10. Hukuk Dairesi 2021/12878 E. , 2023/7369 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1762 E., 2021/2489 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :...Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2018/290 E., 2020/74 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı bakanlık ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulüyle kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 02.10.1989 - 05.06.1992 tarihleri arasında, ücretli ingilizce öğretmeni olarak çalışmasına rağmen kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili; davacının davasının öncelikle hak düşürücü sürenin dolmuş ve 6552 sayılı Kanun'un ilgili hükmü nedeni ile ve husumet yokluğu nedeni ile usulden ve herhalükarda esastan reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne dair verilen kararın haksız ve yersiz olduğunu kararın kaldırılmasını ve davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... vekili; yerel mahkemece söz konusu davada hak düşürücü süre yönünden iddialarımızla ilgili değerlendirme yapılması gerekirken kararda bu hususa hiç değinilmediğini, bu sebeple de sadece hizmetin tespiti sağlanmaya çalışılmış ve bu doğrultuda karar verilmiş olduğunu, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın kaldırılması gerektiğini, mahkemece davacının çalıştığı süreleri tespit etmeksizin davacının dava dilekçesinde haftada kaç saat çalıştığını belirtmemesine rağmen bir ayda tüm günler çalışmış gibi hüküm kurulmasının doğru olmadığını, istinafa konu kararın bu yönüyle de eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmiş olduğunu, işverenin çalıştırmış olduğu sigortalılara ait hangi belgeleri kuruma vermesi gerektiği, kanunun 79/1 maddesinde açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakıldığını, atfı yapılan Sosyal Sigortalar Yönetmeliğinin 4 üncü kısmında işverence verilecek belgelerin düzenlenmiş olduğunu, yönetmelikte sayılan bu belgelerden birisinin dahi verilmiş olması halinde artık hak düşürücü süreden sözedilemeyeceğini, ancak davacının iddiasını destekleyen bu yönde bilgi ve belgelerin dava dosyasında mevcut olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
Davalı ve fer'i müdahil vekilleri istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına,
Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davacının öğretmen olarak çalıştığının sabit olduğu, bordro düzenleme yetkisinin davalı kurumlara ait olduğu, milli eğitim tarafından bordroların bulunamadığının ifade edildiği, prim kesintisi olmadığına dair tespitin hatalı olduğu gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının dava konusu dönemde hizmet akdiyle çalışıp çalışmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu madde hükümleri.
3. Değerlendirme
1. Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
2. Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
3. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından mahkemeye sunulan ilgili okul yazısında, davacıya ait resmi bir evrak ve bordro bulunamadığı belirtilmiş ve buna göre davacının davasının reddine karar verilmişse de yapılan araştırma eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.
4. Dosya kapsamından, davacının valilik olurlarıyla ücretli öğretmen olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, bordro düzenleme yükümlüsü olan davalı bakanlıktan, davacıyla ilgili tüm kayıtlar getirtilerek, ücretlerinden prim kesintisi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!