WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2021/4446 E.  ,  2023/8008 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/108 E., 2020/280 K.
KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki davacının davalılardan işveren yanında geçen çalışmalarının 5953 sayılı Basın İş kanunu kapsamında geçtiğinin tespiti ve buna göre itibari hizmet sürelerinin ve fiili hizmet zammı süresinin tespiti ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair, karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalılardan ... vekili, .... vekili, .... vekili ve ... Haberleşme ve Yayıncılık A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.04.1995-30.09.1997 tarihleri arasında sigortasız olarak ...Periyodik Yayınları A.Ş. yanında, 01.10.1997-31.05.1998 tarihleri arasında ...Periyodik Yayınları A.Ş. yanında, 01.06.1998-06.01.2004 tarihleri arasında ...Yayıncılık A.Ş. Yanında, 07.01.2004-31.10.2005 tarihleri arasında .... yanında, 01.11.2005-24.04.2008 tarihleri arasında ...Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. yanında, 25.04.2008- 30.04.2013 tarihleri arasında... Radyo Televizyonculuk Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş. yanında çalıştığını, davacının 19 yıla yakın Sinema Dergisinde yazı işleri müdürü, genel yayın yönetmeni sıfatıyla hep aynı işyerinde belirsiz süreli hizmet akdiyle 01.04.1995 yılından 20.12.2013 tarihine kadar çalıştığını, son işverenin tüm çalışma dönemindeki çalıştığı işverenler için ayrı ayrı bu işverenleri sayarak ibraname düzenlediğini, 01.04.1994-30.09.1997 tarihleri arasında Sinema dergisinde sigortasız çalıştığını, davacının birinci talebinin sigortasız çalışmalarının Basın îş Kanununa tabi olduğunun tespiti talebi olduğunu, davacının çalışma yaşamında 5953 sayılı Kanun kapsamında olmasına karşın, davalıların davacıyı 1475 sayılı ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalıştırdıklarını, bu nedenle davacının ikinci talebinin çalışmalarının Basın îş Kanunu’na tabi olduğunun, primlerinin buna göre yatırılması gerektiğinin tespiti, kısaca 506 sayılı Kanun Ek 5 maddesindeki itibari hizmet süresinden yararlanma talebi olduğunu, davacının sigorta başlangıcının 01.12.1989 olduğunu, davacının 18.10.1970 doğumlu olduğunu, davacının emekli olabilme şartının 20 yıl sigortalılık süresi, 46 yaş, 5375 prim gün ödeme sayısı olduğunu, davacının şu an yaşını doldurmayı beklediğini, yaşını doldurmaya 2 yıl 7 ay 21 gün olduğunu, oysaki davacının Basın İş Kanununa tabi çalıştığı sürelerin ¼ oranında itibari hizmet süresinden yararlanacağını, buna göre sigortasız çalıştığı dönemde tespit edildiğinde 3 yıl 4 ay 25 gün itibari hizmet süresinden yararlanacağını, bu nedenle davalıların davacıyı tabi olduğu kanuna göre çalıştırmış olsalardı, davacının emekli olması gerektiğini, bu nedenle davacının emekli olduğunun tespitini talep ettiğini iddia etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı işyerine ait dönem bordrolarının celbi gerektiğini davacının çalışmaları bakımından kurum kayıtlarının esas olduğunu iddia ederek davanın reddini istemiştir.

2.Davalı 1 Numara Hearst A.Ş. ve ...Gazete A.Ş. 14.04.2014 tarihli cevap dilekçesi ile özetle; davacının dava açma hakkının zamanaşımına uğradığını, çalışma unsurunun ispatlanması halinde çalışmanın niteliği üzerinde durulması gerektiğini, yapılan işin gazetecilik işi kapsamında mütalaa edilmesi halinde bunun fikir ve sanat işinde çalışma koşulunu gerçekleştirip gerçekleştirmediği konusu üzerinde durulması gerektiğini, davacının sarı basın kartı sahibi olduğunu iddiasının ispatlanması gerektiğini iddia ederek davanın reddini istemiştir.

