WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2020/4346 E.  ,  2024/2459 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1028 E., 2020/95 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/618 E., 2018/33 K.

Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı hakkında...Metal Metalurji ve Döküm Sanayi A.Ş'nin 2013/7-2014/10.ay arası prim borçları nedeniyle ödeme emri düzenlendiğini, davacının iflas erteleme talep eden şirkete kayyum olarak atandığını, davacının şirketin temsilcisi olmadığını, Gebze 2.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından resen kayyum olarak atandığını, davacının sorumlu bulunmadığını belirterek ödeme emrinin iptaline, ihtiyati tedbir kararı verilerek takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum tarafından alacağın tahsili ile ilgili olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olanlara karşı takip başlatılması usul ve yasaya uygun olup davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “... Metal Metalurji ve Döküm San. A.Ş. Tarafından Gebze 2 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/896 Esas sayılı dosyasından açılan iflasın ertelenmesi davasında 18.12.2009 tarihinde tedbir kararı verildiği, tedbirin 12.09.2014 tarihinde kaldırıldığı, şirketin 12.09.2014 tarihinde iflas etmesiyle, şirket yönetiminin iflas idaresine geçtiği, Ticaret sicil kayıtları incelendiğinde: Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.04.2013 tarih ve 2009/896 esas nolu kararı ile davacı Prof. Dr. ...’ın 2013/04 ila 2014/10. ay arası dönemlerde...Metal Metalurji Döküm San. A.Ş.’ye yönetim kayyımı olarak atandığı, davalı kurumun 2016 yılı 9. ayında kayyım Prof. Dr. ... a 2013/7-2014/10, kayyım ... varislerine 2012/9-2013/7, kayyım ...’a 2013/7-2014/10 dönemi şirketin prim, işsizlik sigortası primi, damga vergisi borçları nedeniyle dönem emirleri gönderildiği, ödeme emirlerindeki borç dönemlerinin iflasın ertelenmesine ilişkin devam eden yargılama sırasında mahkemece verilen ihtiyati tedbirin devam ettiği ve şirketin iflasına karar verildiği dönemlere ait olduğu, Gebze 2 Asliye Hukuk Mahkemesi nin 2009/896 E., 2014/492 K. Sayılı kararında şirketin borca batık olduğunun, şirketin iyileşme ihtimalinin bulunmadığının, şirketin iflasının hüküm altına alındığı hususlarının birlikte değerlendirilmesinde, ihtiyati tedbir kararı verilen döneme ait prim borçlarının ödenmemesinin borca batık olması nedeniyle iflas eden borçlu...Metal Metalurji ve Döküm San. A.Ş. şirketinin kayyımı olarak atanan üst düzey yöneticileri Prof. Dr. ..., ... varisleri ve ...açısından haklı neden oluşturduğu, kasıt yada ağır kusurunun da bulunmadığı...Metal Metalurji ve Döküm San. A.Ş.’nin davacı ve diğer kayyumların, 5510 sayılı Kanun'un 88/20 nci maddesinde belirtilen işverenleri olmadığı, dolayısıyla Kurumun prim ve fer'ileri alacaklarının tahsili için gönderilen 2013/07 ila 2014/10 dönemi ödeme emirlerinin iptalini istemekte davacının haklı olduğu kanaatine varıldığı” gerekçesiyle davanın kabulüne, 08.09.2016 tarih ve 12.113.267 sayılı ödeme emrinin davacı açısından iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken yerel mahkeme tarafından kabul kararı verildiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, Kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını, Kurum aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretini kabul etmediklerini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iflasın ertelenmesine karar verildiği dönemde doğan şirkete ait prim borçlarından mahkeme tarafından yönetim kayyımı olarak atanan davacının sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 5510 sayılı Kanun'un 88 inci madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.