10. Hukuk Dairesi 2022/12225 E. , 2024/1550 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1787 E., 2022/2461 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 35. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/148 E., 2021/125 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı ... .. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 02.02.2014 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
1.Davalı ... Demir Çel. Mad. İnş. Nak. Tic. ve San. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının diğer davalının işçisi olduğunu, kendilerine husumet düşmediğini, Karayolları 8. Bölge Müdürlüğünün üst geçitlerin yapılması işinin müvekkili ... A.Ş. ve ... İnşaat Tic. San. Ltd. Şti. ortak girişimine ihale edildiğini, işin çelik imalatı kısmının müvekkili şirket tarafından yapıldığı, ancak üst geçit temel yapımı ve montaj işinin diğer dayalı ... tarafından yapıldığı, kazalının da ...'ın işçisi olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin asıl işveren vasfı bulunmadığını, ayrıca olayın tamamen davacının kusuru ile meydana geldiğini, tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... beyan dilekçesinde özetle, davacının kendisine verilen emniyet kemerini takmadan çalıştığı sırada davaya konu olayın meydan geldiğini, bu hususun davacının imzasını havi iş kazası tutanağında belirtildiğini, dava konusu olayın meydana geldiği sırada davacının uzun süredir nişanlısı ile cep telefonunda konuşmakta olduğunu, hemen öncesinde davacının uyarıldığını, ancak uyarıya rağmen telefon ile konuşmaya devam ettiğini savunarak müvekkili şirket yönünden davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 303.754,01 TL maddi tazminat ile 90.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 02.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, kusur tespitine yönelik bilirkişi raporuna karşı sundukları itirazların dikkate alınmadığını, hesaplamanın düşük ücret üzerinden yapıldığını ve müvekkilinin maddi zararlarının tam olarak hesaplanmadığını, bilirkişinin ilk hesaplamasındaki rakamlar dikkate alınarak hüküm kurulduğunu ancak pandemi sebebiyle hakimin 1 yıl süreyle idari izinli olması ve hükmün geç kurulmasının müvekkilin %9 yasal faizden çok daha fazla zararına yol açtığını, iş kazası sebebiyle çok genç yaşta belden aşağısı iyileşemeyecek şekilde felç kalan ve nişanlısı tarafından terk edilen müvekkilinin uğramış olduğu manevi zarar sebebiyle talep ettikleri rakamdan daha düşük bir rakama hükmedildiğini, Mahkeme tarafından hüküm kurulan rakamlar üzerinden hesaplanan vekalet ve karşı vekalet ücretlerinin de hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı ... Demir Çel. Mad. İnş. Nak. Tic. ve San. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle, işveren sıfatına sahip olmayan müvekkilinin davacının tazminat taleplerinden sorumlu tutulmasının haksız olduğunu, asıl işveren-alt işveren ilişkisi için kanunda aranan şartların dava konusu olayda mevcut olmadığını, dava konusu olaya emsal teşkil eden kesinleşmiş mahkeme kararları ve Yargıtay kararlarının göz ardı edildiğini, benzer bir dosyada Beka İnş. Ltd. Şti. çalışanı Veysel Buzluk’un müvekkili aleyhine açtığı iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası Yerel Mahkemece müvekkili şirketin kusur ve sorumluluğu bulunmadığından reddedildiğini ve kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2009/10582 E – 2009/12882 K sayılı ilamı ile onandığını, kendi kusuru ile yaralanan davacı işçi için, Yerel Mahkemece belirlenen kusur oranının çok düşük olduğunu,dava dilekçesinde davacının %96 oranında maluliyete uğradığının belirtildiğini, davacının kalıcı ve kesin maluliyetini gösterir sağlık kurulu raporunun dikkate alınması gerekirken, davacının %100 oranında maluliyete uğradığı kabul edilerek hesaplama yapıldığını, kaza tarihi ile davacının maluliyet oranının kesinleştiği tarih arasındaki dönem için geçici iş göremezlik zararı belirlenmesinin haksız olduğunu,davacı için belirlenen zarar miktarının gerçek zararın çok üzerinde olduğunu, kaza nedeniyle davalı işveren tarafından davacı yana yapılan ödemeler, zarar hesabında dikkate alınmadığını, davacı işçinin kusuru göz ardı edilerek belirlenen manevi tazminat tutarının çok yüksek olduğunu savunarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, davaya konu kazada müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin işveren olarak üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, işin nasıl yapılacağı konusunda davacı ve diğer işçilere gerekli tüm eğitimleri verdiğini, davacıya imzası karşılığında koruyucu malzemeler ve ekipmanları verip bu malzemeleri kullanması gerektiği konusunda sürekli uyardığını, bu hususun SGK kayıt inceleme tutanağında