WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2024/2076 E.  ,  2024/18914 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/356 E., 2023/369 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.08.2021 tarihli ve 2021/155 Esas, 2021/287 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.07.2021 tarihli ve 2021/1853 Esas, 2021/1661 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar eleştirilerek hükme yönelik sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 11.05.2023 tarih 2021/16412 Esas, 2023/4291 Karar sayılı ilamı ile;

"Bahçelievler caddesi mevkiinde ... plaka sayılı araçta eşgal bilgileri verilen bir kişinin uyuşturucu madde sattığına dair edinilen istihbari bilgi üzerine, olay yerine gelen aracın arka koltuğundan inen sanığın görevlileri görmesi üzerine kaçtığı esnada, elindeki kokain bulunan beyaz poşeti çöp konteteynerin kenarına doğru attığı kabul edilen somut olayda, olay yakalama ve muhafaza altına alma tutanağının sanık tarafından kabul edilmeyerek imzadan imtina edildiği, 14.01.2021 tarihli ikinci duruşma celsesinde sanık müdafiinin hazır olduğu, sanığın savunmasının alınması için hakkında yakalama emri çıkarıldığı ve tutanak mümzi tanıklarının hazır edilmesi için yazılan müzekkerenin tekidine karar verilerek duruşmanın 12.03.2021 tarihine bırakıldığı, aynı gün tutanak mümzi tanıklarının duruşma saatinden sonra hazır olmaları nedeniyle ara celse açılarak sanık müdafiinin yokluğunda beyanlarının alındığı, 25.01.2021 tarihinde yakalanan sanığın savunmasının alındığı celsede ise, tutanağın içeriği sanığa okunmadığı, yoklukta alınan tanık anlatımlarına karşı diyeceklerin sorulmadığı, olay yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı ile tutanak tanıklarının anlatımlarına karşı sanık ve müdafiine diyecekleri sorulup belirlendikten sonra hukuki durumun tayin ve takdirinin gerekirken savunma hakkının kısıtlanması suretiyle sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı görülmüştür" denilmek suretiyle kararın bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

D. Bozma üzerine yapılan yargılamada; İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Olay tutanağının gerçeği yansıtmadığına, istihbari bilginin (34 PY ....) plaka sayılı araca yönelik olup söz konusu aracın yakalanmadığına, 3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 5. Sanığın belirttiği çiçekçinin araştırılmaması, diğer tutanak düzenleyicilerinin araştırılmaması, sanıktan kan-kıl-idrarının alınmaması sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, 6. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, 7. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin uygulanmasının gerektiğine, 8. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 9. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE

İlk Derece Mahkemesinin suçun vasfına, sübutuna ve delillerin değerlendirilmesine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, soruşturma ve kovuşturma aşamasında gerekli olan araştırmaların yapıldığı anlaşıldığından; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden;

5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.05.2024 tarihinde karar verildi.