WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/12172 E.  ,  2024/7048 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/846 E., 2022/1332 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/127 E., 2022/122 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 23.06.2013 tarihinde davalı şirkette inşaat ve kanalizasyon işlerinde çalıştığı sırada rögar kapağının kepçenin ön kısmına yüklenilmesi esnasında rögar kapakları ile kepçenin dişleri arasında iki bacağının sıkışması sonucu iş kazası geçirerek yaralandığını, meydana gelen kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, tüm kusurun davalı şirkette olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ... için 1.000,00 TL maddi tazminat, 50.000,00 TL manevi tazminat ile kazazedenin anne ve babası olan diğer davacılar için 20.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile tahsilini talep etmiş, 24.11.2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 291.781,00 TL olarak arttırmıştır.

Birleşen davada ise davacının maluliyet oranının arttığını, gelişen yeni durum için ayrı bir dava açılmasının hukuken mümkün olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere iş gücü kaybı nedeniyle 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın tamamen davacının kendi dikkatsizliği ve tedbirsizliği neticesinde meydana geldiğini, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'ün davalı şirketin ihale yoluyla aldığı kanalizasyon yapım işinde çalışmaktayken 23.06.2013 tarihinde taşıdığı rögar kapağının düşmesi sonrası her iki ayağından yaralandığı, meslek odalarından gelen yazı cevapları nazara alınarak davacının davalı iş yerinde çalıştığı en son dönemde aylık brüt ücretinin kaza tarihindeki asgari ücretin 2,47 katı tutarında olduğunun kabulünün gerekeceği, SGK müfettişi tarafından tanzim olunan 13.04.2016 tarihli inceleme raporunda olayın iş kazası olduğu belirtilerek kazanın gerçekleşmesinde davalının % 80 kusurlu olduğu, davacının ise %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Ankara İl Müdürlüğü Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi'nce tanzim olunan 23.07.2015 tarih ve 017152 karar sayılı sağlık kurulu raporunda; davacının sürekli iş göremezlik oranının E cetveline göre %12.1 olduğunun bildirildiği, davalı tarafın itiraz etmesi üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'ndan alınan 06.06.2017 tarihli ve 45/8190 sayılı kararda; sigortalının 23.06.2013 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik derecesinin E cetveline göre %12,1 olduğunun bildirildiği, davalı tarafın itirazı üzerine alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından tanzim olunan 05.09.2018 karar tarih ve 15339 karar sayılı raporda, davacının sürekli iş göremezlik derecesinin E cetveline göre %34,2 olduğunun bildirildiği, davalı tarafın itirazı üzerine alınan Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu 18.07.2019 tarih ve 1223 karar sayılı raporunda özetle, geçirdiği iş kazası sonucu yaralanan davacının sürekli maluliyet oranının E cetveline göre %34,2 olduğunun bildirildiği, her ne kadar ATK 2. Üst Kurul raporu ile davacının sürekli iş göremezlik oranı %34,2 oranında tespit edilmişse de davacı vekili 21.06.2016 tarihli 7 nolu celsede SGK tarafından %12,1 olarak tespit edilen maluliyete bir itirazları bulunmadığını ifade ettiğinden bu hususun davalı lehine usuli kazanılmış hak teşkil edeceği ve davacının sürekli maluliyet oranının işbu dosya bakımından %12,1 olarak nazara alınması gerektiği , iş güvenliği uzmanlarından oluşan 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından tanzim olunan 17.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda; davaya konu olayın iş kazası olduğu, davacının yaralanmasıyla sonuçlanan kazanın gerçekleşmesinde davacının %20, davalının ise %80 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, bahse konu rapordaki değerlendirmelerle SGK müfettiş raporundaki değerlendirmelerin birebir uyumlu olduğu, 22.11.2021 tarihli hesap raporunda da; davacının davalıdan talep edebileceği maddi tazminat miktarının SGK'ca bağlanan gelirlerin davalının kusuru nispetinde mahsubu sonrası 291.781,81 TL olduğunun bildirildiği, raporların usul, yasa ve dosya kapsamına uygun, denetime elverişli oldukları gerekçesiyle asıl davada davacı tarafın maddi tazminat davasının kabulüne, davacı taraf %12,1 olarak tespit edilen maluliyet oranına itiraz etmediği için bu durumun davalı lehine usuli kazanılmış hak teşkil etmesinden