3.Davalı... Radyo A.Ş. 14.04.2014 tarihli cevap dilekçesi ile özetle; davanın hak düşürücü süreye tabi olduğunu, davacının sinema dergisinde editör olarak çalıştığını, 5953 sayılı Kanun kapsamında gazeteci olarak değerlendirilemeyeceğini, editörün haberi yapan ve/veya yazan değil yalnızca haberle ilgili şekli düzenlemeleri yapan kişi olduğunu, davacının davalı işyerinde 4857 sayılı Kanun kapsamında çalıştığını iddia ederek davanır reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, 10.03.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/213 Karar sayılı kararı ile "...davacının davalı ...Dergi Yayınları San. Tic. A.Ş. unvanlı işyerinde çalışmasına rastlanmadığından, bu davalıya yönelik davasının reddine, davacının diğer davalılar yönünden davasının kabulü ile; 01.04.1995-30.09.1997 tarihleri arasında ...Peryodik yayınları A.Ş.'de kesintisiz olarak basın iş kanununa göre çalıştığının tespitine, davacının 01.10.1997-31.05.1998 tarihleri arasında ...Peryodik Yayınları A.Ş.'de, 01/06/1998-06/01/2004 tarihleri arasında .... de, 07.01.2004-31.10.2005 tarihleri arasında ...Gazete Dergi Basın Yay. San. ve Tic. A.Ş., 01.11.2005-24.04.2008 tarihleri arasında ...Gazetecilik Matbaacılık A.Ş. ve 25.04.2008-30.04.2013 tarihleri arasında... Radyo Televizyon Gazetecilik Yayın. A.Ş. deki kuruma bildirilen hizmetlerin 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında olduğunun tespitine, davacının yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, dair karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1.Bozma Kararı
1. Mahkemenin 10/03/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/213 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılardan Kurum, .... ve ... Radyo Televizyon Gaz. Yay. A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. 27.10.2016 tarihli ve 2015/19377 Esas, 2016/13220 Karar sayılı Bozma kararında "...Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı adına davalı işverenlerce 01.10.1997- 30.04.2013 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı geçen çalışmalarının davalı Kuruma bildirildiği, davalı ...Ş. işyerine ait işyeri kayıtlarının alınmadığı, tanık dinlendiği ancak dinlenen tanıkların yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtilen tanık niteliğinde olmadığı ve buna göre mahkemece karar altına alınan şekilde çalışmanın kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır.

Öte yandan; infazda tereddüt oluşturacak şekilde yaşlılık aylığına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

Yapılacak iş, öncelikle davalı ...Ş.'ye ait işyeri kayıtları alınarak bu işyerinin kayıtlarına geçen tanıklar res'en tespit edilip, çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermek ve yaşlılık aylığı şartlarının oluşup oluşmadığı ve davacının hangi tarihten itibaren aylığa hak kazandığı hükümde belirtilmek sureti ile sonuca gidilmesi..." gereklerine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince 1.Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 19.12.2017 tarihli ve 2016/768 Esas, 2017/431 Karar sayılı kararı ile, "Dava ve cevap dilekçesi, taraf ve tanık beyanları ve dosyada bulunan bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde;davacının 01.04.1995-30.09.1997 tarihleri rasında ...Periyodik Yayınları A.Ş. bünyesinde çalışıp çalışmadığının tespiti, davacının 01.04.1995- 20.12.2013 tarihleri arasında Basın İş Kanunu’na tabi olup olmadığının ve 506 sayılı Kanun Ek 5 maddesindeki tibari hizmet süresinden yararlanması gerekip gerekmediğinin tespiti ile bu koşullarla davacının emekli olup olmayacağının tespitine ilişkindir.
Hal böyle olunca; belirtilen yasal mevzuat ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde; davacının davanın kısmen kabulüne, davacının 27.02.2014 tarihi itibariyle emekliliğe hak kazandığının tespitine, ...Periyodik Yayınlar A.Ş., Bir Numara Hearts Yayıncılık A.Ş., ...Gazete Dergi Yayın Basım San. ve Tic. A.Ş., ...Dergi Yayınları San Tic. A.Ş.,... Radyo Televizyon Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş. yönünden açılan davanın Husumet yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve Davanın kısmen kabulüne, davacının 27/02/2014 tarihi itibariyle emekliliğe hak kazandığının tespitine, ...Periyodik Yayınlar A.Ş., ...Yayıncılık A.Ş. , ...Gazete Dergi Yayın Basım San. ve Tic. A.Ş., ...Dergi Yayınları San. Tic. A.Ş., ... Radyon Televizyon Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş. yönünden açılan davanın Husumet yönünden reddine dair karar verilmiştir.

