10. Hukuk Dairesi 2020/8369 E. , 2024/372 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1129 E., 2020/1748 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Korkuteli 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2012/215 E., 2017/234 K.
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kurumları ... İl Müdürlüğü sigortalılarından ..... sicil numaralı ...'in 05.02.2009 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucunda yaralandığını, bu kaza ve yaralanma sebebiyle kendisine kurumlarınca 83.407,13 TL peşin sermaye değeri ile 10.465,64 TL geçici iş göremezlik ödeneği masrafı ve 12.120,48 TL hastane masrafı olmak üzere toplam 106.173,25 TL masraf ve ödeme yapıldığını, davalı ... şirketinin kazaya karışan ve ...'ün kullandığı 07 RH 600 plaka sayılı aracın sigortası olduğunu, davalı ...'ün kaza tutanağında tam kusurlu bulunduğundan bu miktarın kendisinden ve araç sigortası olan diğer davalı şirketten talebi için işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını belirterek 106.173,25 TL Kurum zararının ödeme tarihleri olan 73.407,13 TL'sinin 21.09.2010 tarihinden, 10.645,64 TL'sinin 10.03.2010 tarihinden 12.120,48 TL'sinin 05.02.2009 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini ayrıca yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...'ün 10.07.2012 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; öncelikli olarak, her ne kadar ... tarafından aleyhine dava açılmış olsa da söz konusu bu davanın, kazada yaralanan ... tarafından vekil edene karşı açmış olduğu Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesi 2009/516 Esas sayılı tazminat davası dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini, aleyhine davacı ... Başkanlığının açmış olduğu davanın trafik kazası nedeniyle tazminat davası olduğunu ve bu nedenle davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanı içerisinde olduğunu, öncelikli olarak bunun incelenmesi gerektiğini, söz konusu trafik kazası nedeniyle Güvence Hesabı, Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesi uyarınca ödemede bulunduğunu ve bu ödenen miktar açısından ... tarafından Güvence Hesabına 24.04.2010 tarihli ibraname verildiğini, bu ödeme dikkate alındığında ödenen bedelin mahsup edilmesi gerektiğini, kazanın meydana geldiği tarihte aracın sigortasının bulunmadığını, aracın sigortasının bulunmaması nedeniyle tazminat davasının davalı tarafı olarak Güvence Hesabının da gösterilmesi gerektiğini, bu nedenle davanın HMK'nın md 61 gereğince Güvence Hesabına ihbarı zorunluluğu doğduğunu, ayrıca ... işçi sıfatıyla sözü geçen aracı kullanmakta olduğunu, bu durumda davanın işveren sıfatın haiz bulunan Korkuteli Belediyesi Başkanlığının da davaya dahil edilmesi gerektiğini, sözü geçen kazada davacının meydana gelen zararına ilişkin gerek sigortadan gerekse Güvence Hesabından alınmış olan bedeller olduğu dikkate alındığında mutlak surette talep edilen bedellerin mahsubuyla karar verilmesinin zorunlu olduğunu belirterek davanın reddini, açılan davanın Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/516 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesini, Güvence Hesabı tarafından ...'e ödenen bedelin mahsup edilmesine karar verilmesini, davanın Güvence Hesabına ve Korkuteli Belediye Başkanlığına ihbarını talep etmiştir.
