WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/11681 E.  ,  2024/4463 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2586 E., 2022/1047 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/80 E., 2020/847 K.

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın maddi tazminat yönünden kısmen kabulüne, manevi tazminat yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteklerin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin müşterek murisi ... ... ile davalılar arasında imzalanan 01.09.2015 tarihli iş sözleşmesi gereği Astana Khargos yol yapım inşaatında formen olarak çalıştığı, 28.05.2016 tarihinde geçirdiği kalp krizi neticesinde hayatını kaybettiğini, iş yerinde kalp krizi geçirerek vefat ettiğinden iş kazası olarak değerlendirileceğini, 12 saat gibi uzun mesailerin yapıldığını ve müteveffanın da nispeten yaşlılığı değerlendirilmeden çalıştırılmış olması neticesinde bu ağır tempoya dayanamayan müvekkillerinin murisinin kalp krizi geçirerek ölümüne sebebiyet verildiğini, işe başlamadan önce kendisi sağlıklı olduğundan, işin yoğunluğu ve stresinden dolayı kalp krizi geçirdiğinin aşikar olduğunu, mesaisinin 16:00-04:00 arası olduğunu, iki haftada bir pazar günleri tatil yapılması gerekirken ayda veya iki ayda bir pazar günü ancak tatil yapılabildiğini, ... ...'in ölümünde davalı şirket yetkililerinin ihmali ve ağır kusurlu olmaları nedeni ile maddi ve manevi tazminat talebi için bu davanın açılmış olduğunu ilave ederek, davalarının belirsiz alacak davası olması nedeni ile manevi tazminatla ilgili taleplerini davanın seyri ve süreç içinde toplanacak deliller nazara alınarak bilahare talep edeceklerinden şimdilik destekten yoksun kalma tazminatı olarak bir kısım maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
1.Davalı Doğuş İnşaat vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ...'in Doğuş - ... Adi Ortaklığının taahhüdü altında bulunan ve Kazakistan'da yürütülen Doğu-Batı Yolları Projesi Almaty - Khorgos kesiminin yapım işleri kapsamında formen olarak çalışmış olduğunu, mesai saatleri dışında geçirmiş olduğu kalp krizi sonucunda vefat ettiğini, müteveffanın çalışma saatlerinin dışında dinlenme halindeyken aniden rahatsızlanıp sağlık ekibi ilk müdahaleyi yaparak kalp masajı uyguladığını, durumun aciliyeti nedeniyle ana kampta 7/24 bulunan ambulans beklenmeden müteveffanın en yakın hastaneye götürüldüğünü, fakat müdahalelere rağmen kaldırılmış olduğu hastanede hayatını kaybettiğini, müteveffanın vefat ettiği tarihte 50 yaşında olup formen pozisyonunda çalışması için gerekli deneyime sahip biri olarak çalışmaya başladığını, yaşının bulunduğu pozisyon için uygun olup yapılan işin ağırlığını kaldıramayacak bir yaşta olduğunu belirten hiçbir düzenlemenin de bulunmadığını, fiziken ağır şartlar altında çalıştığı iddiasının gerçeklikten uzak olduğunu, müteveffanın olay günü yanında bulunan tanık anlatımına göre yaklaşık saat 22:00 sıralarında vefat ettiğini, çalışma saatlerinin dışında dinlenme halindeyken aniden rahatsızlandığını, müteveffanın ölümünde sorumluğunun ve kusurunun bulunmaması sebebi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... İnşaat vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen elim vefat olayının iş kazası olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin gerek iş sağlığı ve güvenliği gerekse de üzerine düşen her türlü sorumluluğu yerine getirdiğini, dolayısıyla müteveffanın ölümünün müvekkilinin kusuruna dayanmadığı, iş ve çalışma koşulları ile ilişkilendirilmesinin kabul edilemeyeceğini, müteveffanın söz konusu işyerinde 06.08.2015 tarihinde işe başladığını ve vefat tarihine kadar yaklaşık 9 ay süreyle burada çalıştığını, işyerinde sağlık ekibi bulunmadığı iddiasının gerçek olmadığını, davanın öncelikle görev ve hukuki yarar yokluğundan reddine aksi kanaat halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davanın maddi tazminat yönünden kısmen kabulüne, manevi tazminat yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı Doğuş İnşaat vekili istinaf sebepleri olarak; hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, murisin çalışma koşullarının ağır olmadığını, Mahkemece sadece aleyhe tanık beyanlarının dikkate alındığını, murisin daha önceden kalp rahatsızlığı nedeniyle hastaneye başvuru yapıp yapmadığının araştırılmadığını, davalı işverenlerin mevzuata uygun olarak yeterli sayıda sağlık ekibi bulundurduğunu, SGK inceleme raporunda davalılara kusur izafe edilmediğini, hükme esas alınan raporla çelişki bulunduğunu, olayın çalışma saatlerinde olmaması nedeniyle iş kazası olmadığını, müteveffanın ücretinin hatalı olarak net 2.500USD aldığı kabul edilerek hesaplama yapıldığını, ücret