10. Hukuk Dairesi 2021/7713 E. , 2023/5999 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2859 E., 2021/881 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/144 E., 2019/359 K.
Taraflar arasındaki davacının davalı işveren yanında 01.02.1995-31.07.1996 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti ile beraber 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında geçtiğinin tespiti ve buna göre itibari hizmet sürelerinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı ... Basın A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince feri müdahil ve davalı vekillerinin başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil SGK vekili ile davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının Şubat 1995 tarihinden 28.09.2012 tarihine kadar davalıya bağlı Başbakanlık/parlemento muhabiri olarak 5953 sayılı Kanun kapsamında çalıştığını, kendi isteği ile kıdem tazminatları ödenerek, işten ayrıldığını, ancak SGK'ya bildirimlerinin 01.08.1996 tarihinde yapıldığını belirterek, davacı ile davalı arasında Şubat 1995-31.07.1996 tarihleri arasındaki dönemi kapsayarak şekilde 5953 sayılı Basın İş Kanununa tabi olarak hizmet ilişkisi bulunduğunun tesptine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekilli özetle davacının itibari hizmet süresinden faydalandırılmasını gerektirir şekilde çalışmalarının bulunmadığını, buna göre yapılan bildirimlerin doğru ve gerçek çalışma şekillerine dayalı olup eksik çalışma bildirimlerinin dahi olmadığını, davacının iddiasının ispatlanmadığı gerekçesi ile haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Feri müdahil SGK vekili, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece Mahkemesince, "....Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davanın, davacının davalı işyerinde Şubat 1995-31.07.1996 tarihleri arasında Basın İş Kanununa tabi olarak hizmet ilişkisi bulunup bulunmadığının tespitine ilişkin olduğu, davalının sunduğu iş yeri dosyasında 25.06.1996 tarihli teşekkür ve ödül yazısı bulunması, haber kayıtlarının 1995 yılına ait olması, davacının 07.07.1995 tarihli dilekçe ile davalıya başvurmuş olması ve davalı tarafından işlem yapılarak personel dosyasına havale edilmesi, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre davacının davalıya ait 475.06 sicil sayılı işyerinde kuruma bildirilen süreler dışında 07.07.1995-31.07.1996 tarihleri arasında 5953 sayılı basın iş kanunu kapsamında çalıştığı kanaatine varılarak bu süre yönünden davanın kabulüne, fazlaya ilişkin ispat edilemeyen talebin reddine karar vermek gerekmiş, davacının davalıya ait 475.06 sicil sayılı işyerinde kuruma bildirilen süreler dışında 07.07.1995-31.07.1996 tarihleri arasında 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil SGK vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı işveren vekili özetle, sigortasız çalışma iddiasının ispatlanamadığını, davacının çalışmalarının fikir ve sanat eseri olarak değerlendirilemeyeceğinden Basın İş Kanunu kapsamında bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil SGK vekili özetle, davacının çalışmalarının kurum kayıtlarında görüldüğü gibi olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, iddianın yazılı delil ve belge olmadan sadece dinlenen tanıklar beyanı ile ispatının kabul edilemeyeceğini, tanıkların Yargıtay'ın aradığı nitelikte olmadığını, çalışmanın basın iş kapsamında olmadığını, kurumun fer'i müdahil olup aleyhine vekalet ücreti yargılama giderine hükmedilemeyeceğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ve fer'i müdahil Kurum'un istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Fer'i müdahil Kurum vekili, davacının çalışmalarının kurum kayıtlarında görüldüğü gibi olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, iddianın yazılı delil ve belge olmadan sadece dinlenen tanıklar beyanı ile ispatının kabul edilemeyeceğini, tanıkların Yargıtay'ın aradığı nitelikte olmadığını, çalışmanın basın iş kapsamında olmadığını, kurumun fer'i müdahil olup aleyhine vekalet ücreti yargılama giderine hükmedilemeyeceğini beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
2.Davalı şirket vekili, sigortasız çalışma iddiasının tam olarak araştırılmadığını ve bu nedenle ispatlanamadığını, davacının çalışmasının fikir ve sanat eseri olarak değerlendirilemeyeceğinden basın iş kanunu kapsamında bulunmadığını, mahkemece itibari hizmet süresinden faydalanma şartları araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında hizmet tespiti istemi ile beraber iddiaya konu tüm hizmetlerin 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında geçip geçmediği hususu ile bu nedenle davacının itibari hizmet süresinden faydalanma hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun ek 5 nci maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüş olup, 506 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesinin 3 üncü fıkrasının “… Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0,25) formülü uygulanır.” hükmü gereği, davacının tespit edilen günlerinin x 0,25 formülüyle hesaplanan itibari hizmet süresinin sigortalılık süresine eklenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, davacının hizmet tespiti ile birlikte itibari hizmet süresinin tespitini de talep etmesi karşısında, davacının her bir talebi bakımından ayrı ayrı olacak şekilde hem hizmet tespitine ilişkin olarak hem de itibari hizmet istemine ilişkin olarak 506 sayılı Kanun hükümlerine uygun şekilde taleplerinin ayrıştırılması ile infazı mümkün bir karar verilmemesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Eldeki davada, davacının hizmet tespiti ile birlikte itibari hizmet süresinin de tespitine ilişkin talepte bulunduğu anlaşılmakta olup, bu nedenle itibari hizmet süresinin tespitine ilişkin uyuşmazlığın, 506 sayılı Kanun'un ek 5 inci madde hükümleri kapsamında, hizmet akdine tabi çalışma nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti niteliğinde bulunmadığı gözetildiğinde, Sosyal Güvenlik Kurumunun davada usulünce davalı sıfatı ile taraf olmasının sağlanması gerekirken, hatalı değerlendirme ile Kuruma davada fer’i müdahil sıfatı ile yer verilmesi de isabetsizdir.
O hâlde, davalı ve ... Başkanlığı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönleri incelenmeksizin bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!