10. Hukuk Dairesi 2022/11714 E. , 2024/3020 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1039 E., 2022/1660 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bandırma İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/138 E., 2022/8 K.
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde kazanın olduğu 21.07.2015 tarihine kadar yaklaşık 8 aydır salam sosis dolum bölümünde asımcı olarak çalıştığını, 21.07.2015 tarihinde saat 00:30 sıralarında bölüm formeninin gelerek burada iş olmadığını ve çalışma arkadaşıyla birlikte farklı bir yer olan kırmızı et bölümüne götürdüğünü ve buradaki mozarella peyniri kıyma makinasının bant usulü çalışan bir makina olduğunu fakat bant sisteminin bozuk olduğunu, makinada çalışırken peynirlerden birinin poşetinin kıyma makinasına düştüğünü bölüm formeninin laf söylemesinden çekinen davacının poşeti almak için elini kıyma makinasına soktuğunu ve bu kaza sonunda kolunun dirseğinin alt kısmından koptuğunu ve sürekli sakat kaldığını, davalının kendi kusuruyla verdiği zarardan sorumlu olduğunu, davalının işçilerin zarar görmemesi için gerekli önlemleri almadığını davacının manevi olarak zarar gördüğünü, davacının kaza geçirdiği tarihte henüz 21 yaşında ve yeni evli olduğunu, manevi olarak da çok yıprandığını, bu sebeple 2.000 TL geçici ve sürekli iş göremezlik ve 100.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsilini, dava masraf ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, işverenin hiçbir kusuru bulunmadığını, işçiye iş güvenliği eğitimleri verildiğini, iş kazasının en başından işyerinin davacının bütün tedavileriyle yakından ilgilendiğini gerek tedavi gerekse kişisel ihtiyaçlarının görülmesi için yoğun çaba harcadığını, yapılan ziyaretler esnasında kendisi ile yapılan görüşmelerde iyi olmasına ya da raporunun bitiminde işinin şirkette hazır olduğunu, kendisine uygun, zorlanmadan yapabileceği masa başı iş ayarlanabileceğinin de iletildiğini, davacının bu davayı açmış olmasına rağmen tedavisi ile ilgili giderlerin ödenmeye devam ettiğini, istenilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "Davacının davasının kısmen kabulü ile 1-) 375.229,71 TL maddi tazminat alacağının kaza tarihi olan 21.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-) 50.000 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 21.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, kabul anlamına gelmemek şartıyla Mahkeme tarafından tüm maddi tazminat tutarına 21.07.2015 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş olduğunu, bu hususun hukuk kurallarına ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına aykırı olduğunu, müvekkil şirketin davacının işvereni olmadığını ve davacının, hiçbir zaman müvekkilinin çalışanı olmadığını, davacının, ... İnsan Kaynakları İnş. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ("...") işçisi olduğunu ve müvekkili ile ... ... Şti. arasında yalnızca hizmet alan-hizmet veren ilişkisi bulunduğunu, çalışılan iş yerinde iş sağlığı ve güvenliğine yönelik tüm önlemlerin alındığını, çalışanlara gerekli tüm bilgiler verildiğini ve gerekli ikazların yapıldığını, davaya konu kazanın, kazazedenin kendi kusuruyla ve dikkatsizliği nedeniyle yaşandığını, davacının, yapmaması gerektiğini bildiği halde makine içerisine elini sokmak suretiyle poşeti almaya çalıştığını, bu kapsamda müvekkil Banvit'e %50 oranında kusur yüklenmesinin kabulünün mümkün olmadığını, dosya kapsamında hazırlanan 06.07.2021 tarihli bilirkişi raporu'nda toplam 298.216,44 TL, 25.10.2021 tarihli ek raporda ise 375.229,71 TL tazminat tutarının hesaplandığını, taraflarınca her iki rapora da itiraz edildiğini ve çelişkinin giderilmesi amacıyla yeni bir bilir kişiden yeni bir rapor alınması gerektiğinin belirtildiğini, Mahkeme tarafından yüksek olan tutara hükmedildiğini, çelişkinin giderilmediğini, maluliyet oranının çok yüksek belirlendiğini, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ile ücret-i vekâletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili özetle; istinaf dilekçesinde sunduğu gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunu'nun 13, 16 ve 20 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
2.Dosya içeriğine göre İlk Derece Mahkemesince, davacı için 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmişken, Bölge Adliye Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli kararında da davalının başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği ve belirtilen tutarın Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, davalının bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
3.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili tarafından davacı yönünden maddi tazminat talepleriyle ilgili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin, sebep ve kapsamına göre yapılan incelemede kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı görülmüştür.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Davalı vekilinin, davacı lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2.Davalı vekilinin, davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz istemiyle ilgili, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3-Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21/03/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!