WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/11617 E.  ,  2023/9685 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/94 E., 2022/1688 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 21. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/32 E., 2020/208 K.

Taraflar arasındaki eksik hesaplandığı iddiası ile yaşlılık aylığının miktarının yeniden tespit edilmesi ve fark aylıkların davalı Kurumdan yasal faizi ile birlikte tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul-kısmen reddine dair karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yurt dışı çalışanı olarak 3201 sayılı Kanun gereği borçlanma yaparak emekli olduğunu, hizmet başlangıç tarihinin 1980 yılı olmasına rağmen aylık bağlanırken 1986 yılından sonraki dönemin dikkate alındığını belirterek Türkiye sigortalılık başlangıcının ... Rant Sigortasına giriş tarihi olan 08.09.1980 olarak tespitini, yaşlılık aylığının yeniden hesaplanarak eksik ödenmiş aylıkların hak ediliş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini, yaşlılık aylığında eksiklik olmadığı tespit edildiği taktirde fazladan ödenen yurtdışı borçlanma miktarının faiziyle iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında kendisince yapılan işlemlerin yasaya ve hukuka uygun olduğunu, davacının aylığında eksik hesaplanmış bir miktar olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dava kurum işleminin iptali talepli olup taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının emekli aylığının doğru hesaplanıp hesaplanmadığı konusunda toplandığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce kurum kayıtları getirtilmiş, taraf beyanları alınmış, taraf delilleri toplanmış ve bilirkişi raporu alınmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının alması gereken aylık hesabı yapılmış ve kurumca yapılan hesabın hatalı olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamında toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesinden aylık hesabına ilişkin alınan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin tespitinde hukuki yararı bulunmadığından bu talep yönünden usulden reddine diyerek, davanın kısmen kabulü ile davacının yaşlılık aylığının 01.08.2006 tarihi itibari ile 526,57 TL olduğunun tespitine, davacının yaşlılık aylığının dava tarihi olan 19.01.2018 tarihi itibari ile 1.597,08 TL aylık ve 63,88 TL ek ödeme olmak üzere toplam 1.660,95 TL olduğunun tespitine, davacının aylık bağlanma tarihi olan 01.08.2006 tarihinden itibaren eksik ödenen aylık tutarlarının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurum tarafından davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davalı ... vekili, davacının aldığı yaşlılık aylığı hesabında herhangi bir eksik bulunmadığını, sadece bilirkişi hesaplamasına dayanılarak karar verilemeyeceğini, dava açılmasına sebebiyet vermeyen Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davacının prim hesabında yurtdışı borçlanma tutarının borçlanma dönemlerine aktarılırken ara dönemlerde dönem sonu günlerinin hesaba dahil edilmediği, 01.01.1995-20.11.1995 tarihleri arası prim gün sayısının 320 gün alınması gerekirken 315 olarak alındığı, 1995 yılı prim hesabında dönem asgari ücretlerin 1,4436 katı alınarak 320 günlük prime esas kazanç toplamı 80.769.420,00 TL olması gerekirken 21.612.076 TL olarak hesaplandığı ,bu nedenle son 5 yıllık ortalama kazanç hatalı hesaplandığı, diğer ara dönemlerde de aynı şekilde eksik hesaplama sonucu olarak toplam borçlanma süresi 7200 gün aynı olduğu halde 20.04.1982-24.12.2004 tarihleri arası dönemlerde yapılan gün sayılarında eksik hesaplama sonucu 2000 tarihinden önceki ve sonraki dönen gün sayısı ve prime esas kazançlarının eksik hesaplandığının bildirildiği;
23.01.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda; davacının yaşlılık aylığının ilk aylık bağlama kararı ile 526,89-519,447=7,42 TL eksik hesaplandığı akabinde 01.01.2007 tarihi aylığının Ocak 2007 artış oranı ile güncellendiğinde 01.08.2006 tarihi itibari ile aylığının 519,47 TL olarak hesapları aylığının Ocak 2007 Aylık artış oranı göz önüne alındığında 519,47 TL'nin, 545,44 TL olması gerekirken 552,70 TL olarak kabul edilerek aynı dönem için hesaplanan aylık arasındaki farkın 0,21 kuruş olduğu göz önüne alınarak Aylık Fark Cetvelinde görüldüğü üzere 01.08.2006 tarihinden dava tarihi 19.01.2018 tarihine kadar eksik ödenen aylık fark toplamını 75,83 TL olduğu, davacıya aylık tahsisinden itibaren eksik ödenen aylık farkının dava tarihine kadar gecikme faiz tutarının 52,97 TL olduğu bildirilmiş olup buna göre de, mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili davacıya 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesinin B-C bendine göre aylık bağlandığı, 20.04.1982-22.12.2004 yılları arası aralıklı olarak 3201 sayısı kanuna göre 6032 gün 08.09.1980-08,12.1984 yılları arası Bağ-Kur'a 1168 gün borçlanıp ödediği, taplam 7200 gün üzerinden emekli olduğu, ancak sigorta başlangıç tarihi, yurt dışı borçlanma ödediği tarih olan 16.03.2006 tarihinden ödenen gün sayısı 7200 gün kadar geriye giderek hesaplandığında işe giriş tarihinin 16.03.1986 tarihi olduğu, davacıya herhangi bir şekilde eksik ödeme bulunmadığı, kurum hesaplamalarında da herhangi bir şekilde yanlışlık bulunmadığı dosya kapsamında ve kurum kayıtlarında mevcut olduğunu, hatalı yapılan hesaplama doğrultusunda hüküm kurulması ve itirazlarına rağmen hesaplama içeriği değerlendirilmeden verilen istinaf kararının yerinde olmadığını belirterek, usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı Kurumca bağlanan aylık miktarının eksik hesaplanıp hesaplanmadığı ve buna göre eksik hesaplanmış ise fark aylıklar nedeniyle davacının alacağının kurumdan tahsilinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi ile 506 sayılı Kanunun geçici 82 nci maddeleri ile birlikte 3201 Sayılı Kanunun 5 inci maddesi maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.