WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAIRESI

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2024/236 E.  ,  2025/3938 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/1489 E., 2019/1633 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında 10.05.2018 ve 30.05.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 43. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezasına hükmedildiği, 08.12.2018 tarihli kullanmak

için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl 2 ay hapis cezasına hükmedildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 04.03.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.11.2023 tarihli ve 2023/16977 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124779 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124779 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.06.2018 tarihli ve 2018/6676 soruşturma, 2018/289 sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süre ile ertelenmesine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/3. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin denetim süresi içerisinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının anlaşılması nedeniyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1. ve 43/1. maddeleri gereğince 2 yıl 9 ay 22 gün ve 2 yıl 2 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli ve 2018/1489 Esas, 2019/1633 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereğince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların şüpheliye tebliğ edilmesi gerekirken, sanık hakkında Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.06.2018 tarihli ve 2018/6676 soruşturma, 2018/289 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraza ilişkin kanun yolu ve süresinin gösterilmediği anlaşılmakla; söz konusu karar her ne kadar 08.06.2018 tarihinde şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2., 231/2. ve 232/6. maddeleri uyarınca da, bu karara karşı başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru

şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği, hatta Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13.09.2021 tarihli ve 2019/8201 Esas, 2021/8593 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen kişilere bu karara 15 gün içinde itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin bildirimi içermeyen tebliğin geçersiz olduğu, bu bağlamda, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesi uyarınca "kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğunun" gösterilmemesi suretiyle sanığın yanıltıldığı, böylece erteleme kararı kesinleşmediğinden usulüne uygun yapılmış tedavi ve denetim faaliyetinden söz edilemeyeceği gibi ihlal oluşturan eylemden de bahsedilemeyeceği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 30.05.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2018 tarihli ve 2018/6676 Soruşturma, 2018/289 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, kararın kesin olarak verildiğinin belirtildiği, kararın şüpheliye 07.06.2018 tarihinde tebliğ edilerek infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Şüphelinin, erteleme süresi zarfında 15.10.2018 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine,
erteleme kararının kaldırılarak Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 24.10.2018 tarihli ve 2018/6676 Soruşturma, 2018/4243 Esas, 2018/3703 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
C. Şüphelinin 16.10.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 17.01.2019 tarihli ve 2018/13703 Soruşturma, 2019/355 Esas,

2019/314 sayılı iddianamesi kamu davası açıldığı, Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2019 tarihli ve 2019/144 Esas, 2019/468 Karar sayılı birleştirme kararı ile davanın 2018/1489 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği,
D. Şüphelinin 10.05.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2018 tarihli ve 2018/95979 Soruşturma, 2018/28069 Esas, 2018/23088 sayılı iddianamesi kamu davası açıldığı, Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2019 tarihli ve 2018/1036 Esas, 2019/104 Karar sayılı birleştirme kararı ile davanın 2018/1489 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği,
E. Şüphelinin 07.12.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2018 tarihli ve 2018/16598 Soruşturma, 2018/4976 Esas, 2018/4355 sayılı iddianamesi kamu davası açıldığı, Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2019 tarihli ve 2019/32 Esas, 2019/510 Karar sayılı birleştirme kararı ile davanın 2018/1489 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği,
F. Şüphelinin 08.10.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 17.01.2019 tarihli ve 2018/13415 Soruşturma, 2019/358 Esas, 2019/317 sayılı iddianamesi kamu davası açıldığı, Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2019 tarihli ve 2019/240 Esas, 2019/471 Karar sayılı birleştirme kararı ile davanın 2018/1489 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği,
G. Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 12.11.2019 tarihli ve 2018/1489 Esas, 2019/1633 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 10.05.2018 ve 30.05.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 43. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezasına hükmedildiği, 08.12.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl 2 ay hapis cezasına hükmedildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.
H. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında

kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171., 172. ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; sanık hakkında Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.06.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, erteleme karar içeriğinde, kararın kesin olarak verildiğinin belirtildiği, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından ihlal kabul edilen eylemin erteleme süresi içinde işlendiğinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince; açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun'la değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli ve 2018/1489 Esas, 2019/1633 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.04.2025 tarihinde karar verildi.