WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2021/12712 E.  ,  2023/8006 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki prime esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davacı, davalı ve fer'i müdahil ... Başkanlığı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı ve fer'i müdahil ... Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Star Gazetesinde sigortalı olarak 1.300,00 TL ye çalıştığını, 2006 yılında maaşının 1.900,00 TL olduğunu fakat bordrolar incelendiğinde bu rakam birdenbire düşürek 674,00 TL olarak göründüğünü, 2011 yılında bu rakamın düzeltildiğini, söz konusu 2006-2011 yılları arasında prim esas kazançları net 1.900,00 TL olarak tespit edilmesini, davalı müvekkilin Ağustos 2006-Ocak 2011 arasında yatırılmayan veya eksik yatırılan sigorta primlerinin tamamlatılmasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretininde davalıya yükletilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; Davacının 1999 tarihinde muhabir olarak çalışmaya başladığını, 2016 tarihli yazısı ile iş akdinin feshedildiğini belirtmiştir. Mahkemeyi yanıltmak gayesiyle asılsız hukuka aykırı olarak ve davalı müvekkil şirketin davacı yana olan hak ve alacaklarını ödemekten kaçınmaya çalıştığını ve bu bağlamda müvekkil şirketi kötülemek suretiyle farklı bir algı yaratma çabası içerine girdiğini, 2006 yılında işe giriş çıkışının söz konusu olmadığını, müvekkil şirket ile davacı arasında imzalanan iş sözleşmesi her ay brüt olarak 1.000,00 TL olduğunu bu sebeplerden dolayı fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla haksız mesnetsiz ve kötü niyetli davanın reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını mahkememizden talep etmektedir.

2. Fer'i müdahil ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında yapılan tespit ve değerlendirmeler ile kurum işlemlerinde herhangi bir hatanın ve hukuka aykırılığının bulunmadığını, davacının iddiasını yazılı delillerle birlikte ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...Ücret bordroları ve hizmet döküm cetveli incelendiğinde, davacı adına 2006 yılı Mart- Temmuz ayları arasında net 1300,00 TL bildirim yapılmış iken, Ağustos ayında bir anda net 674,00 TL'ye düştüğü görülmektedir. Yine davacı tanığı olarak dinlenen şahıs beyanında, 2006 yılında işveren tarafından kendilerine ödenen brüt ücretin net ücret olarak ödeneceğinin teklif edildiğini kendilerininde bu teklifi kabul ettiklerini belirttiği, dolayısıyla bu beyanın dosyaya sunulan hizmet döküm cetveli ve ücret bordroları ile uyumlu olduğu anlaşılmaktadır.

Tüm bu açıklamalar ışığında, davacının ücreti uyuşmazlık konusu dönemin hemen öncesinde ayda net 1300,00 TL iken, bir sonraki ayda 674,00 TL'ye düşmesi yani hemen hemen yarı yarıya azalması hayatın olan akışına uygun görülmemiştir. Yine davacı asil mahkememizdeki beyanında 2006-2011 yılları arası ücretine zam yapılmadığını belirtmiştir. Dolayısıyla uyuşmazlık konusu dönemde davacının net 1.300,00 TL, brüt 1.814,38 TL ücretle çalıştığı kabul edilmiştir.

Öte yandan, davacı her ne kadar uyuşmazlık konusu dönemde 1900,00 TL net ücretle çalıştığını belirtmiş ise de, bu konuda iddia dışında sadece soyut tanık beyanının bulunduğu, başkaca herhangi bir delille desteklenmediğinden buna yönelik talebin reddine karar verilerek, davanın kısmen kabul- kısmen reddine;

1-Davacının 01.08.2006-31.12.2010 tarihleri arası dönemde net 1.300,00 TL, brüt 1.814,38 TL ücretle çalıştığının tespitine,

2-Fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer'i müdahil ... Başkanlığı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf başvurusunda; müvekkilinin ağustos 2006 tarihi itibariyle net 1.900,00 TL ücret aldığını, 674 TL'sinin banka kanalı ile kalanının elden ödendiğini, emsal ücret araştırmalarının da bu durumu doğrular nitelikte bulunduğunu, emsal nitelikteki dosyanın ... BAM 10. HD tarafından kaldırıldığını ve yerel mahkemede yargılamanın devam ettiğini ileri sürmüş ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı işveren vekili istinaf başvurusunda, senetle spat sınırının üzerinde olan davanın tanıkla ispat edilemeyeceğini, ... şirketler grubunun elinde iken, TMSF'e devrolunan ve akabinde müvekkil şirkete satılan şirketin çalışma koşulları, iş yoğunluğu ve personel sayısının değişiklikler gösterdiğini, yeni koşulları kabul eden personelle çalışmaya devam edildiğini, tanıkların işverenle husumetli kişiler olduklarını ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Fer'i müdahil ... Başkanlığı vekili yeterli inceleme yapılmadan, dosya tekemmül etmeden karar verildiğini ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği bulunmadığından değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, yukarıdaki hukuki açıklamalar ışığında, davacı adına Mart/2006 - Şubat/2016 tarihleri arası davalıya ait 1106081 06 sicil numaralı iş yerinden bildirim yapıldığı, 2006 Aralık ayına kadar olan ücret bordrolarının imzalı, sonraki ücret bordrolarının ise imzasız olduğu, dönem bordroları ile ücret bordrolarında bildirilen prim matrahlarının ve banka kayıtları uyumlu olmakla birlikte, 2007/Temmuz ayında bildirilen sigorta primine esas kazanç matrahının ağustos ayında yarı yarıya düştüğü ve 2011 yılına kadar böyle devam ettiği, 20.05.2005 tarihli hizmet sözleşmesinde net 1.300,00 TL ücret alacağının belirtildiği, foto muhabiri olarak çalışan davacının kıdem ve pozisyonu aynı kaldığı halde, ücretinin birden bire yarı yarıya düşmesinin hayatın olağan akışına uymadığı, uyuşmazlık konusu dönemde net 1.300,00 TL ile çalışmaya devam ettiği, daha yüksek ücret alma iddiasına ilişkin olarak yazılı delil/delil başlangıcı bulunmadığı ve bu nedenle davanın kısmen kabulüne dair mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı görülmekle, davalı ve feri müdahil vekillerinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer'i müdahil ... Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz başvurusunda; müvekkilinin ağustos 2006 tarihi itibariyle net 1.900,00 TL ücret aldığını, 674 TL'sinin banka kanalı ile kalanının elden ödendiğini, emsal ücret araştırmalarının da bu durumu doğrular nitelikte bulunduğunu, emsal nitelikteki dosyanın ... BAM 10. HD tarafından kaldırıldığını ve yerel mahkemede yargılamanın devam ettiğini ileri sürmüş ve davanın 1.900,00 TL net ücret üzerinden kabulüne karar verilmesini, aksi yöndeki kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı işveren vekili istinaf başvurusunda, senetle spat sınırının üzerinde olan davanın tanıkla ispat edilemeyeceğini, mahkemece dinlenen tanıkların işverenle husumetli kişiler olduklarını ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini aksi yöndeki kararın bozulmasını talep etmiştir.

3.Fer'i müdahil ... Başkanlığı vekili yeterli inceleme yapılmadan, dosya tekemmül etmeden karar verildiğini ileri sürmüş ve yazılı delil bulunmayan iddiayı konu edinen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgililerden ayrı ayrı alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.