10. Hukuk Dairesi 2022/11154 E. , 2023/9114 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/286 E., 2022/482 K.
KARAR : Kısmen Kabul, Kısmen Ret
Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisinin 09.07.2009 günü meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini belirterek müteveffanın annesi, babası ve kardeşleri için maddi ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın ... nolu, 15.07.2008-2009 geçerlilik tarihli trafik sigortası poliçesi ile şirketlerine sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin davalının sigortacısı olarak üçüncü kişilere verilen zarardan doğan sorumluluğu kusur oranında ve poliçe ile belirlenen Trafik Sigortası limitleriyle sınırlı olduğunu, şirketin manevi tazminatı karşılama sorumluluğunun teminat haricinde olduğunu, vefat eden ...'ın iş kazası geçirmiş SGK sigortalısı olması değerlendirilerek giderilen zararı varsa giderilen bu zararlar tespit edilerek mahsup yapılmasını, ceza davasının kusur oranlarının ve zarar miktarının kesinleşmesi için bekletici mesele yapılmasını, henüz temerrüde düşmediklerini, sigortanın temürrüdünün yeterli belgelerin tebliğinden itibaren başlaması gerektiğini savunmuştur.
2.Davalılar ... Bakım Merkezi, ... ve ... davaya cevap vermemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.03.2014 tarihli ve 2010/513 Esas, 2014/360 Karar sayılı kararı ile;
Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine,
Davacı ... için 54.789,96 TL maddi tazminatın 100,00 TL cenaze gideri tazminatının,
Davacı ... için 63.794,44 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 09.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine,
Davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın,
Davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın,
Davacı Muhammed için 5.000,00 TL manevi tazminatın,
Davacı Münevver için 5.000,00 TL manevi tazminatın,
Davalılar; ... Bakım ... Ltd Şti. ... ve ...'dan kaza tarihi olan 09.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine,
Fazlaya dair manevi tazminat taleplerinin ve davalı ... aleyhine açılmış manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesi'nin 17.03.2015 tarih ve 2014/18804 esas - 2015/5520 karar sayılı ilamında özetle; davacı babanın hizmete tabi çalışması nedeniyle aylık geliri bulunduğunun, davacı annenin eşinin aylık geliri bulunması nedeniyle Kurumca kendilerine iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanmadığının anlaşıldığı, yapılacak işin, davacı babanın hizmete tabi çalışması bulunduğundan maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi ile, davacı anne yönünden davacıya SGK Başkanlığını hasım göstererek iş kazası sigorta kolundan kendisine ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespiti davası açması için önel vermek, dava açılması halinde 6100 sayılı HMK'nun 165/2 nci maddesi gereğince bu dava için bekletici mesele yapmak, kesinleşen mahkeme kararı ile dava reddedilmiş ise davacı annenin maddi tazminat isteminin reddine karar vermek, dava kabul edilmiş ise hüküm tarihine en yakın tarihteki veriler gözetilerek davacının maddi zararını hesaplattırarak Kurumca davacıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya tabi kısmının maddi tazminat miktarından tenzil ederek, çıkacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibaret olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
3. Bozma kararına uyan Mahkemenin 11.02.2020 tarihli ve 2015/449 Esas, 2020/88 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davacı ... mirasçıları yönünden maddi tazminat isteminin reddine, davacı ... için 63.794,44 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 09.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, davacılar için istenen manevi tazminat istemleri bozma kapsamı dışında olduğundan davacıların manevi tazminat istemleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
4.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Dairemizin 16.02.2021 tarih ve 2020/6402 Esas - 2021/1664Karar sayılı ilamında özetle; davacı babaya hizmete tabi çalışması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumunca ölüm geliri bağlanmadığı, Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci maddesi hükmüne göre; ölen sigortalının gelirinden sürekli destekte bulunduğu ileri sürülüp, Türk Borçlar Kanunu'nun 55 inci maddesine göre maddi delillerle hesaplanabilir sürekli ve düzenli fiili bir desteğin varlığının da kanıtlanmadığı, bu durumda; Mahkemenin bozma ilamına uyması sonrasında yeni bir içtihadı birleştirme kararı verildiği, bu şekilde de bozma ilamı ile usulü kazanılmış hak doğmadığı gözetilerek; Mahkemece farazi desteğin karine olduğu kabul edilerek, Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51 inci maddeleri uyarınca, somut olayın özelliğine göre davacı ana ve/veya babanın birbirlerine desteği ile varsa diğer çocuklarından alabilecekleri destek de dikkate alınarak davacı baba (mirasçıları) lehine hakkaniyete uygun makul bir maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı ve Yargıtay ilamları dikkate alındığında; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından davacı-muris babaya gelir bağlanmadığının açık olduğu, öte yandan davacı baba tarafından Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci maddesi hükmüne göre; ölen sigortalının gelirinden kendisine sürekli destekte bulunduğu ileri sürülüp, Türk Borçlar Kanunu'nun 55 inci maddesine göre maddi delillerle hesaplanabilir sürekli ve düzenli fiili bir desteğin varlığının da kanıtlanmadığı, o halde, mahkemece, farazi desteğin karine olduğu kabul edilerek, Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51 inci maddeleri uyarınca, somut olayın özelliğine göre davacı baba (mirasçıları) yararına hakkaniyete uygun makul bir maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, yine davacı babaya Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından gelir bağlanmaması nedeniyle davacı lehine hükmedilecek maddi tazminat miktarının takdiren belirlenmesi gerektiğinden dosyanın bilirkişiye tevdi edilmediği, bu kapsamda somut olayın özellikleri, davacının geliri ve birbirlerine destekleri ile ölen çocuğu dışında 3 çocuğundan alabileceği destek dikkate alınarak takdiren 25.000,00-TL maddi tazminata hükmedilmesinin uygun görüldüğü, Yargıtay bozma ilamında davacı anne Nazire Aydın lehine hükmedilen maddi tazminat ile manevi tazminatı istemleri bozma kapsamı dışında kaldığından bu kısımlar kesinleştiğinden bu talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına kararı verildiği gerekçesiyle;
Davanın kısmen kabulüne;
1-Davacı ... mirasçıları yönünden 25.000-TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 09.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ... mirasçılarına verilmesine,
2-Davacılardan ... için istenilen maddi tazminat istemi bozma kapsamı dışında olduğundan davacının maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davacılar için istenilen manevi tazminat istemi bozma kapsamı dışında olduğundan davacıların manevi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece maddi tazminat talepleri doğrultusunda hiçbir inceleme yapılmaksızın takdiren tazminat miktarı belirlendiğini, bu miktarın cüzzi olduğunu, müvekkili ... yönünden maddi tazminat talebinin en son aldırılan rapora göre yani 79.325,35 TL üzerinden kabul edilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin "davacılar için istenen manevi tazminat istemleri bozma kapsamı dışında olduğundan davacıların manevi tazminat istemleri ve davacı ... için maddi tazminat hakkıdnda karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde vermiş olduğu kararın hukuka aykırı olduğunu, bozma öncesi verilmiş olan kararın tamamen ortadan kalkmakta olduğundan verilen yeni hükmün şüphe ve tereddüt uyandırmayacak nitelikte olması gerektiğini, davalı ... lehine vekâlet ücreti takdir edildiği dikkate alınmadan davalı yararına yeniden vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuk ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğunu, karar tarihinde güncel asgari ücret verileri göz önüne alınarak maddi tazminat hesabı yapıldığında zarar miktarının kat be kat fazla olacağının aşikar olacağını, en azından ıslah talebinin tamamının kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin yalnızca KTK kapsamında değerlendirilmiş kusur ve ihmallerden sorumlu olduğunu, mahkeme tarafından verilmiş olan kararda mahkemece maddi tazminata takdiri olarak hükmedildiğini, ancak müteveffa ...'ın desteği olan babası ...'ın dava derdest iken 30.05.2019 tarihinde vefat ettiğini, dolayısıyla kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin ... için kaza tarihi ve ölüm tarihi arasındaki yaşam süresi üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, mahkeme tarafından verilmiş olan 2022/482 sayılı karara esas alınan herhangi bir hesap raporu bulunmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulmasının müvekkil sigorta şirketinin hak arama özgürlüğünü kısıtladığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK Geçici 3/2 nci maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 ncü maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 2 nci maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 5 inci maddesi ve iş kazasının tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 42, 43, 44, 46 ve 47 nci maddeleri ile 332 nci maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Davalı ... vekilinin temyiz incelemesi sonucunda;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Mahkeme tarafından verilen karar, davalı ... vekiline 12.07.2022 tarihinde tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra 03.08.2022 tarihinde verilmiştir.
3.Davacılar vekilinin temyiz incelemesi sonucunda;
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,
2.Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
2. Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,
3.Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgilisine iadesine,
4. Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!