WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/11547 E.  ,  2024/7049 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/111 E., 2022/840 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/71 E., 2021/587 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ... ...'un 09.07.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde ağır şekilde yaralandığını, 5 aydan fazla komada kaldığını ve 15.12.2013 tarihinde vefat ettiğini, Van 2. İş Mahkemesi'nin 2019/763 Esas-2020/415 Karar sayılı manevi tazminat davasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davacıların murisinin kusurunun bulunmadığı, davalı kurumun % 25 kusurlu, dava dışı 3. şahsın % 75 oranında kusurlu bulunduğunun belirlendiğini, 2013 yılında gerçekleşen iş kazasında kazaya sebebiyet veren % 75 kusurlu kimliği belirlenemeyen aracın yanı sıra % 25 kusurlu olan işverenin de kusurlu araç şoförünün kusurundan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep haklarının saklı kalması kaydıyla ... için 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, ... için 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, ... için 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve ... için 100,00 TL bakıcı giderinin olay tarihinden işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacılar vekili 14.10.2021 tarihli dilekçesi ile davacılardan ... yönünden maddi tazminat talebini 110.731,31 TL, bakıcı gideri talebini 5.342,45 TL; ... yönünden 39.967,51 TL olarak arttırmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı definde bulunduklarını, davacılara SGK tarafından gelir bağlandığını, ... ...'un çocuklarının 18 yaşını doldurduklarını bu nedenle destekten yoksun kalma durumlarının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar murisi ... ...'un Dsi 17. Bölge Müdürlüğü personeli olup davalı kurum personeli olan dava dışı ... ... ile birlikte Dsi 17. Bölge Müdürlüğü'nce yapımı sürdürülen Morgedik baraj inşaatında görevli oldukları, 09.07.2013 tarihinde baraj kontrol mühendisinin barajdaki işlerin yürütülmesine ilişkin olarak toplantı yapmak amacıyla davacılar murisi ... ... ve barajda görevli bir kısım personeli merkez şubeye çağırması sonucu müteveffanın çalışma arkadaşları ..., ... ... ve ... ... ile birlikte ... ...'in sürücüsü olduğu araçla Van İli'ne doğru yola çıktıkları, araç Erciş İlçesi istikametinden Van İli istikametine seyir halindeyken, karşı yönden gelmekte olan ve şerit ihlali yapan plakası tespit edilemeyen beyaz renkli bir aracın dava dışı ... ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araca doğru gelmesi üzerine dava dışı ... ...'in söz konusu araçtan kaçmak amacıyla önce sola manevra yaptığı, araç tekrar üzerine gelince sağa doğru manevra yapması üzerine aracın yolun sağında bulunan mıcırlara kaptırılması sonucu sürücü ... ...'in direksiyon hakimiyetini kaybederek şarampole yuvarlandığı, kaza sonrası 15.12.2013 tarihinde araçta yolcu olarak bulunan davalı kurum personeli davacılar murisi ... ...'un vefat ettiği, kaza sonrası SGK'ca davacılardan ...'a 293.851,20 TL, ...'a 38.900,78 TL ve ...'e ise 55.949,32 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığı, kesinleşen Mahkemenin 07.09.2020 tarih ve 2019/763 E.-2020/415 K. sayılı manevi tazminat dosyasında hükme esas alınan 13.08.2020 tarihli kusur raporunda özetle; ... ... ...'un ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde dava dışı ... ...'in şerit değiştirmesine yol açan plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün % 75 oranında, davalının ise % 25 oranında kusurlu olduklarının bildirildiği, bahse konu dosyada verilen hüküm Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği için anılan dosyada hükme esas alınan 13.08.2020 tarihli kusur raporunun işbu dosya bakımından kesin delil niteliğinde bulunduğu, birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK. nun 50 nci maddesi, ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK. nun 51 inci maddesi uyarınca (TBK’nun 61 inci maddesi) ve aynı Kanun'un 142 nci (TBK’nun 163 üncü) maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı bir dava ile de talep edebileceği düzenleme altına alınmış olup davalı DSİ'nin dava dışı araç sürücüsünün kusurundan da sorumlu olduğu, 11.10.2021 tarihli raporda; müteveffanın eşi ...'un destekten yoksun kalma nedeniyle SGK gelirlerinin rücu edilebilecek bölümü ile karşılanmış maddi tazminat alacağının 110.731,31 TL, müteveffanın oğlu ...'un destekten yoksun kalma nedeniyle SGK gelirlerinin rücu edilebilecek bölümü ile karşılanmış maddi tazminat alacağının 39.967,51 TL, müteveffanın kızı ...'ün destekten yoksun kalma nedeniyle SGK gelirlerinin rücu edilebilecek bölümü ile karşılanmamış maddi tazminat alacağının kalmadığı, müteveffanın eşi ...'un müteveffanın olay tarihi ile vefat tarihi arasındaki bakım (bakıcı) giderleri nedeniyle talep edebileceği maddi tazminat alacağının 5.342,45 TL olduğunun bildirildiği, bahse konu raporun usul, Kanun ve dosya kapsamına uygun, denetime elverişli olduğu, somut olayda zararlandırıcı sigorta olayının davalı işveren yönünden olay tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nun 85/1 inci maddesinde belirtilen "Taksirle Öldürme" suçunu oluşturduğu ve aynı Kanunun 66/1-d maddesinde belirtilen ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, bu zamanaşımı süresinin ise 15 yıl olduğu, buna göre dava ve ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacılardan ... için 110.731,31 TL ve ... için 39.967,51 TL olmak üzere toplam 150.698,82 TL maddi tazminatın ölüm tarihi olan 15.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile adı geçen davacılara ödenmesine, 5.342,45 TL bakıcı giderinin kaza tarihi olan 09.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, davacılardan ...'ün maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, yeni asgari ücret artışı beklenmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tazminata esas ücret eksik alındığından tazminatın eksik hesaplandığını, hükme esas alınan raporda peşin sermaye değerinin yüksek hesaplandığını, haksız olarak yüksek oranda tazminattan indirim yapıldığını, peşin sermaye değerinin rücuya tabi oranı ve mahsup oranı yüksek oranda belirlendiğini ve tazminattan düşüldüğünü, pay dağılımının davacıların aleyhine hesaplandığını, vefat edenin pay oranın daha düşük olması gerektiğini, davacı ...'nin davasının reddinin hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılarak davanın kabulünü talep etmiştir.

Davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde, Mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiğini, vefat sonrasında murisin hak sahiplerine tüm alacaklarının ödendiğini, davacılara ödeme yapılması nedeniyle destekten yoksun kalma alacağının söz konusu olmadığını, ayrıca muris yakınlarına SGK tarafından dul ve yetim aylığı bağlandığını, dolayısıyla murisin ölüm sırasında davacılara olan desteği mevzuat çerçevesinde devam ettiği, murisin hastane ve tedavi giderlerinin sosyal güvence kapsamında olduğunu, bakıcı giderlerini talep edemeyeceğini, çocukların tamamının 18 yaşını doldurduğunu, bu nedenle destekten yoksun kalmanın söz konusu olmadığını, kusuru bulunmadığı halde %25 kusur atfedildiğini, başka bir sürücünün kusurunun yarısının müvekkiline yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, yeni kusur rapor aldırılması gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece aldırılan hesap bilirkişi raporunda pay dağılımının doğru olduğu, hesaplamanın kesinleşmiş kusur oranına göre yapıldığı, davalının kamu kurumu olması da gözetildiğinde Mahkemece müteveffanın ücretinin kıdem tazminatı bordrosuna göre doğru tespit edildiği, peşin sermaye değerinin SGK tarafından bildirildiği şekilde mahsup edildiği, mahsup işleminin 5510 sayılı Kanunun 21 inci maddesine uygun yapıldığı, davacı ... açısından SGK gelirleri ile rücu edilebilecek bölümü ile karşılanmamış maddi tazminat alacağının kalmadığı, davacı ... ...'nin yükseköğretim görmesi nedeniyle destekten yoksun kaldığı dönemin doğru hesaplandığı, davalı tarafın %25 oranındaki kusuru nedeniyle Türk Borçlar Kanunundaki müteselsil sorumluluk ilkesi gereğince meydana gelen tüm zararlardan müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamında getirilen delillere ve kesinleşmiş kusur oranlarına uygun denetime elverişli ve itibar edilir nitelikte olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, Mahkemenin asgari ücret artışı beklemeden karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, tazminata esas ücret eksik alındığından tazminatın eksik hesaplandığını, hükme esas alınan raporda peşin sermaye değerinin yüksek hesaplandığını ve yüksek oranda tazminattan indirim yapıldığını, pay dağılımının davacıların aleyhine hesaplandığını, vefat edenin pay oranın daha düşük olması gerektiğini, davacı ...'nin davasının reddini hukuka aykırı olduğunu, her davacı yönünden ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

Davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili, vefat sonrasında murisin hak sahiplerine tüm alacaklarının ödendiğini, ayrıca SGK tarafından dul ve yetim aylığı bağlandığını, murisin hastane ve tedavi giderlerinin sosyal güvence kapsamında olduğunu, bakıcı giderlerini talep edemeyeceğini, kusuru bulunmadığı halde %25 kusur atfedildiğini, 3. kişinin kusurunun davalıya yükletilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri ile 417 nci maddesi, 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Davalı vekilinin davacı ... ... ... lehine hükmedilen maddi tazminat tutarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3.Dosya içeriğine göre davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminat tutarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısımlara yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

2.Davalı vekilinin ve davacı vekilinin ... ... lehine hükmedilen maddi tazminat dışındaki maddi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,

1.Bölge Adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerinin anılan hükme yönelik temyiz itirazlarının, istinaf itirazı olarak ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanarak gerekçe oluşturulduğu da dikkate alınarak, temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin ... lehine hükmedilen maddi tazminat hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE,

2. Davacılar vekilinin ve davalı vekilinin ... lehine hükmedilen maddi tazminat dışında kalan maddi tazminat istemiyle ilgili kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.