10. Hukuk Dairesi 2022/10269 E. , 2024/3169 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/888 E., 2022/1530 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/162 E., 2022/36 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde çalışmakta iken 22.08.2014 tarihinde iş kazası geçirdiğini, kazanın meydana gelmesine davalının iş sağlığı ve iş güvenliği konularında önlem almamasının yol açtığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.00 TL maddi zararının tazminini talep etmiş; 27.07.2019 tarihli dilekçesi ile 52.758,00 TL maddi tazminat ile 40.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep etmiş; ek dava dilekçesi ile de 84.877,53 TL maddi tazminatın kaza tarihinden tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunmuş, kazanın meydana gelmesinde davalının kusuru bulunmadığını, olayın iş kazası olmadığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigortalı ...'nun 22.08.2014 tarihinde davalı işyerinde çalışırken geçirdiği iş kazası sonucu % 16,2 oranında malul kaldığı, kazalı ...'nun %40, davalı işverenin %60 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği kusur raporunun hükme esas alındığı, davacının maddi zararının hesaplattırılması amacıyla % 16,2 oranındaki maluliyeti esas alınarak tanzim edilen 15.02.2022 tarihli hesap raporunda, davacının maddi zararının 137.635,53 TL olduğu, davacı vekilinin kaldırma kararları öncesi hükmedilen bedele ilaveten ek dava açarak dilekçesiyle talebini maddi tazminat yönünden 84.877,53 TL daha arttırdığı, kaza tarihi, kazanın oluş şekli, davalı işverenin somut uyuşmazlıkta sorumlu olduğu %60 kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının %16,2 olarak belirlenen maluliyet oranı, kaza tarihi, 26.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı içtihatı birleştirme kararının içeriği ve öngördüğü koşulların olayda gerçekleşme biçimi, hak ve nesafet kuralları ile davacının kolluğa verdiği ifadesinde kaza öncesi yaklaşık 3 yıldır davalı işyerinde çalıştığını belirtmesi ve bu açıdan iş kazası güvenlik tedbirlerine uyum yönünden kıdeminin yeteri düzeyde olması, meslek lisesi metal bölümü mezunu olması ile elindeki 4 parmağının ampute olmasına göre takdir olunan 32.500,00 TL manevi tazminatın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran miktarda olduğu kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle,"davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 137.635,53 TL maddi tazminatın 22.08.2014 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan mükerrer tahsil olmamak şartıyla tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 32.500,00 TL manevi tazminatın 22.08.2014 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan mükerrer tahsil olmamak şartıyla tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, Mahkemece Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı dışına çıkarak yeniden kusur raporu alarak bu sefer %60 kusur oranına göre maddi tazminata karar verildiğini, Mahkemenin bu uygulamasının hatalı olduğunu %16,1 maluliyet oranına göre hükmedilen 32.500 TL manevi tazminat alacağının oldukça düşük olduğunu, belirterek İstinaf talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili, işveren kusurunun bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra aldırılan kusur raporunda % 80'den % 60'a düşmesine rağmen takdir edilen 32.500 TL manevi tazminatın yüksek olduğunu, hükme esas alınan hesap raporunda hesaplama seçeneğinin hatalı olduğunu, işlemiş devrenin ileri çekilmemesi alternatifine göre yapılan hesaplama gereğince davacının talep edebileceği maddi zararın 46.196,67 TL olduğu hesaplandığını ve icra takibi sonucu yapılan ödeme düşüldüğünde davacının talep edebileceği maddi tazminat alacağının bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek İstinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı her iki tarafın kusura yönelik olarak istinaf talebinde bulunduğunu, Bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararında kusur hususunun inceleme dışı bırakılmış olması nedeniyle herhangi bir taraf lehine usuli kazanılmış hak söz konusu olmayacağından, dosyanın bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında ilk derece mahkemesince rücu davasındaki Yargıtay bozma ilamı gereğince yeniden kusur incelemesi yaptırılmış olmasının usul ve Kanun'a uygun olduğu, Mahkemece hükme esas alınan 12.11.2021 tarihli kusur heyet raporunda davalı işverenin %60, davacı işçinin %40 oranında kusurlu olduğuna dair tespitin, rücu davasına ilişkin yargılama sırasında tespit edilen kusur oranlarına uygun olduğu, belirlenen bu kusur oranlarının olayın oluşuna, dosya kapsamındaki delilleri uygun olup, düzenlenen kusur heyet raporu denetime elverişli olmakla mahkemece bu kusur heyet raporuna itibar edilerek tarafların kusur oranlarının belirlenmiş olmasının yerinde olduğu, kaza tarihinin 22.08.2014 olması, Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılarak tarafların itirazlarının giderilmesi sonucu belirlenen ve kesinleşmiş %16,2 maluliyet oranı, meydana gelen kazada davalı işverenin %60, davalı işçinin %40 oranında kusurlu olduklarının tespit edilmiş olması, olayın oluş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kaza sonrasında davacının elindeki 4 parmağının ampute olması hususları ve 26.06.1966 gün 1966/ 7- 7 sahile içtihadı birleştirme kararının içeriği ve öngördüğü koşulların olayda gerçekleşme biçimi, hak ve nesafet kuralları birlikte değerlendirildiğinde davacı lehine takdir edilen 32.500,00 TL manevi tazminatın makul seviyede olduğu, mahkemece hükme esas alınan hesap raporundaki 1. seçenek hesaplama yönteminin dosya kapsamına, Yargıtay içtihatlarına uygun, denetime elverişli olup, yapılan hesaplamalarda herhangi bir hata bulunmadığından Mahkemece bu hesaplamaya itibar edilerek davacının maddi tazminat talebinin hüküm altına alınmış olmasının isabetli olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; iş kazasının meydana gelmesinde davacının kusuru bulunmadığını, kusur raporunun hatalı olduğunu, kaldırma kararı dışına çıkılarak yeniden kusur raporu alınmasının hatalı olduğunu, maddi tazminatın hatalı hesaplandığını, manevi tazminatın oldukça düşük takdir edildiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davalı vekili; manevi tazminatın kusur oranına göre yüksek belirlendiğini, Bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında mevcut dava da kusur oranları için yeniden alınan bilirkişi raporunda kusurun davalı işveren için %60, davacı işçi %40 olarak belirlendiğini, işveren kusurunun %80'nden %60'a düşmesi karşısında takdir edilen 32.500 TL manevi tazminatın Bölge Adliye Mahkemesinin son kararına göre çok yüksek olduğunu, ilk kararda hükmedilen tutarların 11.10.2019 tarihinde ödeme yapılarak icra dosyasının infaz edildiğini, kaldırma kararından sonra alınan hesap raporunda işlemiş devrenin ileri çekilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri ile 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Davacı vekili ile davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3.Dosya içeriğine göre davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekili ile davalı vekilinin bu kısıma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2. Davacı vekili ile davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanuna uygun olup temyiz kapsam ve nedenlerine göre ve davacı vekili ile davalı vekilince temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek maddi tazminat yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin de yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekili ile davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE,
2.Davacı vekili ile davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!