C. 2.Bozma Kararı
1. Mahkemenin 19.12.2017 tarihli ve 2016/768 Esas, 2017/431 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı ... davalılardan Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.14.03.2019 tarihli ve 2018/1771 Esas, 2019/1983 Karar sayılı Bozma kararında "...Dava, davacının 01.04.1995-30.09.1997 tarihleri arasında ...Periyodik Yayınları A.Ş. işyerinde geçen çalışmalarının tespiti ile, 01.10.1997-2013 tarihleri arasında davalılara ait işyerinde geçen çalışmalarınını 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında geçtiğinin tespiti ile yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, bozma ilamına uyulup, davanın kısmen kabulü ile davacının 27.02.2014 tarihi itibariyle emekliliğe hak kazandığının tespitine, ...Periyodik Yayınlar A.Ş, ...Yayıncılık AŞ,... Radyo Televizyon Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş. yönünden açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

Somut olayda; bozma sonrası davacı 01.04.1995-30.09.1997 tarihleri arasında ...Periyodik Yayınlar A.Ş. yanında geçen çalışmalarının tespitine yönelik talebini atiye terkettiği, diğer taleplerinin devam ettiği ancak mahkemece davacının itibari hizmet süreleri hükümde belirlenmeksizin yazılı şekilde yaşlılık aylığı yönünden hüküm kurulduğu, bu haliyle verilen kararın infazda tereddüt oluşturduğu ve talepleri karşılamadığı anlaşılmakla bozmayı gerektirmiştir.

Yapılacak iş; davacının itibari hizmet süreleri belirlenip hükümde açıkça gösterilip, çıkacak sonucuna göre yaşlılık aylığı şartlarını değerlendirmekten ibarettir...." gereklerine işaret edilerek karar 2 nci kez bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince 2.Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Yargıtay 21. Hukuk Dairesi bozma gerekçesinde; "Somut olayda; bozma sonrası davacı 01.04.1995-30.09.1997 tarihleri arasında ...Periyodik Yayınlar A.Ş. yanında geçen çalışmalarının tespitine yönelik talebini atiye terkettiği, diğer taleplerinin devam ettiği ancak mahkemece davacının itibari hizmet süreleri hükümde belirlenmeksizin yazılı şekilde yaşlılık aylığı yönünden hüküm kurulduğu, bu haliyle verilen kararın infazda tereddüt oluşturduğu ve talepleri karşılamadığı anlaşılmakla bozmayı gerektirmiştir. Yapılacak iş; davacının itibari hizmet süreleri belirlenip hükümde açıkça gösterilip, çıkacak sonucuna göre yaşlılık aylığı şartlarını değerlendirmekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." demiştir.

Dava tarihi itibari ile kuruma müracaat şartı aranmamıştır.

Mahkememizce bozma kararına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. Dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.

Davacı davalılardan ...Periyodik Yayınlar A.Ş. yönünden davasını atiye bırakmış ise de infazda diğer işverenler yönünden tespit edilen sürelerde karışıklığa neden olmaması için bu işveren yönünden de süreler hüküm altına alınmıştır.

Davacının davalılardan ...Periyodik Yayınlar A.Ş. yönünden davasını atiye terk etmiş olması hususu HMK 123 üncü maddesi çerçevesinde değerlendirilerek anılan davalı yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Yukarıda belirtilen tespit ve gerekçeler dikkate alınarak davanın kabulüne,

A) ...Periyodik Yayınlar A.Ş.'ne ait... sigorta sicil numaralı işyerinden 01.10.1997-31.05.1998 tarihleri arasında davalı Kuruma bildirilen 210 gün,

B) ....'ne ait ... sigorta sicil numaralı işyerinden 01.06.1998-06.01.2004 tarihleri arasında davalı Kuruma bildirilen 2.010 gün,

C) ...Gaz. Dergi Basım Yayın. San. ve Tic. A.Ş.'ne ait ...sigorta sicil numaralı işyerinden 07.01.2004-31.10.2005 tarihleri arasında davalı Kuruma bildirilen 655 gün,

Ç) ...Gaz. Dergi Basım Yayın. San. ve Tic. A.Ş.'ne ait...sigorta sicil numaralı işyerinden 01.11.2005-24.04.2008 tarihleri arasında davalı Kuruma bildirilen 894 gün,

D) ... Radyo Televizyon Haberleşme ve Yayın A.Ş.'ne ait ... sigorta sicil numaralı işyerinden 25.04.2008-30.09.2008 tarihleri arasında davalı Kuruma bildirilen 156 gün sigortalılığının 5953 sayılı Basın İş Kanunun ve dolayısıyla 506 sayılı Kanun'un Ek-5. net maddesi kapsamında bulunduğunun tespiti ile Davacının davalı şirketlerde geçen toplam 3.925 günlük çalışmasından dolayı 981 günlük, itibari hizmet süresinin davacının sigortalılık sûresine eklenmesi gerektiğinin tespitine,

E) Davalılardan ...Periyodik Yayınlar A.Ş. yönünden davanın atiye bırakılmış olması nedeniyle bu davalı yönünden davanın açılmamış sayılmasına,

F) Davacının 06.02.2013 tarihinde yaşlılık aylığı almaya müstahak olduğunun tespitine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, ... vekili, .... vekili, .... vekili ve... Haberleşme ve Yayıncılık A.Ş. vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; davacı hakkında Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, esasen Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu ve eksik araştırma ile karar verildiğini, davanın tümden reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını, istemiştir.

