WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/10460 E.  ,  2024/2552 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/8 E., 2022/852 K.
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/767 E., 2021/215 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı ... Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ... şirketinde çalışırken 18.07.2013 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasında sakatlandığını beyanla 1.000,00 TL maddi tazminat, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 21.08.2020 tarihli dilekçesi ile talebini 127.512,98 TL olarak arttırmıştır.

II. CEVAP
Davalı ... Demir Çelik San. ve Tic. A. Ş vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını, davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde kusurun tamamının davacı ...'e ait olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... (... ) cevap dilekçesinde; davacı ...'e çelik halat bağlamasının ikaz edildiğini, çelik halat yerine bez halat bağlayarak demir parçasını kaldırmaya çalıştığını, kazaya kendi kusurlu davranışı ile sebep olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulunun 14.02.2020 tarihli raporuna göre davacının, iş kazası nedeniyle %16,00 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin tespit edildiği, 18.07.2013 tarihinde meydana gelen olayda davacının, davalı iş yerinde kaynakçı olarak çalıştığı, kaza tarihinde vinç yolu yapmakta oldukları, vinç yolunun makasını vinç ile kaldırırken davacının bağladığı halatın koptuğu, davacının ayağına düşmesi nedeniyle davacının yaralandığı kazada davacının ihmalinin olduğu, davalı ... (... ) nin ağır ihmalinin olduğu, ... Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş.'nin ihmali olduğu, SGK raporunda davacının %30, davalı ... (...) ise %70 oranında kusurlu olduğu, raporun SGK müfettiş raporuyla uyumlu olduğu, 26.06.1966 tarih ve 1966/7 Esas, 1966/7 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararı içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimi, hak ve nesafet kuralları, davacının olaydan sonra duyduğu elem ve ızdırabın derecesi, psikolojik olarak etkilenme durumu, davacının yaşı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, bunların yanında olayın işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak davacının manevi tatmin duygusu yanında belirlenen miktarın caydırıcılık uyandırma oranı göz önüne alınarak manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle, maddi tazminat talebinin kabulüne, 127.512,98 TL maddi tazminatın (20.000,00 TL'nin mahsubu ve 20.000,00 TL'lik geçici ödeme miktarının karar tarihi olan 12.11.2020 tarihine kadar işleyecek faizi de eklenmek suretiyle) kalan bakiyenin kaza tarihi 18.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne,18.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş. vekili, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, diğer davalı ...'nin 20.01.2012 tarihli çatı çelik konstrüksiyon işleri sözleşmesinin 5 inci maddesi gereğince işçi sağlığı ve iş güvenliği bakımından her türlü güvenlik önlemlerini almakla yükümlü olduğunu ve müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, kusurun tamamının davacıya ait olduğunu, yargılama sırasında kusur, maluliyet ve hesap raporlarının usule ve esasa uygun olmayan şekilde alındığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

