10. Hukuk Dairesi 2022/11784 E. , 2024/4522 K.
"İçtihat Metni"MahkemeSİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2017/436 Esas, 2021/635 Karar
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında Mahkemede görülen iş kazasından kaynaklu maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıta (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleşen dava dosyalarında özetle; müvekkillerinin murisinin iş kazasında vefat ettiğinden bahisle eş Ceyhan için 124.741,51 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat, 100,00 TL cenaze gideri, çocuk ... için 14.506,23 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat, çocuk ... ... için 32.051,98 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III.Mahkeme KARARI
Mahkemenin 14.01.2015 tarih, 2011/382 Esas, 2015/9 Karar sayılı kararıyla kusur raporu alınmaksızın davacılar murisinin kusuru oranında bir indirim yapılmadan düzenlenen hesap raporuna itibar edilmek suretiyle davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 12.000,00 TL, çocuklar lehine 6.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine, sigorta şirketi poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere hüküm altına alınan maddi tazminatların tüm davalılardan, manevi tazminatların davalılar ... Gıda şirketi ve Yeni Untaş şirketinden müştereken ve müteselsile tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 14.01.2015 tarihli ilk kararının davalı ... dışındaki tüm taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 16.05.2017 tarih, 2016/12115 Esas, 2017/4041 Karar sayılı kararıyla temyiz eden tarafların sair temyiz itirazları inclenmeksizin kusur raporu alınmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğu, kaza tarihi dikkate alındığında, İş Kanunu'nun 77 nci maddesi ile yönetmelik hükümleri göz önünde tutularak 3 kişilik trafik iş güvenliği uzmanlarından oluşan heyete olayı inceleterek, tarafların iddia ve savunmalarında belirtilen fazla çalışma ve yorgunluk iddialarını da kapsayacak şekilde kusur raporu alınması ve çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 22.12.2021 tarih, 2017/436 Esas, 2021/635 Karar sayılı kararla iş kazasının meydana gelişinde ... sigortalının %50, davalılar ... Gıda şirketi ve Yeni Untaş şirketinin birlikte %50 oranında kusurlu oldukları kabulünden hareketle eş lehine 110.508,31 TL maddi, 15.000,00 TL manevi, çocuk ... lehine 14.506,23 TL, 8.000,00 TL manevi, çocuk ... ... lehine 30.185,65 TL maddi, 8.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, sigorta şirketi poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere hüküm altına alınan maddi tazminatların tüm davalılardan, manevi tazminatların davalılar ... Gıda şirketi ve Yeni Untaş şirketinden müştereken ve müteselsile tahsiline, fazlaya ilişkin istemleri reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen 22.12.2021 tarihli son kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan bahisle eksik maddi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenle Mahkemenin bilinen dönemi değiştirmemesinin doğru olmadığını, hüküm altına alınan manevi tazminatların az olduğunu, ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalılar ... Gıda şirketi ve Yeni Untaş şirketinin ortak vekili temyiz dilekçesinde özetle, müteveffanın ölüm tarihi itibari ile asgari ücret 650.00 TL olduğunu, pazarlama elemanı olarak çalışan davacıların murisine bordroda yazılı olduğu üzere aylık 1.350,00 TL ücret ödendiğini, buna rağmen sendikanın bildirdiği ücret üzerinden yapılan hesaba itibar edilmesi hatalı olduğunu, reddedilen manevi tazminatlar üzerinden kendileri lehine ayrı ayrı red vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, davacı çocukların maddi tazminat taleplerinin reddedilen kısımları üzerinden hüküm altına alınan red vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini, Mahkeme tarafından bozulan ilk kararda hüküm altına alınan manevi tazminat tutarlarından daha fazla manevi tazminat takdir edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusuru oranlarını kabul etmediklerini, maluliyet oranının hatalı belirlendiğini, maddi zarar hesaplanırken peşin sermaye değerlerinin dikkate alınmadığını, iş kazası tespit prosedürünün işletilmesi gerektiğini, hesap raporunun hatalı olduğunu, dava konusu kaza sırasında müteveffanın araçta yolcu olup hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla faizin dava tarihinden başlayacak yasal faiz olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 439 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle temyiz kapsam ve nedenlerine göre, tarafların aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından, davacılar murisinin meydana gelen iş kazasında vefat ettiği, kazanın oluşumunda ... sigortalının %50, davalılar ... Gıda şirketi ve Yeni Untaş şirketinin birlikte %50 oranında kusurlu oldukları, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 16.05.2017 tarihli kararında temyiz eden tarafların sair temyiz itirazları incelenmeksizin kusur raporu alınması gerektiğinden bahisle bozma kararı verildiği, bozma dışında bırakılan bir husus bulunmadığı, Mahkemece bozmadan önce 24.09.2013 tarihli bir hesap raporu alındığı, müteveffanın kayıtlardaki asgari ücretin 1,69 katı düzeyinde olan ücreti dikkate alınarak hesaplama yapıldığı ve davacı eşin maddi zararının 108.932,68 TL olarak, davacı çocuk ...’ın maddi zararının 19.844,32 TL olarak, davacı çocuk ... ...’un maddi zararının 3.779,98 TL olarak tespit edildiği, taraf vekillerince rapora süresinde itiraz edildiği, itirazlar üzerine alınan 08.10.2014 tarihli ek hesap raporunda davacıların 2.500,00 TL ücret iddiasının Tek-Gıda iş sendikasının müdür pozisyonunda çalışan sigortalılar için bildirdiği 2.500,00 TL - 2.750,00 TL arasındaki ücret içinde kaldığından bahisle davacıların iddiası gibi aylık 2.500,00 TL net ve dönem asgari ücretinin 3,968 katı seviyesine denk gelen ücret ile yine kök hesap raporundaki gibi asgari ücretin 1,69 katı seviyesindeki ücret üzerinden iki ihtimalli hesaplama yapıldığı, 3,968 katı ücret ihtimalinde; davacı eşin maddi zararının 124.741,51 TL olarak, davacı çocuk ...’ın maddi zararının 14.506,23 TL olarak, davacı çocuk ... ...’un maddi zararının 32.051,98 TL olarak tespit edildiği, 1,69 katı ihtimalinde ise davacı eşin maddi zararının 17.206,13 TL olarak, davacı çocuk ... ...’un maddi zararının 8.950,94 TL olarak tespit edildiği, anılan ihtimalde davacı çocuk ...’ın karşılanmamış maddi zarar bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, davalı vekilinin ek hesap raporuna süresinde itiraz ettiği, davacılar vekilince 03.12.2014 tarihli celsede 08.10.2014 tarihli bu rapora bir diyecekleri olmadığının beyan edildiği, Mahkemenin ilk kararında bu 08.10.2014 tarihli ek hesap raporunun asgari ücretin 3,968 katı düzeyindeki ücrete göre yapılan hesaplama ihtimaline itibar edildiği, davalı vekilinin Mahkemenin ilk kararına karşı ücret yönünden de temyizi bulunduğu, davacılar vekilinin hesaba yönelik bir temyiz nedeni ileri sürmediği, bozmadan sonra Mahkemece 12.07.2021 tarihli hesap raporu ile bir de bu rapora ek 29.11.2021 tarihli ek hesap raporu alındığı, her iki hesap raporunda da bozmada ücrete değinilmedi gerekçesi ile önceki hükme esas asgari ücretin 3,968 katı seviyesindeki ücret üzerinden hesaplama yapıldığı, bu ücretin yukarıda açıklandığı gibi aslında sendika tarafından müdür pozisyonunda çalışan sigortalılar için bildirilen ücret olduğu, yine her iki hesap raporunda da davacıların hesaplanan maddi zarar tutarlarından Kurum ödemelerinin rücu edilebilecek kısımlarının tenzil edilmediği, 12.07.2021 tarihli hesap raporunda bilinen dönem sonu 2021 yılı sonu olarak kabul edilmek ve müteveffanın %50 kusuru oranında indirim yapılmak suretiyle davacı eşin maddi zararının 305.111,47 TL olarak, davacı çocuk ...’ın maddi zararının 43.041,28 TL olarak, davacı çocuk ... ...’un maddi zararının 47.451,69 TL olarak tespit edildiği, 29.11.2021 tarihli ek hesap raporunda bilinen dönem sonu 2014 yılı sonu olarak kabul edilmek suretiyle ve fakat kusur indirimi yapılmaksızın davacı eşin maddi zararının 221.016,63 TL olarak, davacı çocuk ...’ın maddi zararının 56.458,57 TL olarak, davacı çocuk ... ...’un maddi zararının 60.371,31 TL olarak tespit edildiği, Mahkemenin temyiz incelemesine konu kararında 29.11.2021 tarihli hesap raporuna itibar ettiği, ancak anılan raporda kusur indirimi yapılmamış olması nedeniyle hesaplanan maddi zarar tutarlarından müteveffaya izafe edilen %50 kusur oranında indirim yapılarak sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının veya ölümü halinde yakınlarının maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Ayrıca gerek mülga BK’nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nın 56 ncı maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin manevi zarar adı ile ölenin yakınlarına verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Öte yandan Usuli kazanılmış hak davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada, Mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Kazanılmış haklar “Hukuk Devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasa'nın 2 nci maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Örneğin Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır.
