10. Ceza Dairesi 2024/4210 E. , 2025/4278 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2023/4491 değişik iş
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Ağrı Sulh Ceza Hakimliğinin yukarıda belirtilen kararı ile, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına yönelik itirazın kabulüne ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 11.03.2024 tarihli ve 2023/29896 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/31982 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/31982 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Ağrı Sulh Ceza Hakimliğinin 24.11.2023 tarihli kararı ile, ''...itiraz süresinin hatalı yazılmasında şüpheliye atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, kendisinden kaynaklanmayan bir hatadan dolayı şüphelinin ikinci kez denetimli serbestlik tedbirine maruz bırakılmasının usul ve yasaya uygun olmadığı...'' gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilerek Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığının 09.10.2023 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de,
Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 27.10.2022 tarihli ve 2020/11138 Esas, 2022/10852 Karar sayılı ilamında, ''...Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 21.10.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın yükümlülüklere uymaması eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına 13.08.2014, 27.09.2014 ve 25.12.2014 tarihlerinde işlenen suçlar yönünden yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilerek gerekli işlemlerin tamamlanması için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi...'' şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2020 tarihli ve 2020/5597 soruşturma, 2020/141 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtildiği, akabinde Cumhuriyet Başsavcılığınca bu durumun fark edilmesi üzerine usulüne uygun olarak 09.10.2023 tarihli karar ile yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, evvelki kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararda usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için, karar şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa bile kararın kesinleştiğinden bahsedilemeyeceği ve beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu durumda savcılıkça usulüne uygun olarak yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği nazara alındığında, Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığının 09.10.2023 tarihli ve 2020/5597 soruşturma, 2023/124 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının usul ve yasaya uygun olduğu gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 08.10.2020 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2020 tarihli ve 2020/5597 Soruşturma, 2020/141 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3.maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın şüpheliye tebliğ edilerek tedbirin infazı için 19.02.2021 tarihinde Ağrı Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Şüphelinin infaz işlemleri sırasında sevkedildiği hastanenin 10.01.2022 tarihli raporunda, uyuşturucu madde kullanımına devam etmesi nedeniyle tedavi programına uyumsuz olduğunun bildirilmesi üzerine infaz dosyasının kapatılarak Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
C. Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca, erteleme kararında itiraz süresinin "7 gün" olarak gösterilmesi nedeniyle kararın usulsüz olduğunun görülmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak 09.10.2023 tarihli ve 2020/5597 Soruşturma, 2023/124 Karar sayılı karar ile, yeniden beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, şüphelinin karara itiraz ettiği,
D. İtirazı inceleyen mercii Ağrı Sulh Ceza Hakimliğinin kanun yararına bozma istemine konu 24.11.2023 tarihli ve 2023/4491 Değişik iş sayılı kararı ile, "itirazın kabulüne, 09.10.2023 tarihli erteleme kararının kaldırılmasına" kesin olarak karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
E. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,
Sanık hakkında Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09.11.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, erteleme kararında, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, 5271 sayılı CMK'nın 173/1.maddesinin karar tarihinde yürürlükte olan haline göre "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171., 172. ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak
verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu durumda ihlâl kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden ve yükümlülük ihlâlinden sözedilemeyeceği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinde belirtilen dava açma koşulları oluşmadan kamu davası açılması halinde; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun'la değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerekecektir.
Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca, 09.11.2020 tarihli erteleme kararında itiraz süresinin "7 gün" olarak gösterilmesi nedeniyle kararın usulsüz olduğunun görülmesi üzerine, erteleme kararı kaldırılmış ve "15 günlük" itiraz süresi gösterilmek suretiyle 09.10.2023 tarihli kamu davası açılmasının ertelenmesi kararı verilmiştir.
Ağrı Sulh Ceza Hakimliğinin 24.11.2023 tarihli kararı ile, ''...itiraz süresinin hatalı yazılmasında şüpheliye atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, kendisinden kaynaklanmayan bir hatadan dolayı şüphelinin ikinci kez denetimli serbestlik tedbirine maruz bırakılmasının usul ve yasaya uygun olmadığı...'' gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilerek Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığının 09.10.2023 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de,
Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, önceki kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararda usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için, karar şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa bile kararın kesinleştiğinden sözedilemeyeceği ve tedbirin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüphelinin infaz işlemleri sırasında sevkedildiği hastanenin 10.01.2022 tarihli raporunda, uyuşturucu madde kullanımına devam etmesi nedeniyle tedavi programına uyumsuz olduğunun bildirilmesi üzerine infaz dosyasının kapatıldığı da dikkate alındığında, Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığının 09.10.2023 tarihli ve 2020/5597 soruşturma, 2023/124 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından; mercii tarafından "itirazın reddi" yerine "itirazın kabulüne" karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Ağrı Sulh Ceza Hakimliğinin 24.11.2023 tarihli ve 2023/4491 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.04.2025 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!