dolayı birleşen davanın ise reddine karar verildiği; olayın oluş şekline, kusur oranına, davacı tarafın duyduğu elem ve ıstırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, 26.06.1966 tarih ve 1966/7-7 E-K sayılı içtihadı birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine, hak ve nesafet kurallarına göre davacı tarafın manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesi ile 291.781,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, davacılardan ... için 15.000,00 TL ve ... ... için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılar ... ve ... ...'e ödenmesine, bu hususta fazlaya dair talebin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili, Mahkemece birleşen dosya açısından ayrı hüküm kurulmadığını, birleşen dava açısından kararın gerekçeli olma ilkesinin ihlal edildiğini, Yargıtay içtihatlarında da kabul edildiği üzere iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan müvekkilinin maluliyet oranında artma olması halinde gelişen yeni durum için ayrı bir dava açılmasının hukuken mümkün olduğunu, müvekkilinin maluliyet oranının Van 1. İş Mahkemesinin 2019/839 E. 2019/889 K. sayılı kesinleşen ilamı ile %12'den %34,2 yükseldiğini bu nedenle müvekkilinin artan iş gücü oranının belirlenmek suretiyle iş gücü kaybından doğan zararının hesaplanarak müvekkiline ödenmesi gerektiğini, öte yandan müvekkilleri için Mahkemece hükmedilen manevi tazminatının düşük olduğunu, beyanla Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin sırasıyla 21.06.2016 ve 20.07.2017 tarihli celselerde alınan raporları kabul ettiğini bildirdiği, bu raporlara bir itirazı olmadığı, davalının itirazı üzerine Adli Tıp Genel Kurulu tarafından maluliyet oranının %34,2 olarak belirlendiği, %34,2 oranındaki maluliyet oranı üzerinden davalı lehine usuli kazanılmış hakkın oluştuğu, bu nedenle davacı tarafın müvekkilinin artan iş gücü oranına göre, iş gücü kaybından doğan zararın hesaplanarak ödenmesi gerektiğine dair istinaf isteminde haklı olmadığı, öte yandan Mahkemece birleşen 2021/807 E. 2021/604 Karar sayılı dosya hakkında ayrıca hüküm kurulduğu, birleşen dosya hakkında asgari oranda gerekçenin bulunduğu, davacıların buna ilişkin istinaf isteminde haksız olduğu, Mahkemece davacı ... için hükmedilen manevi tazminatın uygun olduğu, ancak çok ağır bedensel zarar halinde yakınların da manevi tazminat isteyebilecekleri, kazalının iş kazası nedeniyle maluliyet oranının davalı tarafın itirazı üzerine %34,2 olarak belirlendiği, emsal nitelikli Yargıtay kararlarına göre ağır bedensel zarardan söz edebilmek için maluliyetin %60'a yakın olması ya da doğrudan doğruya cismanı zarara uğrayan kazalının yakınının ruhsal sağlığının ağır şekilde zarar görmesi gerektiği gözetilmeksizin, davacı kazazedenin annesi ve babası olan diğer davacılar lehine Mahkemece manevi tazminata hükmedilmesi hatalı ise davalı tarafın istinafı olmadığından bu hususa değinilmekle yetinildiği, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; Mahkemece birleşen dosya açısından ayrı hüküm kurulmadığını, birleşen dava açısından kararın gerekçeli olma ilkesinin ihlal edildiğini, birleşen dosya açısından davanın esası incelenmeden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Yargıtay içtihatlarında da kabul edildiği üzere iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan müvekkilinin maluliyet oranında artma olması halinde gelişen yeni durum için ayrı bir dava açılmasının hukuken mümkün olduğunu, müvekkilinin maluliyet oranının Van 1. İş Mahkemesinin 2019/839 E. 2019/889 K. Sayılı kesinleşen ilamı ile %12'den %34,2 yükseldiğini bu nedenle müvekkilinin artan iş gücü oranının belirlenmek suretiyle iş gücü kaybından doğan zararının hesaplanarak müvekkiline ödenmesi gerektiğini, Mahkemece hükmedilen manevi tazminatının düşük olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun'un 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanun'un 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddeleridir.

3. Değerlendirme
A) Davacılar vekilinin manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre davacılar yönünden ayrı ayrı reddedilen manevi tazminatın Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacılar vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

B) Davacılar vekilinin maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI.KARAR:
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

Davacılar vekilinin maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.