10. Hukuk Dairesi 2022/12307 E. , 2024/7896 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/10 E., 2021/394 K.
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında Mahkemede görülen maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... Anonim Ortaklığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili özetle, müvekkillerinin murisinin iş kazasında vefat ettiğini, kazanının meydana gelişinde davalıların kusurlu olduklarını ileri sürerek eş ... için, 134.533,54 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, çocuk ... için, 34.458,31 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, çocuk ... için 30.129,61 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, anne ... ve baba ... için 5.000,00'er TL maddi, 40.000,00'er TL manevi, kardeşler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... için 10.000,00'er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 05.11.2014 tarih ve 2012/252 Esas, 2014/210 Karar sayılı kararıyla; davacılar anne ve babanın maddi tazminat istemlerinin reddine, davacılar eş ve çocukların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 45.000,00 TL, çocuklar lehine 25.000,00'er TL, anne ve baba lehine 10.000,00'er TL, kardeşler lehine 5.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine, yine davacılar lehine 328,00 TL defin gideri ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin 05.11.2014 tarihli kararına karşı davalılar vekilleri tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 04.07.2017 tarih 2016/18750 Esas, 2017/5688 Karar sayılı kararı ile davalıların sair temyiz itirazları incelenmeksizin kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğundan bahisle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen 10.11.2017 tarih, 2017/206 Esas, 2017/135 Karar sayılı kararla davacılar anne ve babanın maddi tazminat istemlerinin reddine, davacılar eş ve çocukların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 45.000,00 TL, çocuklar lehine 25.000,00'er TL, anne ve baba lehine 10.000,00'er TL, kardeşler lehine 5.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine, yine davacılar lehine 328,00 TL defin gideri ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 10.11.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 17.09.2019 tarih, 2018/2852 Esas, 2019/5185 Karar sayılı kararı ile davalıların sair temyiz itirazları incelenmeksizin davalı ... En. Tic. A.Ş.(Eski ünvanı ... En San ve Tic AŞ) vekili tarafından temyiz dilekçesi ile ibraz edilen 09.03.2016 tarihli sulh, feragat ve ibra protokolü başlıklı belgenin Mahkeme tarafından dava konusu istemler yönünden incelenip değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 16.06.2021 tarihli 2020/10 Esas, 2021/394 Karar sayılı kararla davalı ...Ş.(Eski Ünvanı ... Enerji Sanayi ve Tic. A.Ş.) yönünden davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden; davacılar anne ve babanın maddi tazminat istemlerinin reddine, davacılar eş ve çocukların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 45.000,00 TL, çocuklar lehine 25.000,00'er TL, anne ve baba lehine 10.000,00'er TL, kardeşler lehine 5.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine, defin giderine yönelik talebin reddine, davacıların hem maddi hem de manevi tazminatları yönünden davalı ...Ş.(Eski Ünvanı ... Enerji Sanayi ve Tic. A.Ş.) tarafından 03.03.2016 tarihli "Sulh-Feragat ve İbra Protokolü" nedeniyle Batman İcra Dairesinin 2018/5395 Esas (Eski Batman 2. İcra Dairesi'nin 2014/9789 Esas) sayılı dosyasına yapılan 318.666,00 TL ödemenin tahsilde tekerrür olmaması için infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Anonim Ortaklığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Anonim Ortaklığı vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkili ortaklığın herhangi bir kusurunun olmadığını ve yapılan işte ihale makamı olduğunu, müvekkilinin kusursuz olduğunu, kabul yoluna gidilse bile aynı kaza ile ilgili Kozluk Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/480 E. sayılı dosyasında ... şirketinin % 60 oranında kusurlu olduğu, müvekkilinin %30 oranında kusurlu olduğunu, Petgaz şirketinin %10 oranında kusurlu olduğu kabul edilmişken, iş bu dosyada ... şirketinin %50 oranında kusurlu olduğu, müvekkilinin %40 oranında kusurlu olduğunu, Petgaz şirketinin %10 oranında kusurlu olduğu yönünde hüküm kurulduğunu, hatalı kusur raporu doğrultusunda kabul edilen Mahkeme kararının bozulması gerektiğini, davacıların maddi tazminat taleplerinin yerinde olmadığını, maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, eğer davacıların hem maddi hem de manevi tazminat talepleri davalı ...