10. Ceza Dairesi 2024/3668 E. , 2024/18351 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1505 E., 2023/1742 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması
Dairemizin, 19.12.2023 tarihli ve 2023/14997 Esas, 2023/11229 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KD - 2023/86870 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, yasal düzenlemeler ve ilkelere göre, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince kısa kararın açıklandığı 07.06.2023 tarihli oturuma katılan zabıt katibi ile gerekçeli kararı yazan zabıt katibi aynı kişiler değil ise de, her birinin yapmış olduğu işlemlerde, yani duruşma tutanağı ve gerekçeli kararda ad, soyad ve sicil numaraları ile altında da imzalarının bulunması, gerekçeli kararın kısa kararın açıklandığı duruşmaya katılan zabıt katibine yazdırılacağı ve onun tarafından imzalanacağı konusunda bir kanuni düzenleme bulunmaması ve bu durumun hangi zabıt katibinin duruşmaya katıldığı hususunda da tereddüt oluşturmaması gözetilerek, bozma kararının kaldırılmasına ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Hükmün verilmesine ve içeriğine hukuken bir katkısı aranmayan, gerekçeli kararın yazılmasında da tek başına herhangi bir sorumluluğu bulunmayan zabıt katibinin kısa karara ilişkin tutanağı düzenleyenden farklı bir kişi olmasının ceza usul hukukuna aykırı bir durumu teşkil etmediği gibi, kararın güvenilirliliğine de herhangi bir eksiklik meydana getirmeyeceğinden sırf bu nedenle kısa kararla gerekçeli kararın uyumsuzluğundan söz edilemez. Bu nedenle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde;
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve delillerin hukuka uygun şekilde ele geçirildiği anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde;
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin
takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun şekilde elde edildiği ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına ilişkin yasal koşulların oluşmadığı anlaşılmakla sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde;
Sanığın sevk ve idaresi altında bulunan araçta yapılan aramada diğer sanıklar ile birlikte uyuşturucu maddenin de ele geçirildiği, sanık ve diğer sanıkların savunmaları ve olay tutanağı içeriği dikkate alındığında sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına ilişkin yasal koşulların oluşmadığı halde sanık hakkında etkin pişmanlık hükmü uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edilmişse de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve delillerin hukuka uygun şekilde ele geçirildiği anlaşılmakla sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemizin, 19.12.2023 tarihli ve 2023/14997 Esas, 2023/11229 Karar sayılı bozma ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde (A), (B) ve (C) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararında sanıklar müdafilerince belirtilen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,06.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!