10. Ceza Dairesi 2024/4317 E. , 2024/19530 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/797 E., 2017/99 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 27.03.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.12.2022 tarihli ve 2022/15344 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB-2023/1287 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB-2023/1287 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Somut olayda sanığın denetim serbestlik yükümlülüğünü ihlal ettiğinden dolayı tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kaldırılarak hapis cezasına hükmolunduğu, deneme süresi içerisinde uyuşturucu madde kullanmasından dolayı açılmış ayrı bir dava olmadığı, aynı eylemden dolayı yapılan yargılamanın devamı niteliğinde olduğu, bu durumda eylemin suç olmaktan çıkarılmasından bahsedilemeyeceği, ancak 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanabileceği, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarında kazanılmış hak olmayacağı kuralı da göz önüne alındığında, hakkında verilen hüküm kesinleşerek infaz aşamasında olan sanık hakkında düşme kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında, isabet görülmemiştir." şeklinde gerekçe ile kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu,
Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 11.07.2016 tarihli ve 2016/22 Esas, 2016/4517 Karar sayılı ilamı ile Karşıyaka (kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.01.2015 tarihli ve 2011/604 Esas, 2012/182 Karar sayılı ek kararının kanun yararına bozulmasına karar verilmiş olması karşısında, Karşıyaka (kapatılan) 3.Sulh Ceza Mahkemesinin 17.02.2012 tarihli ve 2011/604 Esas, 2012/182 Karar sayılı kararının infaza verilmesi yerine, yazılı şekilde sanık hakkında yeniden yargılama yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 18.10.2009 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2009 tarihli ve 2009/18714 Soruşturma, 2009/8103 Esas, 2009/3529 sayılı iddianamesi ile Karşıyaka 3. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. Karşıyaka (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 05.03.2010 tarihli ve 2009/1293 Esas, 2010/233 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 15.03.2010 tarihinde kesinleştiği, infazı için Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
C. Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine Karşıyaka (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.02.2012 tarihli ve 2011/604 Esas, 2012/182 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın temyiz kanun yoluna başvurduğu,
D. Dairemizin 04.12.2014 tarihli ve 2012/25012 Esas, 2014/13328 Karar sayılı ilamı ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği, kararın kesinleştirilerek infaza gönderildiği,
E. Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle uyarlama kararı verilmesininin talep edilmesi üzerine, Karşıyaka (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.01.2015 tarihli ve 2011/604 Esas, 2012/182 Karar sayılı ek kararı ile 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sanık lehine olduğu değerlendirilerek Karşıyaka (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.02.2012 tarihli ve 2011/604 Esas, 2012/182 Karar sayılı hüküm ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının sonradan ortaya çıkan kanunun lehe olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine karar verildiği, düşme kararının 17.02.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
F. Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce kanuna aykırılık ihbarında bulunulması üzerine, Adalet Bakanlığınca Karşıyaka 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/604 Esas ve 2012/182 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulmasının talep edildiği, Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 11.07.2016 tarihli ve 2016/22 Esas, 2016/4517 Karar sayılı kararı ile Karşıyaka 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.01.2015 tarihli ve 2011/604 Esas ve 2012/182 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereğince kanun yararına bozulmasına karar verildiği,
G. Düşme kararının kanun yararına bozulmasından sonra, Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 27.02.2017 tarihli ve 2016/797 Esas, 2017/99 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un
231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
H. Kanun yararına bozma istemi ve tebliğnamede karar numarasının "2017/99" yerine "2017/88" olarak yazılması maddi hata kabul edilerek yapılan incelemede;
Adalet Bakanlığınca, Karşıyaka (kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.01.2015 tarihli ve 2011/604 Esas, 2012/182 Karar sayılı ek kararına yönelik kanun yararına bozma yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 11.07.2016 tarihli ve 2016/22 Esas, 2016/4517 Karar sayılı ilamı ile;
"5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" hükmü, birinci suçla ilgili erteleme süresi içinde işlenen ikinci suçla ilgilidir.
Somut olayda sanığın denetimli serbestlik yükümlülüğünü ihlal ettiğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kaldırılarak hapis cezasına hükmolunduğu, deneme süresi içerisinde sanığın uyuşturucu madde kullanması nedeniyle açılmış ayrı bir dava bulunmadığı, bu durumda eylemin suç olmaktan çıkarılmasından bahsedilemeyeceği gözetilerek, hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında uyuşturucu madde kullandığı gerekçesiyle düşme kararı verilmesinin Kanuna aykırı olduğu" gerekçesiyle Karşıyaka 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.01.2015 tarihli ve 2011/604 Esas, 2012/182 Karar sayılı ek kararının kanun yararına bozulmasına karar verilmiş olması karşısında, uyarlama talebinin reddi ile Dairemizin 04.12.2014 tarihli ve 2012/25012 Esas, 2014/13328 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşen 10 ay hapis cezasının infazı için, Karşıyaka (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.02.2012 tarihli ve 2011/604 Esas, 2012/182 Karar sayılı kararının infaza verilmesi yerine, sanık hakkında yeniden yargılama yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2017 tarihli ve 2016/797 Esas, 2017/99 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!