WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2020/11675 E.  ,  2023/6432 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/656 E., 2020/1194 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 36. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/449 E., 2018/489 K.

Taraflar arasındaki davacının 01.03.2001-31.12.2004 tarihleri arasında geçen çalışmalarının 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında geçtiğinin tespiti ve buna göre öncelikle hizmet tespiti, devamında ise itibari hizmet sürelerinin tespiti ve prime esas kazançlarının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ile davalılar vekillerinin başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve diğer davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 01.03.2001 - 03.09.2002 tarihleri arasında Habertürk Tv'de editör-gazeteci olarak işe başladığını, daha sonra gazeteci sıfatı ile haber müdürü olarak görev yaptığını, “habertürk.com" adresinde internet sitesi editörü, Habertürk Haber Ajansı Genel Müdürü görevlerinde çalıştığını, bahse konu dönemde 4.000,00 TL net ücret aldığını, 2002-2004 yılları arasında davalı şirketteki çalışmalarında ücretinin 6,000,00 TL olduğunu, T.C. Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü tarafından müvekkilinin 2001-2004 yılları arasında Habertürk'de gazetecilik yaptığını kabul ederek 2014 yılında sürekli basın kartı verdiğini beyan ederek müvekkilinin 01.03.2001 - 03.09.2002 tarihleri arasında davalı şirketlerde gazeteci olarak 4.000,00 TL ücretle çalıştığının ve hizmet süresinin, 01.04.2001 - 31.12.2014 tarihleri arasında ise davalı şirketlerde ücretinin 6.000,00 TL olduğunun tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı SGK cevabında özetle; dinlenilecek tanıkların, çalışıldığı iddia edilen iş yeri kapasite ve niteliği gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili kurumun resmi kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, tanık anlatımlarında kurumun yazılı kayıtları ile çelişen tanık beyanlarının hükme esas alınmamasını beyan ederek davanın reddine, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalılar Ciner Medya TV Hizmetleri A.Ş. ile Ciner Medya Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışmaları ile ilgili müvekkili şirketlerde yapılan araştırmalar neticesinde herhangi bir belge ve döküman bulunmadığını, 2001-2004 yılları arasındaki dönemde mezkur yayın organlarının Yeni Kan Yayıncılık A.Ş. unvanlı şirkete ait olduğunu ve söz konusu şirketlerin Ciner Medya Yatırımları San. ve Tic. A.Ş. tarafından satın alındığını, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı vekili müvekkilinin 2014 yılında sürekli basın kartı verildiğini beyan ederek müvekkilinin 01.03.2001 - 03.09.2002 tarihleri arasında davalı şirketlerde gazeteci olarak 4.000,00 TL ücretle çalıştığının ve 01.04.2001 - 31.12.2004 tarihleri arasında ise davalı şirketlerde gazeteci olarak 6.000,00 TL ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacının hizmet dökümünün incelenmesinde, 04.09.2002-30.04.2003 tarihleri arasında 1086813 sicil nolu Yeni Kan Haber Ajansı Medya Hizmet Tic. A.Ş. ünvanlı işyerinden, 26.06.2003-23.07.2003 tarihleri arasında 1086813 sicil nolu Yeni Kan Haber Ajansı Medya Hizmet Tic. A.Ş. ünvanlı işyerinden, 24.07.2003-25.12.2003 tarihleri arasında 1041682 sicil nolu Yeni Kan Gazetecilik Matbaa ve Yayın San. ve Tic. A.Ş. ünvanlı işyerinden, 26.12.2003-10.01.2004 tarihleri arasında 1086813 sicil nolu Yeni Kan Haber Ajansı Medya Hizmet Tic. A.Ş. ünvanlı işyerinden, 14.05.2004-31.10.2005 tarihleri arasında 1094851 sicil nolu Atlas Yay. Tic. A.