WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2024/1509 E.  ,  2024/16112 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1933 E. 2023/1627 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER: 1. İstinaf başvurusunun esastan reddi (sanık ... yönünden)
2. Hüküm kaldırılarak, mahkûmiyet (Sanık ... yönünden)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ: 1. Temyiz isteminin esastan reddi (sanık ... yönünden)
2. Bozma (sanık ... yönünden)

Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2020/110 Esas, 2021/184 Karar sayılı kararı ile;

1. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 18 yıl hapis ve 36.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,

Karar verilmiştir.

B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2021/1849 Esas, 2021/1253 Karar sayılı kararı ile;

1. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,

2. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek hükme yönelik sanık ve müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,

Karar verilmiştir.

C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararının, sanıklar müdafileri ve Cumhuriyet savcısı (sanık ... aleyhine) tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.05.2023 tarihli ve 2021/18700 Esas, 2023/3869 Karar sayılı kararı ile;
"A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
1. 06.11.2019 tarihli olay tutanağına göre; şüphe üzerine durdurulan tanık M. B.'nın kaba üst yoklaması yapılıp cebindeki kabarıklık sorulunca montunun iç cebinden uyuşturucu maddeyi çıkarıp teslim ettiği olayda, dosya içeriğine göre sanık hakkında iletişim tesbiti kararı ve soruşturmanın bulunması karşısında dosya içerisinde hiçbir arama kararının bulunmadığı dikkate alınarak; 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 9 uncu maddesine göre olay yeri ve tarihini kapsayacak nitelikte "önleme araması kararı" veya 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı, 117 nci ve 119 uncu maddelerine uygun şekilde alınmış "adli arama kararı" ya da "yazılı arama emri" bulunup bulunmadığının araştırılarak varsa aslı veya onaylı bir örneğinin getirilmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2. Suç tarihlerinin gerekçeli karar başlığında sanık ... yönünden ''06.11.2019", sanık ... yönünden ''12.10.2019'' yerine hatalı olarak ''13.11.2019 - 12.10.2019" yazılması,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince "İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup; İlk Derece Mahkemesince belirlenen temel cezanın Bölge Adliye Mahkemesince indirilebilmesi için duruşma açılması gerekmese de; sanığın kişiliğine bağlı hususlarla ilgili olarak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılabilmesi için 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi "

Nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci
fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

D. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 26.09.2023 tarihli ve 2023/1933 Esas, 2023/1627 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,

2. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına,
2. Delil değerlendirmesininin hatalı olduğuna,
3. Mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğine,
İlişkindir.
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Aramanın hukuka aykırı olduğuna,
2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının usule ve kanuna aykırı olduğuna,
İlişkindir.

III. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Hakkında iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması kararı bulunan sanık ...’in, sanık ...'dan kendisine uyuşturucu madde temin etmesini istediği ve Erkan'ın, Yasin'in talimatları doğrultusunda Erzincan İline otobüs ile ceket içerisinde uyuşturucu madde gönderdiği, otobüsten ceketi taksici birinin alacağı, taksiciden de Şeyhmus'un alacağı yönünde bilgiler alınması üzerine olay yerine gidildiği ve tanık Murat B. 'deki ceketin iç cebinden suça konu uyuşturucunun ele geçtiği olayda, sanıkların yaptığı telefon konuşmaları ile suç şüphesi doğduktan sonra arama kararı olmadan arama yapıldığı anlaşılmakla; arama kararı bulunmaksızın yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu ve bu arama ile elde edilen delilin yasak delil niteliğinde olup hükme esas alınamayacağı dikkate alınmalıdır. Sanık açısından hukuka uygun olarak elde edilmiş bir uyuşturucu veya uyarıcı madde olmadığından suçun maddi konusunun da bulunmadığı kabul edilmelidir. Bu duruma bağlı olarak, isnat olunan suçun unsurları oluşmadığından, sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykıdır.

IV. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma nedenine ve tutuklu kaldığı süreye göre, sanık ...'in SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.03.2024 tarihinde karar verildi.