10. Hukuk Dairesi 2022/11958 E. , 2023/6571 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1290 E., 2022/1031 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/236 E., 2020/21 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının 01.10.1989 ila 20.12.1997 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz olarak hizmet akdi ile çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; davacının iddia ettiği tarihler 1989 ve 1997 tarihlerinin yasal zaman aşımına uğramış olup söz konusu dönemlere ait ne bir bilgi ne de bir belge bulunmadığını, işyerinde Sosyal güvencesiz personel çalıştırılmadığını, Kimlerin çalıştığına dair bakabilecekleri bir belgenin dahi olmadığını, tüm işçilerin hak ve alacaklarının ödendiğini, Hiçbir zaman hak arama girişiminde bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde, davacının kurum kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacının çalıştığını iddia ettiği döneme ilişkin kaydı ve hizmetlerinin görülmediğini, Yargıtay kararlannda bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığının yeterli olmadığı, eylemli olarak çalışmasının gerektiğini, Kurumun resmi kayıtları incelenmeli, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesi, davalı işverenin ve davacının Kurum nezdindeki kayıtları getirtilmesi ve davacının iddiaları değerlendirilmesi, Mutlaka tanık dinlenmesi gerekiyorsa, tanıkların çalışıldığı iddia edilen işyerindeki işi bilen ve tanıyan, aynı zamanda dönem bordrolarında adı geçen kişilerden olmasına dikkat edilmesi, kurumun yazılı kayıtları ile çelişen tanık beyanları hükme esas alınmaması gerektiğini, beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacı tarafça dosyaya işe giriş bildirgesi ve bu mahiyette bir belgenin sunulmadığı, daha sonra kurumdan istenen kayıtlarda da davacıya ait işe giriş bildirgesinin bulunmadığı, davalı iş yerinin 16/05/2012 tarihinden itibaren Kanun kapsamına alındığı, davacıya ait hizmet cetveli incelendiğinde 506/4 aylık bordroda çalışma başlangıcının 2002/02 dönemi olduğu, bundan önceki döneme ait çalışma konusunda dosyada bilgi ve belge bulunmadığı ve çalışmanın bütünlük içinde geçtiğine dair bir delil sunulmadığı, bu dönemde farklı iş yerine dair çalışmanın bulunduğu, bu nedenle talep dönemine ilişkin davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı kanaatine varılmakla" gerekçesine dayalı olarak, davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeni ile reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Müvekkili davacının, emeklilik işlemlerini halledebilmek için, SGK Tescil ve Hizmet Dökümü'nü istediğini, ilgili dökümü incelediğinde, davalı işyerinde 01.10.1989 tarihinde başlayıp 20.12.1997 yılında son bulan kesintisiz çalışmasının hizmet dökümde kayıtlı olmadığını farkettiği ve dava açtığını, işbu yargılamada dava zamanaşımından veya hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin fiili çalışmasının ispatı açısından tanıkların dinlendiğini, anlatımları ile müvekkilinin iş yerinde fiili olarak çalıştığı ispat edildiğini, davalı ...'ın, müvekkilinin 1989-1997 yılları arasında kesintisiz olarak 8 yıl 2 ay süreyle çalıştığını dava dilekçesi ekinde sunduğu "Değerlendirme ve Hizmet Belgesi" başlıklı belgede açıkça kabul ettiği, ilgili belgeyi kaşeleyerek imzaladığını, dava dilekçesi ekinde sunulan, müvekkilinin bonservis defterinden de görüleceği üzere müvekkilinin bu yıllar arasında davalı kişinin işyerinde çalıştığı, SGK'ya bildirim ve kayıt yaptırılmasına rağmen primlerin ödenmediğinin açık olduğunu, müvekkilinin 1992 yılında askere gittiği ve döndükten sonra tekrar aynı iş yerinde çalışmaya başladığı dava dilekçesinde belirtildiği, ihtiyaç duyulması halinde Milli Savunma Bakanlığına yazılacak bir müzekkereyle günü gününe aydınlatılabileeceğini, kararın kaldırılarak davanın kabulüne, kanun yolu masrafları ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SGK yazısından davalı tarafça davacının kuruma bildirilen çalışması olmadığı, işe giriş bildirgesi verilmediği, davacının dava dilekçesi ekinde 07.07.1991 tarihli asker bonservisi belgesi verildiği, 20.07.1997 tarihinde davalı tarafça imzalanmış " Değerlendirme ve hizmet belgesi düzenlenmiş ve ayrıca mesleki eğitim müdürlüğü ve vergi dairesi tarafından da onaylandığı bu belgelerin hak düşürücü süreyi kesen belgelerden olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun oy birliği ile esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının çalışmalarının tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 inci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2.Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3. Değerlendirme
Eldeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Mahkemece, davacı adına davaya dahil edilen İnbar Paz...A.Ş. tarafından düzenlenerek Kurum'a 20.06.1991 tarihinde intikal ettiren 01.06.1991 tarihli işe giriş bildirgesinin varlığı, işe giriş bildirgesinin hak düşürücü süreye engel olacağı ve davalı ...'ın bu şirketle bağı da gözetilerek bu tarihten sonraki kısma ilişkin araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!