WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/10207 E.  ,  2024/1158 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/445 E., 2022/1578 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/188 E., 2021/308 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından tazminat kaynaklı istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle duruşma yapılmak üzere tayin olunan 13.02.2024 Salı günü için yapılan tebligatlar üzerine duruşmalı temyiz eden davacı adına Av..... ve Av. ... ile davalı adına Av. ....'ın geldiği görüldükten gelenlerin yüzlerine karşı murafaaya başlanarak sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün yapılan incelemede; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin depocu kamp amiri olduğunu, mesai saatleri içerisinde 19.04.2015 tarihinde iş kazasında %42 oranında iş göremezliğe uğrayarak ağır yaralandığını, beyanla davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile iş kazasının ve maddi tazminatının tespiti ile geçici iş göremezlik 100,00 TL, sürekli iş göremezlik 100,00 TL, tedavi gideri olarak 100 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; gerçekleşen kazada şirketin kusuru olmadığını, karşı taraftan gelen aracın orta refüjden atlayarak davacının içinde yolcu olarak bulunduğu araca çarptığını, SGK raporunda vs. davalı şirket kusurlu olmadığının belirtildiğini, ... marka otomobili kullanan Cezayirli sürücünün olayda kusurlu olduğunu, davacının zararının artmasında davacının Cezayir'de ameliyat olmayıp Türkiye'ye gelmesinin etkisi olduğunu, davacının kaza anında emniyet kemerini takmadığı hususlarını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı sürücü ... Khaled'in aşırı yüksek hızda aracın hakimiyetini kaybedip yolu ayıran orta refüj demirlerini parçalayarak karşı yönde normal seyrine devam eden davacının içinde bulunduğu araca çarpmış olmasından kaynaklı kazada sürücünün aracın hızını görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmayarak aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesi olayların meydana geldiği anlaşılmakla olayda sürücü ...'in tamamen kusurlu olduğu, olayın meydana geliş biçimi dikkate alındığında, davacının içinde bulunduğu aracın teknik özelliklerinin yetersizliği, bakımsızlığı gibi araçtan kaynaklanan bir sebebin etkisinin olmadığı, kaldı ki kazanın oluşumu değerlendirildiğinde davalı işverenliğin kazanın oluşumunu engelleyecek nitelikte bir tedbir alması mümkün olmadığından davalının iş kazası sebebiyle bir kusurunun olmadığından davalı işverenliğe kusur yüklenemeyeceği davalıya husumet yöneltilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin içerisinde bulunduğu kazalı işyeri aracının hava yastığının bulunmadığını ya da açılmadığını, işyeri aracının 21,3 m fren izi olduğunu, davalı şirket aracı şoförünün hız sınırını aştığını, tüm bu nedenlerle davalı işverenin kusurunun bulunduğunu, işverenin adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında zararın meydana gelmemesi için gerekli önlemleri almadığını, kusur tespitinin işyeri çalışanlarının beyanı ile yapıldığını, tanıkların duyuma dayalı bilgilerinin olduğunu, araç sürücüsü Cezayirli şoförün 5 kez dışarıya işe gönderildiği, bu nedenle yorgun olduğunun göz önüne alınması gerektiğini, şoförün görevlendirme için uygun olup olmadığı, ehliyetinin bulunup bulunmadığının araştırılmadığını, şirkete ait aracın bakım ve kontrollerin yapılıp yapılmadığının tespit edilmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek, Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporu, SGK tahkikat raporu, olay yeri tutanakları, tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı şirket aracını kullanan sürücü Lekehal Nasreddin'in kendi şeridinde ilerlerken karşı tarafta refüjü aşıp bir aracın kendisine doğru geldiğini görünce fren tedbirini uyguladığı ancak kazayı engelleme şansının olmadığının kabul edilerek kusursuz olduğunun tespit edildiği, dava dışı araç sürücüsü ... Khaled'in aşırı yüksek hızda aracı sürerek aracın hakimiyetini kaybedip, yolu ayıran orta refüj demirlerini parçalayarak karşı yönde normal seyrine devam eden davacının içinde bulunduğu araca çarpmış olmasından kaynaklı kazada sürücünün aracın hızını görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmayarak aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesi olayların meydana geldiği anlaşılmakla, olayda sürücü ...'in tam kusurlu olduğunun kabul edildiği, tamamen karşı yoldan aşırı süratli gelen aracın bariyerleri parçalayıp yolunda seyreden davalı şirket aracına önden çarpması sonucu davacının kaza sonrası Cezayir'de verdiği beyanına göre, aracın torpidosunun ayaklarına doğru bükülmesi nedeniyle araçta sıkıştığı, şoförün yardımıyla araçtan çıktığı anlaşılarak, davacının araçtan yola fırlamadığı, hava yastığının bulunup bulunmamasının ya da açılıp açılmamasının kazada bir etkisinin olamayacağı, davalı şirket aracının teknik özelliklerinin yetersizliği, bakımsızlığı gibi araçtan kaynaklanan bir sebebin etkisinin olmadığı, davalı şirket aracını kullanan şoföre de atfedilecek kusur bulunmadığından, kazanın oluşumu değerlendirildiğinde davalı işverenliğin kazanın oluşumunu engelleyecek nitelikte bir tedbir alması mümkün olmadığı, illiyet bağının bulunmadığı anlaşılarak davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmeyerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrarla özetle; davalı işveren tarafından tahsis edilen araçta hava yastığının açılmaması, şoförün hız limitini aşarak 22.3 m. fren izi bırakarak kazaya sebep olması, sürücünün gün içerisinde yoğun bir şekilde araç kullanmaya zorlanmış olması, müvekkilinin iş tanımı haricinde evrak takibi işiyle de görevlendirilmiş olması nedeniyle işverenin kusurlu araç temin etmesinden kaynaklı şahsi kusuruyla beraber şoförün kusurlu eylemi nedeniyle işleten ve adam çalıştıran olarak da sorumluğu bulunduğu halde bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde üçüncü kişinin alkollü olarak şerit aşıp müvekkilinin bulunduğu araca çarparak kazanın gerçekleşmesinde tam kusurlu olduğu kabul edilerek ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi zararlarının tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, "Bilirkişi raporuna itiraza" ilişkin 281 inci maddesi, "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanunun'un (yürürlükten kaldırılan) 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun'u maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere özellikle; kusur oran ve aidiyetlerinin belirlenmesinde dosya kapsamına ve dairemizce belirlenen ilkelere uygun olarak tespitlere yer verilmiş olması, davacı vekili tarafından temyiz itirazı olarak ileri sürülen hususların istinaf itirazı olarak da sunulmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında gerekçeleriyle beraber tartışılarak çözüme ulaştırılmış olması da dikkate alınarak, anılan temyiz itirazlarının kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemesi nedeniyle temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

2.Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine

3. Dairemizde icra edilen duruşmada davalı taraf kendisini vekille temsil ettirmiş olması nedeniyle 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.