2.Davalı .... vekili, temyiz dilekçesinde; davacı ile arasında hizmet akdi bulunmadığını, davacının kendi nam ve hesabına çalıştığını ve aralarında hizmet akdi yerine eser sözleşmesi bulunduğunu buna göre davanın kabulüne dair verilen kararın hatalı olduğunu ve bozulmasını talep etmiştir.

3.Davalılardan .... vekili ise, verilen kararın hatalı olduğunu, eksik araştırmaya dayalı olarak karar verildiğini bu nedenle kararın bozulmasını talep etmiştir.
4.... Haberleşme ve Yayıncılık A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde ise, verilen kararın hatalı olduğunu, eksik araştırmaya dayalı olarak karar verildiğini, davacının iddiasında belirttiği işleri yapmadığını esasen kendisi hakkında itibari hizmetten faydalandırılma şartlarının gerçekleşmediğini belirterek verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının iddiasına konu tüm hizmetlerin 5953 sayılı Basın İş kanunu Kapsamında geçip geçmediği hususu ile bu nedenle davacının itibari hizmet süresi ve fiili hizmet zammından faydalanma hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun ek 5 nci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesi hükümleridir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297 nci maddesinde:

“(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:

a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.

b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.

c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.

ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.

d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.

e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.

(2)Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” düzenlemesi getirilmiştir.

3. Değerlendirme
1.Bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir.

2.Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini kendiliğinden araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar. Hakim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz (Kuru, Baki/ Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 6100 sayılı HMK’na Göre Yeniden Yazılmış, 22 Baskı, ... 2011, s.472). Anayasa’nın 141 inci maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.

3.Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

4.Yukarıda vurgulanan hususlar, Hukuk Genel Kurulu'nun 19.04.2006 gün ve E:2006/4-142, K:229; 05.12.2007 gün ve E:2007/3-981, K:936; 23.01.2008 gün ve E:2008/14-29, K:4; 19.03.2008 gün ve E:2008/15-278, K:254; 18.06.2008 gün ve E:2008/3-462, K:432; 21.10.2009 gün ve E:2009/9-397, K:453; 24.02.2010 gün ve E:2010/1-86, K:108; 28.04.2010 gün ve E:2010/11-195, K:238; 22.06.2011 gün ve E:2011/11-344, K:436; 08.02.2012 gün 2011/10-726 E, 2012/57 K; 28.09.2012 gün 2012/3-444 E, 2012/638 K; 16.03.2012 gün 2012/2-97 E, 2012/203 K sayılı kararlarında da, benimsenmiştir. Yine 07.06.1976 gün ve 3/4-3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde yer alan “Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir.” şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye, vurgu yapılmıştır.

5.Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasa’nın 141/3 üncü maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 sayılı HMK’nun 297 nci maddesi, işte bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir.

6.Öte yandan, mahkeme kararlarının taraflar, bazen de ilgili olabilecekleri başka hukuki ihtilaflar yönünden etkili ve bağlayıcı kabul edilebilmeleri, başka bir dava yönünden kesin hüküm, kesin veya güçlü delil oluşturup oluşturamayacağı gibi hukuksal değerlendirmeler de bu kararların yukarıda açıklanan nitelikte bir gerekçeyi içermesiyle mümkündür.

7.Anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama gerek yargı erki ile yargıcın, gerek mahkeme kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz.

8.Eldeki davada, davacının, 01.10.1997-30.04.2013 tarihleri arasında ve davalılar nezdinde geçen tüm sürenin Basın İş Kanunu kapsamında geçtiğinin tespitini ve buna göre yaşlılık aylığı bağlanmasını talep ettiği, 5510 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesi gereği 01.10.2008 tarihi öncesindeki dönem bakımından 506 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinde yer alan itibari hizmetin, 01.10.2008 tarihi ve sonrası dönem bakımından ise, 5510 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesi hükümleri kapsamında hak kazanılan fiili hizmet süresi zammının tespitine ilişkin olarak açılan davada, mahkemece bir yandan, davanın kabulüne dair karar verildiği, ne var ki, 01.10.2008 - 30.04.2013 tarihleri arasında kalan dönem bakımından davacının istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar tesis edilmeksizin yazılı şekilde karar tesisi ile kararın kendi içerisinde çelişki oluşturulduğu ve bu hali ile hükmün infazının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.

9. O hâlde, davalılardan ... vekili, .... vekili, .... vekili ve... Haberleşme ve Yayıncılık A.Ş. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönleri incelenmeksizin bozulmalıdır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine,

12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.