10. Ceza Dairesi 2023/9708 E. , 2023/8051 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/282 E., 2023/99 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Lüleburgaz Cumhuriyet savcılığının 23.05.2007 tarihli iddianamesi ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2008 tarihli ve 2007/156 Esas, 2008/422 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbine karar verilmiştir. Karar 02.03.2010 tarihinde kesinleşmiştir.
C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile yapılan yargılamada Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2010 tarihli ve 2011/73 Esas, 2011/495 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
D. Kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 06.06.2016 tarihli ve 2015/3376 Esas, 2019/5587 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiştir.
E. Bozma kararı sonrası Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2017 tarihli ve 2016/220 Esas, 2017/133 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
F. Sanığın 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçu nedeni ile Çerkezköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2022 tarihli ve 2022/265 Esas, 2022/248 Karar sayılı kararının ihbarı ile dosya yeniden ele alınarak Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2023 tarihli ve 2022/282 Esas, 2023/99 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Jandarma görevlilerinin olay günü Kepir restaurant isimli iş yerine gittikleri, güvenlik amacıyla restaurantın arka tarafına iki jandarma erinin bırakıldığı, jandarma erlerinin pencereden mutfağın içindeki sandalye kılıfının içerisine bir kişinin bir şeyler saklamaya çalıştığını gördüklerini, baktıklarında polis kriminal laboratuvarı raporu ile uyuşturucu maddelerden uyarıcı özelliğe sahip hapların olduğunun belirlendiği, sanık ...'ın savcılık aşamasında ikrara yönelik savunması, jandarma erlerinin hazırlık beyanları doğrultusunda sanık hakkında öncelikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği sanığın denetim yükümlülüklerine uymaması ile hakkında mahkûmiyet verildiği, kararın sanık tarafından temyizi ile Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından kararın bozulduğu ve bozma sonrası yapılan yargılama ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın 25.10.2021 tarihli 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçunun ihbarı ile yapılan yargılamada mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "... basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, 5271 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre; "mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza
dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun, "Basit Yargılama Usulü" yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2023 tarihli ve 2022/282 Esas, 2023/99 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!