Ş. ünvanlı işyerinden sigorta bildirimlerinin yapılmış olduğu, 30.12.2008 tarihli sicil gazetesinde Yeni Kan Haber Ajansı Medya Hizmet Tic. A.Ş. ve Yeni Kan Medya Reklamcılık ve Pazarlama Hizmetleri Tic. A.Ş. ünvanlı işyerinin aktif ve pasifleriyle Ciner Reklam Pazarlama A.Ş. şirketi tarafından devralındığı, 1086813 sicil nolu Yeni Kan Haber Ajansı Medya Hizmet Tic. A.Ş.'nin 27.11.2001 tarihinde kanun kapsamına alındığı ve 31.01.2008 tarihinde kanun kapsamından çıktığı, dosya kapsamına alınan ... 10. İş Mahkemesinin 2009/129 Esas ve 2015/711 Karar sayılı dosyasında Yeni Kan Medya Reklamcılık A.Ş. ünvanlı işyerinin 14.05.2001 tarihinde faaliyetine başlamış olduğunun tespiti ile davacının çalışmasının da bu tarihten itibaren başlamış olduğunun kabul edildiği ve kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesi tarafından onandığı, kesinleşmiş Mahkeme kararı da dikkate alınarak davacının 14.05.2001 tarihi itibariyle çalışmalarının başlayabileceği, öncesine ait çalışmanın tespitinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Davacının 04.09.2002 tarihli işe giriş bildirgesinden önceki çalışmaları bakımından, kesintisiz çalışmanın 31.12.2004 tarihinde bitmiş olduğu ve dava tarihi itibariyle 5 yıllık hakdüşürücü sürenin geçmiş olduğu kanaatine varılmıştır. Davacının 04.09.2002-10.01.2004 tarihleri arasındaki döneme ilişkin tanık beyanları ve dosya kapsamındaki deliller itibariyle çalışmasının gerçek ve fiili olduğu, 10.01.2004-31.12.2004 tarihleri arasındaki döneme ilişkin ise davacının ... 10. İş Mahkemesinin 2009/129 Esas ve 2015/711 Karar sayılı dosyası içerisinde davacının kurum memurlarına vermiş olduğu ifadesinde, 01.04.2001-04.01.2004 tarihleri arasında çalışmış olduğunu beyan etmesi dikkate alınarak davacının çalışmasının en son işyerinden bildirim yapıldığı 10.01.2004 tarihi olduğu kabulü gerekmiştir.

Davacının prime esas ücret talebi bakımından, Yargıtay 10. ve 21. Hukuk Daireleri tarafından benimsenen görüşe göre; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun; 288 inci maddesine göre, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belir bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı, 289 uncu maddesinde, 288 inci madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292 nci maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği belirtilmiş, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 200 üncü ve 202 nci maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuş olduğu anlaşılmaktadır.

Kuruma ödenmesi gereken, sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu olmadığı, (1996 yılı için 10 TL, 1998 yılı için 20TL, 2000 yılı için 40 TL, 2005 yılı için 400 TL, 2006 yılı için 430 TL, 2007 yılı için 460 TL, 2008 yılı için 490 TL, 2009 yılı için 540 TL, 2010 yılı için 550 TL, 2011 yılı için 590 TL, 01.10.2011 gününden itibaren açılan davalar yönünden ise 01.10.2011 tarihinden itibaren 2.500 TL.) maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması gerektiği, yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşan çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunması halinde tanık dinlenmesinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır. Davacının ücret iddiasının tüm dönemler için senetle ispat sınırını aştığı görülmektedir. Bu nedenle ücret miktarının ispatının yazılı belgelerle yapılabileceği, tanık beyanlarına itibar edilmesi mümkün olmayacaktır. davacı vekili tarafından ise tanık beyanı dışında yazılı delil ya da yazılı delil başlangıcı sayılabilecek her hangi bir belgenin dosya içerisine sunulmamış olduğu ve davacının ücret iddiasını ispat edememiş olduğu kanaatine varılmıştır.

