WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/11058 E.  ,  2024/7185 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/180 E., 2022/1010 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/279 E., 2020/136 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekilince istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının Milli Savunma Bakanlığına bağlı Kara Kuvvetleri Komutanlığında, astsubay çavuş rütbesinde 30 Ağustos 2012 tarihinde başladığını, son görev yeri olan Genelkurmay Başkanlığında astsubaylık mesleğini icra etmekte iken 13 Mart 2019 tarihinde görevine son verildiğini, müvekkili, görevde iken yıllar öncesinde opere edildiği ve sürekli şekilde yıllardır tedavisini gördüğü rahatsızlığı ile birlikte, farklı sağlık sekellerinin de muayenesini yaptırmak üzere hastaneye başvurduğunu, yapılan nihai kontroller sonrasında kendisine sınıfı görevini yapamayacağı kararı verildiğini, Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığının 17 Ocak 2014 tarihli 390 sayılı ön rapor; 21 Mayıs 2013 tarihli 11295 sayılı heyet raporu ile hakkında "E66.8 obezite dığer, L90.5 derinin skar durumları ve fıbrozisi, T03.2 üst ekstremite(ler)in birden fazla bölgeleri çıkık burkulma ve gerilmeleri (sol radıus başı çıkıklışı) " tanıları ile 3 farklı hastalığından dolayı Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği gereğince "33/a/l 29/a/l 58/b/l sınıfı görevini yapamaz. TSK SYY'nin KKK’lığına ait 2 no.lu sınıflandırma çizelgesindeki (+) işaretli sınıflarda görevlendirilmesi uygundur" kararı verildiğini, Sağlık Kurulunca müvekkilin sekeli ve hakkında verilmiş olan Sınıfı Görevi Yapamaz kararı incelenmiş; 30 Nisan 2014 tarihli SGK Sağlık Kurulu kararı ile müvekkilin 5510 sayılı Kanun'un 25/1 uyarınca malul olduğuna karar verildiğini, davacı kendisinde bulunan sekellere rağmen, Kuvvet Komutanlığınca kendisine yapılan sınıf değişikliği teklifi sonrasında maluliyet hakkını kullanmayarak sınıfını değiştirdiğini ve mesleğine devam ettiğini, zaten maluliyet kararının verildiği anda, henüz toplamda yaklaşık 4 senelik hizmeti bulunan davacının, yasanın öngördüğü çalışma süresini henüz tamamlamamış durumda olduğunu, ayrıca tamamlamış olsaydı dahi, 5434 sayılı Kanunda da paralel niteliklerle yer bulan adi maluliyet (TSK'da görev yapamaz kararı olmayan maluliyet) hükümleri; personele ister maluliyet kararı verildiği anda malulen emeklilik hakkını kullanma, isterse görevine devam etme konusunda takdir hakkı tanımakta olduğunu, maluliyet hakkını elde ettikten yıllar sonra, 13 Mart 2019 tarihinde müvekkilin görevine son verildiğini, astsubaylık mesleğinden çıkartıldığını, bunun üzerine 25 Haziran 2019 tarihinde 786251 kayıt numaralı evrak ile davacı, davalı Kuruma başvurarak yasal ve kazanılmış hakkı olan malulen emeklilik hükümleri çerçevesinde emeklilik işlemlerinin tesis edilmesi talebinde bulunduğunu, davalı Kurumun 26 Temmuz 2019 tarihli cevabi yazışında, konuya ilişkin mevzuat maddeleri sayıldıktan sonra başvuruyla illiyeti olmayacak şekilde "Kurumdan ilişiğinin maluliyet nedeniyle kesilmemiş olması" gerekçe gösterilerek başvurusunun reddedilmiş olduğunu, davalı Kurumun açık mevzuat maddeleri ve hakkında verilmiş olan maluliyet kararı nedeniyle davacıya malulen emekli aylığı bağlanması işlemlerini tesis etmesi gerekirken, konuyla illiyeti olmayan ve mevzuat maddelerinde yer bulmayan bahane kabilindeki hukuki olmayan bir gerekçeyi ileri sürmesi nedeniyle eldeki davanın ikamesinin kaçınılmaz olduğunu belirterek, dava konusu Kurum işleminin iptali ile müvekkili hakkında malûlen emeklilik işlemlerinin tesisine, (başvuru tarihini takip eden aybaşı olan) 1 Temmuz 2019 tarihinden itibaren malûl (emekli) aylığı bağlanmasına, aylıkların ve sair yasal haklarının her birinin hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yasal dayanağı bulunmayan davanın öncelikle zamanaşımı defi ve ilk itirazları ile yetki, derdestlik, husumet, görev, zamanaşımı itirazında bulunmuş sayılmalarını, davanın usulden reddini, aksi takdirde davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verildi.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılması gerektiğini, müvekkili hakkında malulen emeklilik işlemlerinin tesisine 01.07.2019 tarihinden itibaren emeklilik aylığı bağlanmasına aylıklarının ve yasal haklarının her birinin hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun uygun olmadığını, davacının kazanılmış hakkının olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının vazife malullüğünün tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

5510 sayılı Kanun'un 25 inci, 47 nci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,

26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.