WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAIRESI

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2024/752 E.  ,  2025/4279 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2023/3851 değişik iş
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Ağrı Sulh Ceza Hakimliğinin yukarıda belirtilen kararı ile, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına yönelik itirazın kabulüne ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 26.12.2023 tarihli ve 2023/27343 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB - 2024/768 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2024 tarihli ve KYB - 2024/768 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05.10.2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, suça sürüklenen çocuk hakkında Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01.06.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de anılan kararın kesinleşmeyeceği ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan suça sürüklenen çocuk hakkında tekrar usulüne uygun kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verilmesinin kaçınılmaz olduğu gözetilmeden, itirazın bu yönden reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,
Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocuk hakkında Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01.06.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karara karşı suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ağrı Sulh Ceza Hâkimliğinin 01.07.2020 tarihli ve 2020/1398 değişik iş sayılı kararını müteakip, Ağrı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından suça sürüklenen çocuğa gönderilen çağrı yazısının usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen suça sürüklenen çocuğun anılan Müdürlüğe müracaat etmemesi üzerine denetimli serbestlik dosyasının kapatılmasına karar verilmiş ise de;
5237 sayılı Kanun'un 191/4-a maddesindeki; "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde,
hakkında kamu davası açılır." düzenlemesi uyarınca, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin kararın, adı geçene tebliğ edilmesini müteakip, yükümlülüklerini bildirir "çağrı yazısı" üzerine 10 gün içerisinde gelinmemesi durumunda dosyanın kapatılmasının anılan Kanun'daki ısrar şartını karşılamayacağı, dolayısıyla çağrı yazısı üzerine gelmeyen suça sürüklenen çocuğa ayrıca uyarı yazısının tebliğ edilmesi gerektiği, "ısrar şartı" kovuşturma şartı olup Kanunla getirilmiş olduğundan, kanun hükmünün yönetmelikle bertaraf edilmesinin mümkün olmayacağı, somut olayda Ağrı Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 03.07.2020 tarihli çağrı yazısının usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi sonrasında 10 günlük kanuni süre içerisinde anılan Müdürlüğe müracaat edilmediği takdirde dosya kaydının kapatılması yerine yukarıda da açıklandığı üzere uyarı yazısının tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya kaydının kapatılmasına karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında,17.12.2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2020 tarihli ve 2019/8368 Soruşturma, 2020/43 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca üç yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, sanık müdafiinin karara süresi içerisinde itiraz ettiği, mercii Ağrı Sulh Ceza Hakimliğinin 01.07.2020 tarihli ve 2020/1398 Değişik iş sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle "itirazın reddine" kesin olarak karar verilmesinden sonra tedbirin infazı için Ağrı Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Ağrı Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 03.07.2020 tarihli çağrı yazısının şüphelinin bilinen adresinden bila tebliğ iade dönmesi üzerine aynı adrese MERNİS şerhi düşülerek tebliğe çıkarıldığı ve

11.07.2020 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması üzerine uyarılı çağrı yazısı tebliğ edilmeden 28.07.2020 tarihinde dosyanın kapatılmasına karar verilerek 29.07.2020 tarihinde Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
C. Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca, erteleme kararında itiraz süresinin "7 gün" olarak gösterilmesi nedeniyle kararın usulsüz olduğunun görülmesi üzerine, aradan üç yılı aşkın bir süre geçtikten sonra 12.10.2023 tarihinde erteleme kararının kaldırılarak 13.10.2023 tarihli ve 2019/8368 Soruşturma, 2023/151 Karar sayılı karar ile, yeniden beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu ile 15 günlük itiraz süresi ve merciin doğru şekilde gösterildiği, sanık müdafiinin erteleme kararına itiraz ettiği,
D. İtirazı inceleyen mercii Ağrı Sulh Ceza Hakimliğinin kanun yararına bozma istemine konu 25.10.2023 tarihli ve 2023/3851 Değişik iş sayılı kararı ile, "itirazın kabulüne", 13.10.2023 tarihli erteleme kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
E. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme ve 17.10.2019 tarihli 7188 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 171/2. maddesi gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,
Her ne kadar;
Sanık hakkında Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01.06.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, 5271 sayılı CMK'nın 173/1. maddesinin karar tarihinde yürürlükte olan haline göre "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak

ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 172 ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği anlaşılmış ise de;
Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin 01.06.2020 tarihli karara şüpheli müdafii tarafından itiraz edildiği, itirazı inceleyen mercii Ağrı Sulh Ceza Hakimliğinin 01.07.2020 tarihli ve 2020/1398 Değişik iş sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle "itirazın reddine" karar verildiği, erteleme kararında itiraz süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak gösterilmesi kanuna aykırı olmakla birlikte şüpheli müdafii tarafından karara itiraz edilmiş ve itirazın merciince incelenerek bir karar verilmiş olması karşısında, şüphelinin itiraz kanun yoluna başvuru hakkını kullanması nedeniyle herhangi bir hak kaybından sözedilemeyeceği, söz konusu kanuna aykırılığın şüpheli aleyhine herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı, bu nedenle Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni bir erteleme kararı verilmesinin usulsüz olduğu, kaldı ki, 01.06.2020 tarihli erteleme kararında erteleme süresinin "3 yıl" olarak belirtilmesine rağmen 13.10.2023 tarihli ikinci erteleme kararında bu sürenin "5 yıl" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin aleyhine bir durum yaratıldığı, ilk erteleme kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında şüpheliye uyarılı çağrı yazısı tebliğ edilmeden yani kovuşturma şartı olan "ısrar" şartı gerçekleşmeden infaz dosyasının kapatıldığı dikkate alındığında, 3 yıllık erteleme süresinin olumlu geçirilmesi halinde TCK'nın 191/7. maddesi uyarınca hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verileceği, bu durumda, usulsüz şekilde yeni bir erteleme kararı verilerek 5 yıllık erteleme süresinin yeniden başlatılmasının şüpheli aleyhine bir durum yaratacağı, sadece, ilk erteleme kararına itiraz edilmemiş olması ve şüpheli hakkında kamu davası açılması ihtimalinde, mahkemece itiraz kanun yolunan hatalı gösterilmesi nedeniyle "durma" kararı verilecek olması gözetilerek savcılık tarafından yeni bir erteleme kararı verilerek kanuna aykırılığın savcılık tarafından giderilmesinin sözkonusu olabileceği, açıklanan nedenlerle Mercii kararının sonuç olarak kanuna uygun olduğu, savcılıkça 01.06.2020 tarihli ilk erteleme kararı esas alınarak hukuki sürecin yürütülmesi gerektiği anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği
Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.04.2025 tarihinde karar verildi.