10. Ceza Dairesi 2024/3680 E. , 2024/19375 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1731 E., 2022/1046 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : 1. İstinaf başvurularının esastan reddi; sanık ... yönünden
2. İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi; sanıklar ... ve ... yönünden
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : 1. Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması;
sanıklar ... ve ... yönünden
2. Bozma; sanık ... yönünden
Dairemizin, 06.02.2024 tarihli ve 2022/13955 Esas, 2024/15730 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.04.2024 tarihli ve KD-10-2022/116304 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, kısa karar ile gerekçeli kararda imzası bulunan zabıt kâtibinin farklı olması, usule aykırılık oluşturmadığından, bozma ilamının kaldırılarak tebliğname doğrultusunda karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Hükmün verilmesine ve içeriğine hukuken bir katkısı aranmayan, gerekçeli kararın yazılmasında da tek başına herhangi bir sorumluluğu bulunmayan zabıt kâtibinin, kısa karara ilişkin tutanağı düzenleyenden farklı bir kişi olması ceza muhakemesi hukukuna aykırı bir durum teşkil etmediği gibi, kararın güvenilirliğinde de herhangi bir eksiklik meydana getirmeyeceğinden sırf bu nedenle kısa kararla gerekçeli kararın uyumsuzluğundan söz edilemez. Bu nedenle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçların vasfı ve sübutlarına, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanıklar müdafileri ve sanık ...'un temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ve sübutuna, 5237 sayılı
Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına, temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Sanığın, aşamalardaki beyanı ile suç ortaklarının ortaya çıkmasını sağlayacak ve kendisi ve suç ortakları hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasını gerektirecek nitelikte bir yardımda bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uyarınca daha yüksek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası ve 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenen 24 yıl hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca indirim uygulanırken, sonuç hapis cezasının 20 yıl yerine 18 yıl olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
A. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
B. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemizin, 06.02.2024 tarihli ve 2022/13955 Esas, 2024/15730 Karar sayılı bozma ilâmının KALDIRILMASINA,
C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde;
Gerekçe bölümünün (A) başlıklı bendinde açıklanan nedenlerle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararında sanıklar müdafileri ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde;
Gerekçe bölümünün (B) başlıklı bendinde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!