Davacının çalışmalarının 5953 sayılı Kanun kapsamında geçtiği ve prim ödemelerinin de bu şekilde düzeltilmesi taleplerine ilişkin, dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamındaki diğer delillerden davacının Habertürk'te müdür olarak çalıştığı, haber müdürünün haberi koordine eden, haberin sunumu, prodüksiyonu ve planlaması ile ilgilenen, yöneten, bu faaliyeti yürüten ekibe liderlik eden kişi konumunda olduğundan davacının çalışmalarının 5953 sayılı Kanun kapsamında olduğu, 04.09.2002-10.01.2004 tarihleri arasında 506 sayılı Kanunun Ek 5 inci maddesi kapsamında 482 gün çalışmasından dolayı 121 günlük itibari hizmet süresinin davacının sigortalılık süresine eklenmesi gerektiği kanaatine varılmakla, davacının davasının kısmen kabulü ile 04.09.2002 -10.01.2004 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının tespiti ile davalı Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş.'ye ait iş yerinden eksik bildirilen 01.05.2003 - 25.06.2003 tarihleri arasında günlük 13,10 TL kazançla 55 gün daha sigortalı olarak bildirilmesi gerektiğinin tespitine, 04.09.2002 - 10.04.2004 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun Ek 5 inci madde kapsamında 121 gün itibari hizmet süresinin davacının sigortalılık süresine eklenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili, mahkemece bilirkişi raporunda belirtilen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin görüşü doğrultusunda verilen kararı kabul etmediklerini, müvekkilinin talepleri yönünden hak düşürücü sürenin gerçekleşmediğini, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin görüşünün de hak düşürücü süre bakımından kendi iddiaları ile aynı yönde olduğunu, davalı şirket nezdinde haber müdürü, yayın ve yazı işleri müdürü olarak çalışan müvekkilinin asgari ücret üzerinden maaş almasının mümkün bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.Davalı SGK vekili, davacı tarafın 506 sayılı Kanun'un Ek 5 maddesinde belirtilen şartları haiz olmadığı gibi esasen itibari hizmet yönünden herhangi bir talebinin de bulunmadığını, müvekkili Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
3.Davalılar vekili, beş yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, yerel mahkemenini müvekkili Ciner Medya Yatırımları San. ve Tic. A.Ş. hakkında husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermesi gerekirken, yetersiz gerekçeye dayanılarak hüküm kurulduğunu, davacının hizmet dökümünde yer alan şirketlerin hiç birisinin müvekkili kurum tarafından devralınmadığını, bilirkişi raporuna karşı süresinde itiraz etmiş olmalarına rağmen itirazlarının dikkate alınmadığını, ... 10. İş Mahkemesi'nde verilen kararın bu dosya bakımından emsal teşkil etmediğini, tanıkların bordrolu veya komşu işyeri tanığı olduklarını gösterir hiç bir belgenin ibraz edilmediğini, tanıkların 18 yıl öncesine ilişkin beyanlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını ve davacının 5953 sayılı Kanun'da tanımlanan şekilde gazeteci olarak çalışmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "....Somut olayda davacı 01.03.2001 ile 03.09.2002 tarihleri arasında 4.000,00 TL ücretle, 03.09.2002 ile 31.12.2004 tarihleri arasında da 6.000,00 TL ücretle davalı şirketlerde gazeteci olarak kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının hizmet dökümünün incelenmesinde, 04.09.2002 ile 30.04.2003 tarihleri arasında 1086813 sicil nolu Yeni Kan Haber Ajansı Medya Hizmet Tic. A.Ş. ünvanlı iş yerinden, 26.06.2003 ile 23.07.2003 tarihleri arasında 1086813 sicil nolu Yeni Kan Haber Ajansı Medya Hizmet Tic. A.Ş. ünvanlı iş yerinden, 24.07.2003 ile 25.12.2003 tarihleri arasında 1041682 sicil nolu Yeni Kan Haber Ajansı Medya Hizmet Tic. A.Ş. ünvanlı işyerinden ve 14.05.2004 ile 31.10.2005 tarihleri arasnıda 1094851 sicil nolu Atlas Yay. Tic. A.Ş. ünvanlı iş yerinden sigorta bildirimlerinin yapıldığı görülmüştür.
30.12.2008 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinin tetkikinden, Yeni Kan Haber Ajansı Medya Hizmet Tic. A.Ş. ve Yeni Kan Medya Reklamcılık ve Pazarlama Hizmetleri Tic. A.Ş. ünvanlı şirketlerin aktif pasifleriyle Ciner Reklam Pazarlama A.Ş. tarafından devralındığını anlaşılmıştır.
Yine Yeni Kan Gazetecilik Matbaa. ve Yayın San. ve Tic. A.Ş.'nin dava dışı "Ciner Reklam Pazarlama A.Ş." unvanlı işyerine, Ciner Reklam Pazarlama A.Ş.'nin de davalı Ciner Medya Yatırımları San. ve Tic. A.Ş. ünvanlı işyerine aktif ve pasifiyle devir edilmiş olduğu, tespit edilmiştir.
Yine tasfiye halinde Yeni Kan. Gazetecilik ve Matbaacılık Yayıncılık San. ve Tic. A.Ş. ünvanlı işyerinin sözleşme tescil tarihinin 14.05.2001 olduğu, sicli kaydının 29.12.2004 tarihinde kapatıldığı, tasfiyesinin 10.04.2012 tarihi olduğu görülmüştür.
Kurum kayıtlarından 1086813 sicil nolu Yeni Kan Haber Ajansı Medya Tic. A.Ş. ünvanlı işyerinin 27.11.2001 tarihinde kanun kapsamına alındığı ve 31.01.2008 tarihinde de kanun kapsamından çıkartıldığı tespit edilmiştir.
