borcu bulunmadığının tespiti ile davacı tarafından kuruma ödenen 16.044,82 TL'nin yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı mirasçılar vekili; davalı lehine nispi kendileri lehine maktu vekalet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, haksız alınan bedelin hatalı kurum işlemi neticesinde ortaya çıktığını, Hollanda ülkesi ile olan sosyal güvenlik sözleşmesi hükümlerinin yanlış değerlendirildiğini, Kurum işlemi haksız olduğu gibi işlemi yapan Kurum personelinden rücu edilmesi gerektiğini, iade edilmesi gereken bir aylık olmadığı gibi 5510 sayılı Kanun'un 96/1-b fıkrasının uygulanması gerektiğini istinaf başvuru sebepleri olarak ileri sürmüştür.
Davalı Kurum vekili; davanın kısmi dava - belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, sosyal güvenlik sözleşmesi uyarınca Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu istinaf başvuru sebepleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "somut olayda; davacıya müteveffaya Türkiye'de geçen 2889 gün 4-1/a ve 720 gün askerlik borçlanması ile birlikte 3609 gün üzerinden yaşlılık aylığı bağlandığı, 65 yaşının doldurulması ile birlikte Hollanda ülkesinden de davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı, bunun üzerine Hollanda ülkesi ile aramızda ki sosyal güvenlik sözleşmesi uyarınca davacının aylığı kısmi sözleşme aylığına dönüştürüldüğü ve 5510 sayılı 96/1-b uyarınca zamanaşımı da gözetilerek davacıya Kurum tarafından yersiz ödeme çıkarılmıştır. Yukarıda belirtilen sosyal güvenlik sözleşmesi hükümleri değerlendirildiğinde Kurum işlemi yerindedir. Ancak 5510 sayılı Kanun'un 96/1-b uyarınca hatalı işlemin tespit tarihinden 24 ay içerisinde yapılacak ödemelerde Kurumun faiz isteme hakkı bulunmadığından, faiz olarak tahsil edilen 16.044,82 TL'ye yönelik menfi tespit kararı verilmesi de dosya kapsamına uygun olduğu" gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı mirasçılar vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Türkiye-Hollanda Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 22 nci maddesinde; "(1) Bir sigortalı, birbirini takip eden sürelerde veya münavebeli olarak, iki Akit Tarafın mevzuatına da tabi olmuş ise, yardımlardan faydalanma hakkının doğması, bu hakkın ihyası veya idamesi bakımlarından, Akit Tarafların mevzuatına tabi olarak geçmiş sigortalılık süreleri, aynı zamana rastlamamak şartıyla, birleştirilir." hükmü yer almaktadır.
Adı geçen Sözleşmenin 23 üncü maddesinde ise; "(1) İlgilinin talep edebileceği yardımlar aşağıdaki şekilde tasfiye edilir:
(a) Akit Taraflardan her birinin kurumu, kendi uyguladığı mevzuata göre sağlanan yardımlardan faydalanmak için gerekli şartların yerine getirilmiş olup olmadığını, gerektirdiğinde önceki madde hükümlerini de nazara almak suretiyle tespit eder.
(b) Yukarıdaki bende göre yardıma hak kazanılıyorsa bahis konusu kurum, ilgili maddeye göre birleştirilen sigortalılık sürelerinin tamamını kendi uyguladığı mevzuata tabi olarak geçmiş gibi kabul ederek, ilgilinin hak kazanabileceği nazari yardım tutarını hesaplar; ve bu tutarın sigorta vakasının vukuundan önce kendi mevzuatına tabi olarak geçmiş süreler toplamı oranına tekabül eden kısmını tayin eder; bu meblağ bahis konusu kurumun ilgiliye ödemesi gereken yardımı teşkil eder.
(c) Bununla birlikte, yardım tutarının geçmiş devrelerin süresine bağlı olmaması halinde, bu tutar yukarıdaki bentte sözü edilen « nazari miktar » olarak kabul edilir; Bu takdirde ilgili kurum ilgili kimseye ödenmesi gereken yardımın fiili tutarını; uyguladığı mevzuata göre sigorta olayının meydana gelmesinden önce geçen sigortalılık devreleri süresinin ilgili kimsenin veya ölen kişinin 20 yaşına bastığı tarihte veya (20 yaşına basmadan önce akit taraflardan birinin mevzuatına göre işçi niteliği ile sigortalı idiyse) sigortalılığın başladığı tarihle sigorta olayının meydana geldiği tarih arasında geçen devrenin süresine oranı ölçüsünde tespit eder.