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya Mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir.( HGK'nın 12.07.2006 T., 2006/4-519 E., 2006/527 K., 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Zira usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı)
Somut olayda bozma ilamında hesaplamaya esas alınması gereken ücret konusundaki uyuşmazlığının bozma dışı bırakılmadığı, temyiz eden davacılar vekili ile davalılar ... Gıda şirketi ve Yeni Untaş şirketi ortak vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmediğinin açıkça belirtildiği gözden kaçırılarak ücret konusunda bir bozma bulunmadığından bahisle ve ayrıca ... sigortalının sendikalı olduğu konusunda bir veri bulunmamasına, yine ... sigortalının davalı iş yerinde müdür sıfatıyla çalıştığı kesin olarak ortaya konmuş olmamasına rağmen sendika tarafından müdür pozisyonunda çalışan sigortalılar için bildirilen ücret dikkate alınarak hesaplama yapılması hatalı olduğu gibi davalı ... tarafından bozulan ilk karara karşı temyiz yoluna başvurulmadığı gözetilmeden davacılar eş ve çocuk ... ... lehine hüküm altına alınan maddi tazminatların davalı ... yönünden de azaltılması yerinde değildir. Bunlar yanında davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat tutarları az olmuştur.
Kabul ve uygulamaya göre de davacıların bozulan ilk karara karşı maddi tazminat yönünden bir itirazları olmadığı, anılan kararda davacı çocuk ... lehine 14.506,23 TL maddi tazminat ödenmesine karar verildiği dikkate alındığında temyiz incelemesine konu son kararda davacı çocuk ...'ın maddi zararının 28.229,28 TL olarak belirlenip ıslah doğrultusunda maddi tazminatın hüküm altına alınması davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı ihlal ettiğinden hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş, davacılar murisinin iş yerinde tam olarak hangi sıfatla çalıştığını tereddüte yer bırakmayacak şekilde kesin olarak belirlemek, sigortalının yaptığı iş, yaşı, kıdemi belirtilmek suretiyle TÜİK’den ve varsa aynı iş kolunda faaliyet gösteren meslek odasından bilinen devrede sigortalının alabileceği ücretleri sormak, elde edilecek sonuçları dosyadaki diğer verilerle birlikte değerlendirip müteveffanın gerçek ücretini tereddütsüz olarak belirlemek, sonrasında davacıların maddi zararını yeniden hesaplatmak için yeni bir hesap raporu almak, raporda, bilinen bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönemlerin başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmemesi, aşamalarda alınan 08.10.2014 tarihli bilirkişi hesap raporundaki tarihlerin muhafaza edilmesi gerektiğini, hesaplanacak zarar tutarlarından müteveffaya atfedilen %50 kusur oranında indirim yapılması gerektiğini, yine davacılara bağlanan iş kazası ölüm gelirlerinin ilk peşin sermaye değerlerinin rücu edilebilecek kısımlarının tenzil edilmesi gerektiğini göz önünde bulundurmak, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda davacılar lehine hükmedilecek manevi tazminat tutarlarını belirlemek, usuli kazanılmış hakları da dikkate alarak çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
2.Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz eden ilgililere iadesine,
3.Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
26.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!