Ş.(Eski Ünvanı ... Enerji Sanayi ve Tic. A.Ş.)' tarafından yerine getirilmiş ve bunun üzerine mezkur davalı açısından dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuşsa bu durumda manevi tazminatın da davalı ...Ş.(Eski Ünvanı ... Enerji Sanayi ve Tic. A.Ş.) atfedilen %50 kusur oranında düşülerek hükmedilmesi gerektiğini, şayet davalı ...Ş.(Eski Ünvanı ... Enerji Sanayi ve Tic. A.Ş.)'ye yönelik manevi tazminat yönünden bir feragat söz konusu değilse davacılara hükmedilen manevi tazminattan sadece müvekkil ortaklık ile diğer davalı Pet Gaz şirketinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 439 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle temyiz edenin sıfatına temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı ... Anonim Ortaklığı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından, davacılar ile davalı ... En. Tic. A.Ş.(Eski ünvanı ... En San ve Tic AŞ) arasında 03.03.2016 tarihli Sulh-Feragat ve İbra Protokolü başlıklı bir belge imzalandığı, protokol içeriğine göre davacıların iş bu kaza nedeniyle Kozluk Cumhuriyet Savcılığının 2011/392 sayılı soruşturması neticesinde açılmış olan Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/68 Esas sayılı ceza dava dosyası ve/veya bu olaya dayalı başka tüm soruşturmalar sonucunda açılabilecek olan ceza davalarından, ayrıca Kozluk Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin 2012/252 Esas sayılı dosyası ve bu dosyada verilen kararın icrasına dair Batman 2. İcra Müdürlüğü'nün 2014/9789 Esas sayılı dosyasından, hakeza bu kaza nedeniyle açılabilecek her türlü dava, takip ve şikâyetlerden, 400.000,00 TL'nin protokolde belirtilen esaslar çerçevesinde kendilerine ödenmesi halinde, ... şirketi, yetkilileri, yöneticileri ve çalışanları yönünden feragat edeceklerinin, 400.000,00 TL'nin ödeneceği tarihi itibariyle, Batman 2. İcra Müdürlüğünün 2014/9789 Esas sayılı dosyasının toplam alacak miktarının %50'sine denk gelen kısmının Batman 2. İcra Müdürlüğünün 2014/9789 Esas sayılı dosyasına yatırılacağının, geriye kalan kısmının ise Av. ... adına kayıtlı olan banka hesabına yatırılacağının, davacıların sadece ...'a yönelik haklarından feragat ettiklerinin, ... dışındaki diğer davalılara yönelik her türlü hak, ceza dosyası, hukuk dosyası ve icra dosyası ve sair taleplerini sürdürdüklerinin kararlaştırıldığı, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 17.09.2019 tarihli son bozma ilamından sonra davacılar vekilinin 16.07.2020 tarihli bir beyan dilekçesi verdiği, beyan dilekçesinde 400.000,00 TL aldıklarını ve protokolü kabul ettikleri, 400.000,00 TL’nin 318.666,00 TL’lik kısmının mahkemenin önceki ilamı doğrultusunda başlatılan icra takip dosyasındaki alacağın davalı ... En. Tic. A.Ş.(Eski ünvanı ... En San ve Tic AŞ)’nin %50 kusuruna denk gelen miktara ilişkin olduğunu, bakiye kısmının (81.334,00 TL) ise ... şirketince yardım olarak verildiğini beyan ettiği, ... şirketi vekilinin de yapılan 400.000,00 TL tutarlı ödemenin önceki ilama ilişkin maddi-manevi tazminatlar, işlemiş faiz, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin kendi %50 oranındaki kusurlarına ilişkin kısma yönelik olarak yapıldığını beyan eden 25.01.2021 tarihli bir dilekçe verdiği, icra dosyasının incelenmesinde ödeme tarihindeki dosya borcunun %50'sine isabet eden 318.666,00 TL'nin 30.03.2016 tarihinde icra dosyasına ödendiği, protokolde belirlenen 400.000,00 TL'den bu tutar düşüldüğünde kalan 81.334,00 TL'nin davacılar vekilinin banka hesabına yatırıldığı, hükme dayanak kılınan 02.03.2013 tarihli bilirkişi hesap raporunda davacı eş ...'nin maddi zararının 134.533,54 TL, çocuk ...'nin maddi zararının 34.458,31 TL, çocuk ...'ın maddi zararının 30.129,61 TL olarak hesaplandığı, hesaplanan zarar tutarlarından Kurum ödemelerinin tenzil edilmediği ve fakat raporda; hesaplanan bu gerçek zararlardan davalıların %100 oranında kusurlu oldukları dikkate alınarak Kurum tarafından bildirilecek ilk peşin sermaye değerlerinin tamamının tenzil edilmesi gerektiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Davanın bu yönüyle yasal dayanağını, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu oluşturmaktadır. Kanunun 55 inci maddesinde, “ Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” hükmüne yer verilmiştir.