Davacı vekili, kusur durumu ve maluliyet oranı nazara alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, kusuru kabul etmediklerini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının vinç malzemelerini bez halata bağladığı, bez halatın yükün ağırlığını taşıyamayarak koptuğu ve davacının ayağının üzerine 50-60 cm yükseklikten düşen yükün davacının sol ayağının yaralanmasına neden olduğu, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi amacıyla açılan maddi tazminat davalarında zamanaşımı süresinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146 ncı maddesi gereğince haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıl olduğu, iş kazasının 18.07.2013 tarihinde meydana geldiği, davanın 04.11.2014 tarihinde açıldığı anlaşılmakla davanın zamanaşımına uğramadığı, davalı Şirket tarafından yaptırılmakta olan fabrika inşaatında vinç yolu imalatı işini davalı ...'ye vermesinin davalıyı asıl işverenlik sıfatından ve sorumluluktan kurtarmayacağı, bu durumda kendine ait işi bir başkasına yaptıran kişi ya da kurum alt işverenin (taşeronun) ve bu alt işverenin istihdamlarının kusurlarından onun ile birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, davalının husumet itirazının yerinde bulunmadığı, kusur raporuna ve maluliyet oranına yönelik istinaf nedenleri bakımından ise, iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinin hazırladığı 26.11.2020 tarihli raporda, işyeri düzeninin sağlık ve güvenlik risklerine yol açmayacak şekilde düzenlememiş olması, yetersiz kontrol ve denetim, iş güvenliği talimatnamesi hazırlayıp işçilere tebliğ etmemesi, askıda yük altında bulunma uyarı ikaz levhası bulunmaması, vinç ile taşıma işaretçi-yardımcı personel bulunmaması, iş güvenliği eğitimi verilmemesi, kaldırılacak yükün halatının kontrol edilmemesi nedeniyle alt işveren...'nin %70 oranında ve bu kusur oranından asıl işverenin de birlikte sorumlu olduğu, davacının ise tecrübeli bir işçi olarak yük altında bulunmaması, kaldırılacak yükte bez değil çelik halat kullanması gerektiğinin bilincinde olması gerekliğliği ile kazanın oluşumunda ihmal, dikkat ve özen eksikliği bulunmasından dolayı %30 oranında kusurlu olduğu bildirildiği, hükme esas alınan kusur raporunun olayın oluş şekline ve olay tarihindeki iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı hükümlerine uygun olduğu, kusura yönelik davacı ve davalının istinaf başvurusunun yerinde görülmediği, maluliyet durumunun Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu, Adli Tıp Kurumu ve Üst Kurul nezdinde yapılan itirazlar sonucunda kesinleştiği anlaşılmış olup maluliyet oranına yönelik davalı istinafı yerinde olmadığı, kaza tarihi, tarafların kusur durumu ve maluliyet oranı, paranın alım gücü olayın oluş şekline göre davacı lehine takdir edilen 18.000,00 TL manevi tazminat miktarının düşük olduğu manevi tazminat miktarına yönelik davalı vekilinin istinafı yerinde olmayıp davacı vekilinin istinafının yerinde bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; maddi tazminat talebinin kabulüne, 127.512,98 TL maddi tazminatın (20.000,00 TL'nin mahsubu ve 20.000,00 TL'lik geçici ödeme miktarının karar tarihi olan 12.11.2020 tarihine kadar işleyecek faizi de eklenmek suretiyle) kalan bakiyenin kaza tarihi 18.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminatın kısmen kabulü ile 27.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş. vekili, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, diğer davalı ... ile imzalanan 20.01.2012 tarihli çatı çelik konstrüksiyon işleri sözleşmesi gereği müvekkiline sorumluluk ve husumet yöneltilemeyeceğini, kusurun tamamının davacıya ait olduğunu, yargılama sırasında kusur, maluliyet ve hesap raporlarının usule ve esasa uygun olmayan şekilde alındığını, hesap raporuna esas alınan ücretin hatalı belirlendiğini, maluliyet ve kusur raporlarındaki çelişkilerin giderilmediğini, manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

2.Davacı vekili, kusur durumu ve maluliyet oranı nazara alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, kusur oranını kabul etmediklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 ncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 ncü maddeleridir.

3. Değerlendirme
A) Davacı vekili ve davalı ... Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş. vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 107.090,00 TL’lik kesinlik sınırı gözetildiğinde kısmen reddedilen manevi tazminat miktarının temyiz eden davacı yönünden, kabul edilen miktarın ise davalı yönünden kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar vermek gerekmiştir.

B) Davacı vekilinin ve davalı ... Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş .vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle davacının kaynakçı olarak çalıştığı hususunun tanıklarca da teyit edilmesi, temyiz eden şirketin bu yöne ilişkin itirazının bulunmaması, TÜİK verilerine göre hesaplanan ve hükme dayanak kılınan ek hesap raporuna ücret noktasında temyiz eden işverenliğin açık itirazının bulunmaması, maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanarak gerekçe oluşturulduğu hususları da dikkate alınarak, tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekili ile ... Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş. vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE,

2. Davacı vekili ve ... Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş. vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.