WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2024/202 E.  ,  2024/17989 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/179 E., 2023/780 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.04.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Samsun 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2014 tarihli ve 2014/72 Esas, 2014/484 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca takdir edilen 10 ay hapis cezasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın itiraz edilmeksizin 27.01.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine, denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
C. Sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Samsun 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2016 tarihli ve 2015/710 Esas, 2016/101 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
D. Kararın sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 22.03.2023 tarihli 2020/18348 Esas, 2023/2548 Karar sayılı kararı ile, 11.02.2016 tarihli hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
E. Bozmaya uyularak, yapılan yargılama sonucunda, Samsun 12. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; denetime kaldığı yerden devam etmek istediğine, denetim sürecinde uyuşturucu madde kullanmadığına, kararın bozulmasını talep ettiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
Başka suçtan hükümlü bulunan sanığın yüzüne karşı verilen hükümde, temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağının bildirildiği ve sanığın yanıltıldığı anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabulü ile yapılan incelemede;
1. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi ve aynı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbiri kararının infazına başlanması için Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkarılan çağrı yazısını alan sanığın denetime başladığı, 20.07.2015 tarihli bireysel görüşmesine katılmaması nedeniyle uyarılmasının ardından başvurarak görüşmelere katıldığı ancak; 07.01.2016 tarihli grup çalışmasına katılmadığından bahisle ikinci bir uyarı yapılmaksızın dosyasının kapatıldığı anlaşılmakla, olayda ısrar şartı gerçekleşmediğinden denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının devamına karar vermek gerektiği ve hükmün açıklanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeyerek sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2. Hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’nun 191 inci maddesi ve aynı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi sanık lehine hükümler içermekte olup, öncelikle; 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası ve aynı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 inci maddesinin, olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı bu suç tarihinden önce açılmış başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararlarının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;
a. Sanık bu suçu, daha önce işlediği aynı nitelikteki başka bir suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin 5 inci fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak

için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”,
b. Sanık hakkında, bu suç tarihinden önce, aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise, daha önceki tarihlerde işlediği aynı suçtan dolayı verilmiş olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararları ve önceki hükümlülükleri dikkate alınmaksızın, bu suç nedeniyle doğrudan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi ve aynı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde suç tarihi itibariyle, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesine göre ceza takdir edilip “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına”, karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
3. 20.03.2013 tarihli olay tutanağı içeriğine göre, düğünde silahla havaya ateş açıldığı anonsu üzerine bildirilen adrese giden ekiplerin, içinde 5 şahıs bulunan aracı durdurdukları ve şahısların araçtan inmelerini istedikleri, şüpheli hareketler sergilemeleri üzerine araca dışarıdan bakıldığında ön sağ koltuk altında tüfek olduğu ve tüfeğin bir bölümünün gözüktüğünün anlaşılması üzerine nöbetçi Cumhuriyet savcısından alınan talimat üzerine araçta yapılan aramada sağ arka koltuk cebinde suça konu uyuşturucu hapların ele geçirildiği, sağ arka koltukta oturan sanığın aşamalarda alınan savunmalarında ele geçen hapların kendisine ait olduğunu ve arkadaşlarının bilgisinin bulunmadığını belirttiği, diğer şahısların da alınan beyanlarında haplardan haberlerinin olmadığını belirttikleri, dosyada bulunan 21.03.2013 tarihli tahlil sonucunda sanığın idrarında THC değerinin pozitif çıktığı ancak 20.03.2013 tarihli eyleme ilişkin sanığın vücudundan örnek alınmasına dair Cumhuriyet savcısının kararının süresinde hâkim veya mahkemenin onayına sunulduğuna dair kararın dosyada bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 75 inci maddesi uyarınca onama kararı bulunup bulunmadığı araştırılmadan ve sonucuna göre sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı yönünden değerlendirilme yapılmadan, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Nedenleri ile hukuka aykırılık görülmüştür.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun 12. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.

...