Davalı ..... Sigorta A.Ş. vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan araca ait müvekkilde bulunduğu iddia olunan poliçenin araştırıldığını, şayet kaza tarihini kapsayan bir poliçe yok ise açılan davanın reddini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil sigorta şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, tedavi gibi taleplerini 6111 sayılı Kanun kapsamında yasadan evvelki kazalarda dahil olmak üzere SGK tarafından karşılanacağını belirterek davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... SGK İl Müdürlüğü sigortalılarından .... sicil numaralı ...'in 05.02.2009 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucunda yaralandığı, bu kaza ve yaralanma sebebiyle kendisine davacı kurumca 83.407,13 TL peşin sermaye değeri ile 10.465,64 TL geçici iş göremezlik ödeneği masrafı ve 12.120,48 TL hastane masrafı olmak üzere toplam 106.173,25 TL masraf ve ödeme yapıldığı, davalı ... şirketinin kazaya karışan ve ...'ün kullandığı .... plaka sayılı aracın sigortacısı olduğu, meydana gelen kaza nedeniyle davalı ...'ün Korkuteli Sulh Ceza Mahkemesinin 28.09.2011 tarih, 2009/196 Esas, 2011/112 Karar sayılı ilamı ile taksirle yaralama suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bahse konu kararın 12.01.2012 tarihinde kesinleştiği, her ne kadar davacı Kurumca, Kurum sigortalısına ödemiş oldukları bedellerin davalılardan tahsiline yönelik olarak eldeki dava ikame edilmiş ise de, dosya içerisinde mevcut Korkuteli Belediye Başkanlığı cevabi yazısı içeriğine göre meydana gelen kazanın davalı ...'ün görevli bulunduğu esnada meydana geldiği, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin 5 inci fıkrası uyarınca iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya ilgililere rücû edilemeyeceği, mahkememizce yapılan araştırmada, davalı ... hakkında Korkuteli Sulh Ceza Mahkemesinin 28.09.2011 tarih, 2009/196 Esas, 2011/112 Karar sayılı ilamı ile açıklanması geri bırakılan hüküm gereğinin sanık tarafından denetim süresi boyunca ihlal edilmediği, sanık aleyhine verilen hükmün bu haliyle kesinleşmiş mahkumiyet olarak nitelendirilemeyeceği, davalı ... yönünden ise; sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsamadığı anlaşılmakla, davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın hukuka aykırı ve yersiz olduğunu, davalı ... hakkında Korkuteli Sulh Ceza Mahkemesi ilamı ile mahkumiyet kararı verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, İlk Derece Mahkemesi değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davalı ... yönünden de davanın reddinin hatalı olduğunu beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
5510 sayılı Kanun'un 21/5 maddesinde yer alan “İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için Kurumuna veya ilgililere rücu edilmez” Anayasanın 129/5 maddesinde "memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve Kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir." hükmünü içerdiği, Kurum sigortalılarından ...'in 05.02.2009 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralandığı, bu kaza ve yaralanma sebebiyle Kurumca kendisine peşin sermaye değerli gelir, geçici iş göremezlik ödeneği ve hastane masrafı olmak üzere toplam 106.173,25 TL masraf ve ödeme yapıldığı; Korkuteli Belediyesi yazı cevabından, ...'ün olay günü kullandığı 07 RH 600 plakalı araç ile taşıt görev emri bulunduğu; davalı ...'ün Korkuteli Sulh Ceza Mahkemesinin 28.09.2011 tarih ve 2009/196 Esas, 2011/112 karar sayılı ilamı ile taksirle yaralama suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 12.01.2012 tarihinde kesinleştiği, açıklanması geri bırakılan hüküm gereğinin sanık tarafından denetim süresi boyunca ihlal edilmediğinin anlaşıldığı, aleyhine verilen hükmün bu haliyle kesinleşmiş mahkumiyet olarak nitelendirilemeyeceği sonucuna varıldığı davalı ...'ün Korkuteli Belediyesi'ne ait aracı kullanırken kaza yaptığı belirgin olan eldeki davada, davalının, vazifesi gereği görev yerine giderken kazanın meydana geldiği buna göre hakkında verilen ret kararı ile sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsamadığı anlaşılmakla, davalı ... yönünden verilen ret kararı da isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın hukuka aykırı ve yersiz olduğunu, davalı ... hakkında Korkuteli Sulh Ceza Mahkemesi ilamı ile mahkumiyet kararı verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, ilk derece mahkemesi değerlendirmesinin hatalı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi Dairesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 21/5 ve Anayasanın 129/5 madde hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanuna uygun olup temyiz talep ve kapsamına göre davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!