WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2021/12473 E.  ,  2024/3597 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/33 E., 2021/372 K.
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili özetle; meydana gelen iş kazası nedeniyle müvekkilinin sürekli iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelişinde davalının kusurlu olduğundan bahisle 5.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Bozmadan sonra aynı davacı tarafından aynı davalıya karşı açılan birleşen dava dosyasında ise 1,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili talep edildikten sonra davacı vekilince maddi tazminat istemleri 48.756,65 TL'ye arttırılmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 23.12.2014 tarih ve 2012/495 Esas, 2014/710 Karar sayılı kararıyla; iş kazasından dolayı davacının %38,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın meydana gelişinde davacının %30, davalının ise %70 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle davacının tespit edilen maddi zararının 91.268,32 TL olduğu ne var ki talep arttırımı söz konusu olmadığından davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı lehine 5.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 15.10.2015 tarih ve 2015/4611 Esas, 2015/18600 Karar sayılı kararı ile hükme esas alınan bilirkişi kusur raporunda işverene atfedilen kusur oranının fazla olduğu, Kurum inceleme raporunda belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğu, inceleme raporundaki oranlar gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerektiğinden bahisle Mahkeme kararının bozulmasına, tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra alınan 26.01.2017 tarihli bilirkişi ek hesap raporunda davacının kusur oranı %60, sürekli iş göremezlik oranı %38,20 olarak kabul edilmek suretiyle hesaplama yapılarak davacının maddi zararının 79.502,37 TL olarak belirlenmiş, bu aşamadan sonra Mahkemece davalı tarafın itirazları üzerine sürekli iş göremezlik oranı tespit prosedürü işletilmek suretiyle en son Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunun 29.08.2019 tarihli raporu ile davacının sürekli iş göremezlik oranı %15,20 olarak tespit edilmiştir. Davacı taraf birleşen dava dosyasını bu aşamadan sonra 26.10.2019 tarihinde açarak 1,00 TL maddi tazminat talebinde bulunmuş, Mahkemece 21.01.2020 tarihli 13. celsede %15,20 ve %38,20 sürekli iş göremezlik oranları üzerinden ihtimalli hesap raporu düzenlenmesi için hesap raporu alınmasına karar verilmiş, 18.02.2020 tarihli hesap raporunda davacının %60 müterafik kusuru dikkate alınmak suretiyle %15,20 sürekli iş göremezlik oranına göre maddi zararın 56.295,53 TL, %38,20 sürekli iş göremezlik oranına göre maddi zararın 123.760,98 TL olarak belirlenmiştir. Hesap raporuna taraflarca süresinde itiraz edilmesi üzerine Mahkemece ücret araştırma prosedürü işletilerek sonrasında tekrar bilirkişi hesap raporu alınmasına karar verilmiş, 15.03.2021 tarihli hesap raporunda %15,20 sürekli iş göremezlik oranı, %60 müterafik davacı kusuru üzerinden ve fakat ücret yönünden üç ihtimalli olarak hesaplama yapılarak ilk ihtimalde bozmadan önceki gibi davalı tanığı Selçuk Tavşan’ın ifadesine göre 950,00 TL net ücret (asgari ücretin 1,99 katı) üzerinden maddi zarar 55.802,55 TL olarak, ikinci ihtmalde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve aynı yöndeki Yol İş Sendikası tarafından bildirilen ücret olan ve asgari ücretin 1,69 katına isabet eden ücret üzerinden maddi zarar 48.756,65 TL olarak, üçüncü ihtimalde ise Kuruma bildirilen ücretler üzerinden (asgari ücretin 1,31 katı) maddi zarar 39.832,72 TL olarak belirlenmiş, taraflarca bu son hesap raporuna karşı da süresinde itiraz edilmiş, davacı vekilinin 21.06.2021 tarihli dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere maddi tazminat istemi 48.756,65 TL'ye arttırılmıştır.

Mahkemece verilen temyiz incelemesine konu 13.07.2021 tarih, 2020/33 Esas, 2021/372 Karar sayılı kararda asgari ücretin 1,69 katı üzerinden hesaplama yapan ihtimale itibar edilmek suretiyle asıl dava dosyasında davacı lehine 5.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, birleşen dava dosyasında davacı lehine 43.756,65 TL maddi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin 13.07.2021 tarih, 2020/33 Esas, 2021/372 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, hesaba esas teşkil eden ücretin hatalı tespit edildiğini, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, sürekli iş göremezlik oranı tespitini kabul etmediklerini, yıl dönümünden ötürü 2021 yılı asgari ücret değişikliklerinin yansıtıldığı yeni bir hesap raporu alınması gerekirken alınmadığını, hesaplama yapılırken asgari geçim indiriminin pasif dönemde de dikkate alınması gerektiğini, hüküm altına alınan manevi tazminatın az olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkilinin kusursuz olduğunu, illiyet bağının kesildiğini, birleşen davanın zamanaşımına uğradığını, sürekli iş göremezlik oranını tespitini kabul etmediklerini, Adli Tıp 2. Üst Kurulunun raporunda davacının “iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay süreyle başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği” tespitin de kabulünün mümkün olmadığını, davacının iyileşme sürecinde yardıma ihtiyaç duyacağı varsayılsa bile raporda belirlenen yardıma ihitiyaç süresi fazla olduğunu, davacının ücretinin hatalı belirlendiğini, hesaplanan zarardan %38,20 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin indirilmesi gerektiğini, hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 nci maddesi