Yargıtay 10 H.D.'nin uygulaması doğrultusunda, davacının 04.09.2002 tarihli işe giriş bildirgesinden önceki çalışma iddiası yönünden 01.03.2001 ile 03.09.2002 dönemi için kesintisiz çalışmanın 31.12.2004 tarihinde bitmiş olduğu ve dava tarihinin 30.12.2016 tarihi olduğu dikkate alınarak hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu sonucuna varılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi tarafından dosya kapsamına alınmış olan davalı şirketle dava dışı ... arasında ... 10. İş Mahkemesi'nin 2009/129 E - 2015/711 K sayılı hizmet tespiti talepli emsal dava dosyasında verilen kararda, davalı şirket tarafından devralınmış olan Habertürk'ün bahse konu dönem sahibi olan Yeni Kan Medya Reklamcılık A.Ş. ünvanlı işyerinin ticaret siciline tescil tarihi olan 14.05.2001 tarihinde faaliyetine başlamış olduğunun tespiti ile davacının çalışmasının bu tarihten itibaren başlamış olduğunun kabul edildiği ve verilen kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2016/9870 E - 2018/313 K sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, kesinleşmiş mahkeme kararı dikkate alındığında davacının çalışmalarının 14.05.2001 tarihinden itibaren başlayabileceği anlaşılmıştır.
... 10. İş Mahkemesi'nin 2009/129 E - 2015/711 K sayılı dosyası içerisinde davacının Kurum memurlarına vermiş olduğu ifadesinde, 01.04.2001 ile 04.01.2004 tarihleri arasında çalıştığını beyan etmesi karşısında, davacının çalışmasının 10.01.2004 tarihinde sona erdiği sonucuna varılmış, böylelikle davacının 04.09.2002 ile 10.01.2004 tarihleri arasındaki çalışmasının dinlenilen tanık beyanlarına ve dosya kapsamındaki delilere göre gerçek ve fiili olduğunun tespitine karar verilmesinde usul ve yasaya herhangi bir yön görülmemiştir.
Davacının ücret iddiasının tüm dönemler için senetle ispat sınırını açtığı anlaşılmaktadır. Belirtmek gerekir ki bu tür davalarda senetle kanıtlama zorunluluğu yönünden brüt ücretin esas alınması gerekmektedir. Davacının davalı iş yerindeki çalışmalarına istinaden talep ettiği ücretlerin net halinin dahi senetle ispat sınırı üzerinde olduğu ve ücret miktarlarının ispatının yazılı belgelerle yapılabileceği, tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği açıktır. Dava dosyası kapsamında davacının davalı şirketteki çalışmalarının davalı Kuruma bildirilen ücretlerinden daha fazla olduğu yönünde herhangi bir yazılı belge bulunmadığından davacının prime esas kazançlarının hükme esas alınan bilirkişi raporunda kurum taban ücretlerinin altında kalmamak şartıyla asgari ücret üzerinden hesaplanmasının (Yargıtay'ın bu kanundaki yerleşik içtihadına uygun olması nedeniyle) yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Davaya konu dönemde, dönem bordrolarında isimleri bulunan tanıklar ..., ... ve ...'ın beyanları ve dosya kapsamındaki diğer delillerden davacının Habertürk'de müdür olarak çalıştığı, haber müdürünün haberi koordine eden haberin sunumu, prodüksiyonu ve planlaması ile ilgilenen, yöneten bu faaliyeti yürüten ekibe liderlik eden kişi konumunda olduğundan davacının çalışmalarının 5953 sayılı Kanun kapsamında olduğu ve buna göre 04.09.2002 ile 10.01.2004 tarihleri arasında 506 sayılı Kanunun Ek 5 inci maddesi kapsamında 482 gün çalışmasından dolayı 121 günlük itibari hizmet süresinin davacının sigortalılık süresine eklenmesi gerektiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin ilamında belirtildiği şekilde (Habertürk TV'nin yayın lisansına sahip olduğu RTÜK tarafından bildirilen davalı Ciner Medya TV Hizmetleri A.Ş.'nin davadan sorumlu olduğu kabulü ile) davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön görülmemiş, davacı vekili ile davalılar vekilinin ve davalı SGK vekilinin istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tüm taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, mahkemece bilirkişi raporunda belirtilen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin görüşü doğrultusunda verilen kararı kabul etmediklerini, müvekkilinin talepleri yönünden hak düşürücü sürenin gerçekleşmediğini, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin görüşünün de hak düşürücü süre bakımından kendi iddiaları ile aynı yönde olduğunu, davalı şirket nezdinde haber müdürü, yayın ve yazı işleri müdürü olarak çalışan müvekkilinin asgari ücret üzerinden maaş almasının mümkün bulunmadığını belirterek, kısmen kabule dair verilen kararın hatalı olduğunu, esasen davasının tamamen kabulüne dair karar verilmesi gerektiğini belirterek, temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2.Davalı SGK vekili, davacı tarafın 506 sayılı Kanun'un Ek 5 maddesinde belirtilen şartları haiz olmadığı gibi esasen itibari hizmet yönünden herhangi bir talebinin de bulunmadığını, müvekkili Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
