10. Ceza Dairesi 2024/329 E. , 2024/19345 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/795 E., 2023/278 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Dairemizin, 31.10.2023 tarihli ve 2023/10530 Esas, 2023/9285 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.01.2024 tarihli ve KD- 2023/52558 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, 17.10.2020 tarihli eylemde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının bulunması nedeniyle, nitelikli hal uyarınca artırım yapılırken sanığın eylemlerinde birden fazla nitelikli hal bulunduğu gerekçesiyle alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin edilmesi gerektiğinden bahisle bozma ilamının kaldırılmasına ve sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
İtiraza konu 17.10.2020 tarihli ikinci eylemde sanığın, önceden uyuşturucu alışverişi için anlaştığı ve hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık Doğan'a aracın camından içine doğru uzanarak metamfetamin verdiği, böylece uyuşturucu madde satışının araç içinde gerçekleştiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısında belirtilen Dairemiz emsal kararlarına konu olaylarda ise, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yapılan kişilerin aracın dışında oldukları ve satışın dışarıdan görülecek şekilde aracın dışında gerçekleştiği nazara alındığında Daire uygulamaları arasında bir çelişki bulunmadığı;
Dairemizin itiraza konu olan kararının, itiraz yazısında ileri sürülen tüm nedenler tartışılıp değerlendirilerek verildiği gibi, sanığın 15.10.2020 tarihli ilk eyleminde 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanma koşulu oluşmuş ise de, 17.10.2020 tarihli ikinci eyleminde 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşulu bulunmadığı, kaldı ki bulunsa dahi, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.07.2023 tarihli ve 2022/10-171 Esas, 2023/396 Karar sayılı kararı ile Dairemizin aynı yöndeki kararları da gözetildiğinde, biri 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi; diğeri aynı fıkranın (b) bendi kapsamında kalan, iki farklı eylemde temel cezanın tayini bakımından alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu da değerlendirilerek, Dairemiz kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Dairemizin 31.10.2023 tarihli ve 2023/10530 Esas, 2023/9285 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itiraz incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,28.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!