Adalet Komisyonu'nun 55 inci madde gerekçesine göre; “sosyal güvenlik ödemelerinin, denkleştirme (indirim) işlevi görebilmesi, onun sorumluluğu doğuran olaya sebebiyet verenlere rücu edilebilmesine bağlıdır. Bu kural gereği, rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri; teknik arıza, tam kaçınılmazlık hallerindeki ödemeler, bu tazminatlardan indirilemez. Bağlanan gelirlerin, işçinin kusuru ve kaçınılmazlık gibi nedenlerle rücu edilemeyen kısmı da indirilemez. Bir kısmı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna (müterafık kusura) yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen sosyal güvenlik ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez.”
Öte yandan, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanun'un 2 nci maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır”. Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici işgöremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir. Kaldı ki, 6098 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi de emredici bir hükme yer verdiğinden gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanmalıdır.
Yine birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen 6098 sayılı TBK'nın 61 inci maddesi uyarınca (818 sayılı B.K.’nun 50 ve 51 inci maddesi) ve aynı Kanun'un 163 üncü (818 sayılı BK.’nın 142 nci) maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı bir dava ile de talep edebilir. Ancak, aynı Kanun'un 163 üncü (BK 141) maddesi gereğince teselsül, ister yasadan, ister sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanma hakkı sadece zarara uğrayanın, daha geniş bir deyim ile alacaklınındır. Aynı kanunun 165 inci maddesi (818 sayılı BK'nın 144 üncü maddesi) hükmüne göre, Kanun veya sözleşme ile aksi belirlenmedikçe, borçlulardan biri kendi davranışıyla diğer borçluların durumunu ağırlaştıramaz. 166 ncı maddesi (818 sayılı BK'nın 145 inci maddesi) hükmüne göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar. Ancak, müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle somut olayda davacılar eş ve çocukların maddi zararları belirlenirken kendilerine bağlanan iş kazası ölüm gelirlerinin ilk peşin sermaye değerleri tenzil edilmeksizin sonuca gidilmesi isabetsiz olduğu gibi müteselsil borçlu ... En. Tic. A.Ş.(Eski ünvanı ... En San ve Tic AŞ)’nin %50 kusuruna isabet eden tutarda ödeme yaptığı ve diğer müteselsil borçluların bu oranda borçtan kurtuldukları dikkate alınmadan karar verilmesi de yerinde görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; maddi tazminat isteminde bulunan davacılar eş ve çocuklara iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanıp bağlanmadığını Kurum'dan sormak, bağlanmış ise bağlanan bu gelirlerin ilk peşin sermaye değerlerine veya gelir bağlanmasından sonra gelirden çıkma söz konusu ise fiili ödemelere ilişkin belgeleri dosyaya celp etmek, adı geçen davacılara gelir bağlanmamış ise kendilerine iş kazası ölüm geliri bağlanması için Kurum'a başvurmak üzere süre vermek, başvurunun reddi halinde SGK Başkanlığını hasım göstererek iş kazası sigorta kolundan kendilerine ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespiti davası açmaları için önel vermek, dava açılması halinde 6100 sayılı HMK'nın 165/2 nci maddesi gereğince bu dava için bekletici mesele yapmak, başvuru üzerine Kurumca davacılar eş ve çocuklara gelir bağlanmış veya açılan tespit davası kabul edilmiş ve kesinleşmiş ise Kurumca bu davacılara bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerlerine ilişkin belgeleri dosyaya celp etmek, sonrasında hükme dayanak kılınan 02.03.2013 tarihli bilirkişi hesap raporunda belirlenen maddi zarar tutarlarından ilk peşin sermaye değerlerinin veya fiili ödemeye dönüşmüş ise fiili ödemelerin tamamını tenzil ederek davacılar eş ve çocukların talep edebilecekleri maddi tazminat tutarlarını belirlemek, belirlenen bu maddi tazminat tutarları ile tüm davacılar lehine hüküm altına alınan manevi tazminat tutarlarından %50 kusura karşılık yapılan ödeme dikkate alınarak %50'şer oranda indirim yapmak, usuli kazanılmış hak gereğince açıklanan hususlardan ancak temyiz eden davalı ... Anonim Ortaklığı'nın yararlanabileceğini diğer davalı ... Pet. Doğ. En. Sıh. ve Isı Tes. İnş. Nak. Taah. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin yararlanamayacağını gözeterek çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!