3.Davalılar vekili, beş yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, yerel mahkemenini müvekkili Ciner Medya Yatırımları San. ve Tic. A.Ş. hakkında husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermesi gerekirken, yetersiz gerekçeye dayanılarak hüküm kurulduğunu, davacının hizmet dökümünde yer alan şirketlerin hiç birisinin müvekkili kurum tarafından devralınmadığını, bilirkişi raporuna karşı süresinde itiraz etmiş olmalarına rağmen itirazlarının dikkate alınmadığını, ... 10. İş Mahkemesi'nde verilen kararın bu dosya bakımından emsal teşkil etmediğini, tanıkların bordrolu veya komşu işyeri tanığı olduklarını gösterir hiç bir belgenin ibraz edilmediğini, tanıkların 18 yıl öncesine ilişkin beyanlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını ve davacının 5953 sayılı Kanun'da tanımlanan şekilde gazeteci olarak çalışmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve ücret tespiti istemi ile beraber, davalı işverenler yanında geçen bildirilmiş sürelerinin 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında geçip geçmediği hususu ile bu nedenle davacının itibari hizmet süresinden faydalanma hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79 uncu ve ek 5 nci maddeleri ile hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Husumet konusu, davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur. Eldeki gibi sigortalılık hizmetleri ve ücret tespitine ilişkin davalarda elde edilecek hükmün uygulayıcısı konumundaki Kurum tarafından yerine getirilebilmesi için, husumetin doğru kimselere yöneltilerek davaya devam edilmesi gereklidir.
2.Eldeki davada, 506 sayılı Kanunun 77 inci ve 79 uncu maddesi kapsamında davacı ücretlerinin eksik gösterilmesi nedeniyle sigorta primine esas kazançlarının da tespitinin istendiği anlaşılmış olmakla, davacının hizmet döküm cetvelinde 14.05.2004-31.12.2004 tarihleri arasında 1094851 sicil numaralı dava dışı Atlas Yayıncılık ve Tİc. A.Ş'den bildirimlerin varlığı karşısında, davacıdan bu iş yerinden yapılan bildirimler bakımından açıklama istenerek, talebinin netleştirilmesi ile gerektiğinde bu şirkete de HMK’nın 124 üncü maddesi gereğince husumetin yöneltilmesi ile davaya dahil edilmesi delillerin toplanmasından sonra bir karar verilmesi gereklidir. Ayrıca davacının bildirimlerinin yapıldığı tüm iş yerlerinin kayıtlı olduğu tüzel kişiliklerin faaliyetine devam edip etmediği hususunun da irdelenmesi ile bu bildirimlerin yapıldığı şirketlerin dava dışı Ciner Holding AŞ. tarafından devralınıp devralınmadıkları ile taraf ehliyetlerinin son bulup bulmadığı hususunun da netleştirilmesi ile taraf teşkilinin tam olarak sağlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gereklidir. Zira, davanın niteliği itibariyle alınacak ilam, sonuçta Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından infaza ve böylece sigortalının bu hakkının tesciliyle sigorta primlerinin işverenden tahsiline yol açacağından sigortalıyı çalıştıran gerçek veya tüzel kişilere karşı da açılması gerekir.
3.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7 inci maddesinin 6552 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesi ile eklenen son fıkrası ile 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren ve 5521 sayılı Kanun’u yürürlükten kaldıran 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4 üncü maddesinin 2 nci fıkrasındaki “Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma resen ihbar edilir. İhbar üzerine davaya davalı yanında ferî müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabilir. Kurum, yargılama sonucu verilecek kararı kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür.” hükmü uyarınca hizmet tespit davalarında Sosyal Güvenlik Kurumunun fer'î müdahil olarak davada yer alması gerekmekte olup, mahkemece Sosyal Güvenlik Kurumuna davalı konumunda yer verilmesi ile yazılı şekilde karar tesisi isabetsizdir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.