WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAIRESI

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2024/4204 E.  ,  2025/3949 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/963 E., 2022/600 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 192/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 21.06.2022 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 11.03.2024 tarihli ve 2024/297 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet

Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31960 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31960 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12.08.2020 tarihli ve 2020/51193 soruşturma, 2020/1385 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine, 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın kesinleşmesini müteakip, şüphelinin denetim süresi içerisinde tekrardan aynı nev'iden suç işlediğinden bahisle açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 192/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli ve 2021/963 Esas, 2022/600 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 12.08.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi gereğince "muhatap adresten ayrılmış olup, ...komşusu isim ve imzadan kaçındı." şeklindeki kayıt ile 2 nolu haber kağıdı kapıya yapıştırıltıktan sonra, evrak da ilgili muhtara bırakılmak suretiyle 29.09.2021 günü tebliğ edilip, beyanda bulunan ve haber bırakılan komşu ismi tespit edilmeksizin tebliğ işlemi tamamlanarak kesinleştirildiği anlaşılmakta ise de;
Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 19.09.2018 tarihli ve 2016/12791 Esas, 2018/8413 Karar sayılı ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 11.02.2019 tarihli ve 2017/5224 Esas, 2019/901 Karar sayılı ilamlarında belirtildiği üzere, beyanda bulunan komşunun açık kimliğinin tebliğ mazbatasında gösterilmediği durumda, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği fakat bulamadığı hususunun belgelenmediği, yapılan işlemin tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret kaldığı ve tebligattan haberdar edilen kişi sadece imzadan imtina etme hakkına sahip olup, isim vermekten imtina edemeyeceğinden bu haliyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, sanık hakkında açılan kamu davasında mahkemesince durma kararı verilerek, geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. "

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
B. Sanığın yokluğunda verilen kanun yararına bozma istemine konu kararın tebliğ tarihinde Bursa Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan sanığa Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olması nedeniyle inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.
C. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin bu aşamada reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.04.2025 tarihinde karar verildi.