WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2024/2069 E.  ,  2024/19600 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/503 E., 2023/86 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin, hükmedilen hapis cezasının süresi dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi uyarınca reddine karar verilerek, duruşmasız olarak inceleme yapılmıştır.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında Dairemizin 03.10.2022 tarihli ve 2022/12003 Esas, 2022/9795 Karar sayılı kararı ile "Sanığın yakalanış biçimi, suç konusu uyuşturucu maddelerin miktarı, ele geçiriliş şekli, dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre; kullanma sınırında bulunan uyuşturucu maddeyi başka amaçla bulundurduğuna dair sanığın savunmasının aksine kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sabit olan fiilinin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğu ve sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 2020/99783 esas sayılı dosya üzerinden soruşturma yürütüldüğünün anlaşılması karşısında, bu soruşturmanın sonucunun araştırılması, dava açılmış ve derdest ise bu dava ile birleştirilmesi, sonuçlanmış ve karar kesinleşmiş ise dosyasının getirtilerek bu dosya içine konulması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması" sebebi ile yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanığın uyuşturucu maddeyi kendisinin verdiğine bu sebeple aramanın hukuka aykırı olduğuna ve hukuka aykırı delil sebebi ile beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 3. Ceza verilirken alt hadden uzaklaşılmasının ve sanık hakkında 62 nci maddenin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. GEREKÇE
Bozma kararı üzerine yapılan yargılamada sanık hakkında 23.08.2020 tarihli suç nedeni ile İzmir 33. Asliye Ceza Mahkemesinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan davanın
birleştiği ve dosya içerisinde yapılan incelemede sanık hakkında suça konu eylemden önce 01.06.2014 tarihli suçu için 17.07.2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve sanığın yükümlülüklere uymaması sebebi ile 02.04.2018 tarihinde düzenlenen iddianame ile dava açıldığı, İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2018 tarihli kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve 19.07.2018 tarihinde kesinleştiği görülmekle yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" veya aynı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre verilen "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı" yoksa yine aynı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı" verilmesi, gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,03.06.2024 tarihinde karar verildi.