(d) İlgili kimse, yukarıdaki madde hükümleri nazara alındığında, kendisi hakkında uygulanacak mevzuatlara göre gerekli koşulları belirli bir zamanda yerine getiremediği, fakat bunlardan yalnız birinin koşullarını yerine getirdiği takdirde, yardım tutarı, duruma göre, bu fıkranın (b) veya (c) bendi hükümleri gereğince tespit olunur.
(e) İlgili, kendisi hakkında uygulanacak mevzuatlara göre gerekli şartları belirli bir zamanda yerine getiremediği, fakat, bunlardan birine göre gerekli şartları, diğer akit taraf mevzuatına tabi olarak geçmiş sigortalılık sürelerinin nazara alınmasına ihtiyaç duyulmaksızın, yerine getirebildiği takdirde; yardım tutarı, yalnız yardıma hak kazanmış bulunduğu mevzuat hükümlerine göre ve yalnız bu mevzuata tabi olarak geçmiş sigortalılık süreleri nazara alınmak suretiyle tayin olunur.
(f) Bu fıkranın (d) ve (e) bentlerinde belirtilen durumlarda evvelce tasfiye olunan yardımlar, önceki madde hükümleri nazari itibara alınmak suretiyle, ilgili hakkında uygulanabilecek diğer mevzuatın gerektirdiği şartlar yerine geldiğinde, bu fıkranın (b) ve (c) bendindeki esaslara göre yeniden gözden geçirilir.
(2) 22 nci madde hükmü uygulanmaksızın, yalnız bir Akit Tarafın mevzuatına tabi olarak geçmiş sigortalılık süreleri nazara alınmak suretiyle ve bu mevzuat hükümlerine göre ilgilinin hak kazanabileceği yardım tutarı, yukarıdaki fıkra hükümlerine göre tayin olunan yardım tutarından fazla olduğu takdirde, bu Akit Tarafın kurumunca yapılan yardım, aradaki fark kadar arttırılır.
(3) Bu maddenin 1 inci fıkrasının (e) bendi ile 26 ncı madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu bölüm hükümlerinden faydalanabilecek durumda olan kimseler, haklarında yalnız bir Akit Tarafın mevzuatının uygulanmasını isteyemezler.
" hükmü yer almaktadır.
5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi, “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a)Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b)Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren (Değişik ibare: 13.02.2011-6111 S.K./44. mad) yirmi dört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, (Değişik ibare: 13.02.2011-6111 S.K./44. mad) yirmi dört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır. Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır.…” hükmünü içermektedir.
3. Değerlendirme
Davalı Kurum tarafından emekli maaşı aldığı sırada kurum tarafından SSK yanında Hollanda da yaşlılık aylığı aldığının tespit edilmesi nedeniyle tahakkuk ettirilen borçtan sorumlu olmadığının tespiti ile yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali, aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkin davada; Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Türkiye’de 08.03.1966 tarihinde işe girişi, yurtiçi 1966-2001 tarihleri 4/1-a kapsamında 2889 gün, 720 gün 4/1-a kapsamında askerlikte geçen hizmet süresi olmak üzere toplam 3609 gün üzerinden davacıya 01.04.2001 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, 65 yaşını doldurduğu tarihten itibaren Hollanda Sigorta Merciince de yaşlılık aylığı bağlanması nedeniyle Türkiye-Hollanda Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 23 üncü maddesine göre kurumdan aldığı yaşlılık aylığının Türkiye-Hollanda hizmetleri birleştirilerek kısmi sözleşme aylığı bağlanması gerektiği gerekçesiyle 01.07.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının kısmi yaşlılık aylığına dönüştürülmesi nedeniyle belirtilen tarihten itibaren 5510 sayılı Kanunun 96'ncı maddesinin (b) bendine istinaden zamanaşımı da uygulanarak 21.06.2013-21.09.2018 tarihleri arası dönem yönünden yersiz aylıklar borç tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, yukarıda bahsedilen hususlar çerçevesinde, kurum işlemine dayanak teşkil eden Sosyal Güvenlik Sözleşmesinde davacının yaşlılık aylığının kesilmesini gerektiren açık bir hüküm bulunmadığından Kurum işleminin yerinde olmadığı anlaşıldığından Mahkemece, davanın kabulü yerine yazılı şekilde kısmen kabulü kararı verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!