dışındaki fazla mesai gibi ödemelerin de ücretten sayıldığını, SGK teftiş raporunda net 2.000USD olarak belirtildiğini, iş bittiğinde müteveffanın işten ayrılacağını, halen yurt dışı çalışan olarak kabul edilerek ücretinin bu miktarda belirlenerek hesaplanmasının hatalı olduğunu, aktif dönem hesabında herhangi bir iskonto uygulanmamasının hatalı olduğunu, bakiye ömür hesabında müteveffanın kalp rahatsızlığı olduğunun dikkate alınması gerektiğini, ödenen 8.000USD'nin yardım olarak kabul edilerek mahsubunun yapılmamasının hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından kaçınılmazlık oranının dağıtılmasının de hatalı olduğunu, manevi tazminat hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesine rağmen reddedilen miktar yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olmadığını belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı ... İnşaat vekili istinaf sebepleri olarak; hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, murisin çalışma koşullarının ağır olmadığını, Mahkemece sadece aleyhe tanık beyanlarının dikkate alındığını, murisin daha önceden kalp rahatsızlığı nedeniyle hastaneye başvuru yapıp yapmadığının araştırılmadığını, davalı işverenlerin mevzuata uygun olarak yeterli sayıda sağlık ekibi bulundurduğunu, SGK inceleme raporunda davalılara kusur izafe edilmediğini, hükme esas alınan raporla çelişki bulunduğunu, olayın çalışma saatlerinde olmaması nedeniyle iş kazası olmadığını, müteveffanın ücretinin hatalı olarak net 2.500USD aldığı kabul edilerek hesaplama yapıldığını, ücret dışındaki fazla mesai gibi ödemelerin de ücretten sayıldığını, SGK teftiş raporunda net 2.000USD olarak belirtildiğini, iş bittiğinde müteveffanın işten ayrılacağını, halen yurt dışı çalışan olarak kabul edilerek ücretinin bu miktarda belirlenerek hesaplanmasının hatalı olduğunu, aktif dönem hesabında herhangi bir iskonto uygulanmamasının hatalı olduğunu, bakiye ömür hesabında müteveffanın kalp rahatsızlığı olduğunun dikkate alınması gerektiğini, ödenen 8.000USD'nin yardım olarak kabul edilerek mahsubunun yapılmamasının hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından kaçınılmazlık oranının dağıtılmasının da hatalı olduğunu, manevi tazminat hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesine rağmen reddedilen miktar yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olmadığını belirterek Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Doğuş İnşaat vekili özetle; istinaf nedenleri çerçevesinde kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... İnşaat vekili özetle; istinaf sebepleri doğrultusunda kararın bozulmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
Eldeki dava dosyası incelendiğinde hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayandığı anlaşılmıştır. Kaçınılmazlık; idari, teknik ve somut olayda tüm tıbbi ve fenne dayalı tedbirlerin alınmasına rağmen zararlı sonucun gerçekleşmesi olup, somut maddi ve manevi tazminat davası için hükme dayanak kılınan raporda 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesindeki sorumluluğun tespitinde kaçınılmazın gözetileceği vurgulanıp, sonuçta kaçınılmazlığın var olduğu kabulüyle, belirlenen kaçınılmazlığın %60 ının işverenliğe yüzde %40’ınında sigortalıya yüklenerek yazılı şekilde kusur oranlarının belirlenmesi ve bu belirlemeye esas kullanılan yöntem, yerinde değildir. Bu sebeple Mahkemece yapılacak iş sigortalının fiziksel hususiyeti ve alışkanlıkları dikkate alınarak, bünyesel faktörlerin olaya etkisi tartışıldıktan sonra kusur ve oran aidiyeti belirlemesi yapılmasıdır. Bu belirleme yapılırken tanık beyanlarında ifade edilen ve dosyadaki kayıtlardan anlaşılan fazla çalışmanın niteliği belirlenip, davacının yukarıda bahsedilen yaşam biçimi, boy, kilo ve obezlik gibi unsurlar birlikte değerlendirilip, fazla mesainin kalp krizine etkisi tartışılarak tarafların sorumluluk oranları tespit edilmelidir. Bunun yanında Mahkemenin ücret ve yardım amaçlı ödemeye dair yorumu isabetli olup, davacılar murisinin 01.02.2014'ten itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/1.a maddesi kapsamında yaşlılık aylığı aldığı ve davaya konu kazanın 28.05.2016’da gerçekleştiği anlaşılmakla, hesap raporunda işlemiş dönem sonu belirlenirken makul süre gözetilerek hesap yapılmalıdır. Ancak bu belirleme yapılırken davalıların yurt dışı iş bitim süresi açıklığa kavuşturulmalı ve davacının ücreti olan 2500 Amerikan Doları üzerinden yapılacak hesap bu kapsamda belirlenmelidir. Anılan sebepler çerçevesinde, Mahkemece ilgili hususlar gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi sair yönler incelenmeksizin bozmayı gerektirir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.