3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle temyizin kapsam ve nedenlerine göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamından, davalı tanığı Selçuk'un 13.10.2011 tarihli celsede davacının kaza döneminde 950,00 TL ücret aldığını beyan ettiği, aynı celsede hazır olan davalı vekilinden sorulduğunda tanık beyanına bir diyecekleri olmadığını beyan ettiği, dosya kapsamında yer alan Ticaret Sicil Gazetesi örneğine göre davalı şirketin son ticaret ünvanının "... Taşımacılık Otomotiv Tic. ve San. A.Ş." olduğu, buna karşılık gerekçeli karar başlığında devirden önceki ünvanın gösterildiği anlaşılmaktadır.

6100 sayılı HMK’nın 297/1-b maddesine göre hüküm tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini içermelidir.

Somut olayda, 15.03.2021 tarihli bilirkişi hesap raporunun davalı tarafın da kabulünde olan ve asgari ücretin 1,99 katına isabet eden 950,00 TL ücret üzerinden hesaplama yapan ihtimale itibar edilmesi gerekirken, daha az maddi zarar hesaplayan ihtimal üzerinden karar verilmesi hatalı olduğu gibi davalı şirketin ticaret ünvanının karar başlığında hatalı olarak gösterilmesi yerinde görülmemiştir.

Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3 üncü maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7 nci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle Mahkeme kararının;
A. Gerekçeli karar başlığında yer alan "... Yapı Kimyasalları İnşaat Taahhüt Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Sanayi Tic. A.Ş." ibarelerinin silinerek yerine geçmek üzerre "... Taşımacılık Otomotiv Tic. ve San. A.Ş." ibarelerinin yazılması,

B. Gerekçenin "Deliller ve Değerlendirilmesi" başlığı altındaki 6 ncı paragrafın tamamen silinerek yerine geçmek üzere "Yargıtay ilamında kusur oranı yönünden bozma kararı verildiği görülmüşse de Yargıtay ilamında "sair hususların incelenmeden" kararın bozulduğu anlaşılmış, davalı vekilinini temyiz dilekçesinde sürekli iş göremezlik oranına da itiraz ettiği görülmüştür. Bu kapsamda davacının %15,2 (yüzdeonbeşvirgüliki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş olduğu, kazanın meydana gelişinde davacının %60, davalının %40 oranında kusurlu olduğu kabulüne göre yapılan hesaplama esas alınmıştır. Ücret açısından ise davalı tanığı Selçuk'un 13.10.2011 tarihli celsede davacının kaza döneminde 950,00 TL ücret aldığını beyan ettiği, aynı celsede hazır olan davalı vekilinden sorulduğunda tanık beyanına bir diyecekleri olmadığını beyan ettiği, davacının tır şoförü olduğu, nitelikli iş yaptığı dikkate alındığında asgari ücretin 1.99 katına isabet eden ücretin somut olaya uygun olduğu, giderek bu kabul doğrultusunda yapılan hesaplama dikkate alınmıştır. Buna göre 15.03.2021 tarihli hesap raporu ile davacının 55.802,55 TL maddi zararı olduğu tespit edilmiştir. " ibarelerinin yazılması,

C.Gerekçenin aynı başlığının altındaki 11 inci paragrafının tamamen silinerek yerine geçmek üzere "Hesaplanan 55.802,55 TL toplam maddi zararın 5.000,00 TL'si için asıl davada hüküm kurulmuş, kalan 50.802,55 TL maddi zarar yönünden ise birleşen dava dosyasındaki maddi tazminat isteminin taleple bağlı kalınmak suretiyle kabulüne, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir. Manevi tazminat yönünden ilk hükümdeki 25.000,00 TL için değişiklik yapılmamıştır." ibarelerinin yazılması,

Ç.Hüküm fıkrasının birleşen dava dosyasına ilişkin B-1 bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere

"1-) Davacının talebiyle bağlı kalınmak üzere 43.756,65 TL maddi tazminatın 21.01.2009 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin 7.045,90 TL'lik hakkının saklı tutulmasına," ibarelerinin yazılması suretiyle mahkeme kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,

02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.