da açıkça belirtildiğini, davaya konu kaza davacının kusurlu davranışları neticesinde meydana geldiğini, kaza esnasında davacının emniyet kemerini takmadan çalıştığının davacı tanığı ...'in beyanı ve bizzat davacının ifadesinden anlaşıldığını, Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacı lehine hükmedilen harç miktarının hatalı olduğunu, savunarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamından kazanın meydana geldiği işyerindeki çelik konstrüksiyon galvanizli malzemelerin imalatlarını davalı ... AŞ'nin yaptığı, üst geçidin temel inşaat ile çelik konstrüksiyon montaj işlerinin davalı ...'a sözleşme ile verildiği ve davacının 02.02.2014 tarihinde Malatya Havalanı yolu üzerinde Aksaray köyü mevkinde yapımı devam eden üst geçit inşaatında çelik sacı kaynak montaj işi yaptığı sırada 3,5 metre yükseklikteki merdiven sahanlığından düşerek yaralandığı, olayda meslekte kazanma gücünde %100 kayıp meydana geldiği, kazada davalıların %70, kazalı işçinin %30 oranında kusurlu oldukları, tespit edilen kusur oranında isabetsizlik bulunmadığı Mahkemenin davalılar arasındaki asıl - alt işverenlik ilişkisi bulunduğuna yönelik "... dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğü ile dava dışı ihbar olunan ... İnşaat Tic. San. Ltd. Şti. ve davalı ... Demir Çelik Tic. San. A.Ş. ortak girişimi arasında Elazığ 8.Bölge Müdürlüğü yollarının muhtelif kesimlerinde trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla yirmi adet yaya üst geçitinin yapılmasının kararlaştırıldığı, ayrıntılı iş programının idareye onaylatılmak zorunda olduğu, işte alt yüklenicinin çalıştırılabileceği, fakat yüklenici ortaklığın sorumluluğun ortadan kalkmadığı, işlerin denetiminin yapı denetim görevlisi tarafından mevzuat çerçevesinde yapılacağının belirtildiği; davalı ... Demir Çelik Tic. San. A.Ş. ile diğer davalı ...'ın işveren ve taşeron sıfatı ile imzalamış oldukları üst geçit yapım ve montaj sözleşmesinin Karayolları 8.Bölge Müdürlüğü nezdindeki işi aynen kapsadığı, taşeron ...'ın sistemin montajı için temel beton projesine göre kazısını yapacağı, temel yapımındaki demir donatı, malzeme ve beton ile üst yapı için çelik konstrüksiyon malzemelerin işverence temin edileceği, işverenin sorumlu elemanı kontrolünde işin yürütüleceği, yine trafik güvenliği amacıyla işveren kontrol elemanı ile birlikte işaretleme yapılacağının düzenlendiği görülmekle; sözleşme ile ... Demir Çelik Tic. San. A.Ş.'ye işi kontrol etme yetkisi verildiğinin anlaşılması karşısında, davalı ... Demir Çelik Tic. San. A.Ş.'nin, sözleşme ile ortaklığı bünyesine kazandırılan asıl işi diğer davalı alt işveren ...'a denetleme yetkisini alarak devrettiği tespit edildiğinden taraflar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu, bu bağlamda olayın gerçekleşmesinde işçinin % 30 oranındaki kusuru dışında kalan mevcut alt işverenin kusurundan davalılar ... Demir Çelik Tic. San. A.Ş ve ...'ın birlikte sorumlu olması gerektiği.." şeklindeki gerekçesinin mevcut delil durumu ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, tespit edilen ücrete göre yapılan 21.11.2019 tarihli hesap bilirkişi raporuna davacı tarafından yasal süresi içinde itirazda bulunulmadığı, bu durumun davalılar lehine kazanılmış hak teşkil ettiği, dava konusu kaza sonucunda davacı işçinin yardıma muhtaç kalacak şekilde %100 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kaza tarihinde 28 yaşında olan davacının bundan sonraki yaşamını ölünceye kadar başkalarının yardımına muhtaç kalacak şekilde %100 malül olarak sürdüreceği ve kusur oranı dikkate alındığında Mahkemece takdir olunan 90.000 TL manevi tazminatın hukuka uygun olduğu kanaatine varıldığı, hükmedilen vekalet ücretlerinde ve davalılardan tahsiline karar verilen harç miktarında da hata bulunmadığı gerekçesi ile davacı ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... ... A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanun'un 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddeleridir.
3. Değerlendirme
1. Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı HMKnun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla davacı ve davalı ... ... A.Ş. vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2. Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, hükme esas alınan hesap raporundaki hesap ilkelerinin Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olması ve davacı ile davalı ... ... A.Ş. vekillerince temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin de yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı ve davalı ... ... A.Ş. vekillerinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2. Davacı ve davalı ... A.Ş. vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!