WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2023/9509 E.  ,  2023/4611 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/408 E., 2014/292 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : 1- Sanıklar ... ..., ..., ....., .... ......, ...... ... hakkında Mahkûmiyet
2- Sanıklar...ve ... hakkında beraat

TEMYİZ EDENLER : 1- Cumhuriyet savcısı (Sanıklar ..., ...... ve ... lehine, sanık ... aleyhine)
2- Sanıklar ... ..., ..., ... ....... ..., ...... ... müdafileri ile sanıklar ... ve ...
3- Sanıklar...ve ... müdafii (vekalet ücreti yönünden)

Her ne kadar tebliğnamede ... sanık olarak gösterilmiş ise de; bu sanık hakkındaki hükme yönelik temyiz talebi bulunmadığından inceleme dışı tutulmuştur.
Her ne kadar ... tebliğnamede sanık olarak gösterilmiş ise de; beraat eden sanık ... müdafiinin temyiz dilekçeleri içeriğinden bu sanık hakkındaki hükme yönelik temyiz talebi bulunmadığından inceleme dışı tutulmuştur.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... Cumhuriyet Başsavcılığının (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesiyle görevli), 26.03.2008 tarihli ve 2008/155 Esas, 2008/145 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanıklar ... ..., ..., ....., .... ... ve...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 220 inci maddesinin birinci fıkrası, 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları uyarınca cezalandırılmaları istemiyle ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesiyle görevli) 2008/75 Esas sayılı dosyasında kamu davası açılmıştır.
B. ... Cumhuriyet Başsavcılığının (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesiyle görevli), 27.10.2008 tarihli ve 2008/528 Esas, 2008/280 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanıklar ...... ... ve
Aysel'in 5237 sayılı Kanun’un 220 inci maddesinin ikinci fıkrası, 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesiyle görevli) 2008/176 Esas sayılı dosyasında kamu davası açılmış, ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesiyle görevli), 07.11.2008 tarihli ve 2008/176 Esas, 2008/199 Karar sayılı kararı ile ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesiyle görevli) 2008/75 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesiyle görevli) 2008/75 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
C. ... Cumhuriyet Başsavcılığının (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesiyle görevli), 24.10.2008 tarihli ve 2008/526 Esas, 2008/963 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık ...'in 5237 sayılı Kanun’un 220 inci maddesinin ikinci fıkrası, 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesiyle görevli) 2008/175 Esas sayılı dosyasında kamu davası açılmış, ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesiyle görevli), 07.11.2008 tarihli ve 2008/175 Esas, 2008/198 Karar sayılı kararı ile ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesiyle görevli) 2008/75 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesiyle görevli) 2008/75 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
D. İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.03.2008 tarihli ve 2008/1187 Esas, 2007/10216 Soruşturma sayılı iddianamesi ile 28.12.2007 tarihli olayla ilgili olarak sanıklar ...ve...'ın 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve ayrıca sanık ... hakkında 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle İskenderun Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/168 Esas sayılı dosyasında kamu davası açılmış, İskenderun Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2009 tarihli ve 2008/168 Esas, 2009/77 Karar sayılı kararı ile ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesiyle görevli) 2008/75 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesiyle görevli) 2008/75 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
E. ... Cumhuriyet Başsavcılığının (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesiyle görevli), 26.08.2009 tarihli ve 2009/393 Esas, 2009/555 soruşturma sayılı iddianamesi ile 28.12.2007 tarihli olayla ilgili olarak sanık ...'in 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları uyarınca
cezalandırılması istemiyle ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesiyle görevli) 2009/142 Esas sayılı dosyasında kamu davası açılmış, ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesiyle görevli), 08.09.2009 tarihli ve 2009/142 Esas, 2009/118 Karar sayılı kararı ile ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesiyle görevli) 2008/75 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesiyle görevli) 2008/75 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
F. ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesiyle görevli), 18.10.2010 tarihli ve 2008/75 Esas, 2010/237 Karar sayılı kararı ile sanıkların; suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçları yönünden beraatlerine, uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından ise dosyanın tefrikine karar verilerek ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesiyle görevli) 2010/212 Esas sayılı dosyası açılmış, ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesiyle görevli) 19.10.2010 tarihli ve 2010/212 Esas, 2010/238 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından görevsizlik kararı verilerek dosyanın nöbetçi Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
G. ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesiyle görevli) görevsizlik kararı üzerine dosyanın geldiği Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2012 tarihli ve 2011/75 Esas, 2012/141 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından karşı görevsizlik kararı verilerek ortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
H. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin, 26.09.2012 tarihli ve 2012/9504 Esas, 2012/9414 Karar sayılı kararı ile Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2012 tarihli ve 2011/75 Esas, 2012/141 Karar sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
I. Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2014 tarihli ve 2012/408 Esas, 2014/292 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanıklar...ve ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatlerine,
2. Sanıklar ... ..., ..., ....., .........., ...... ve ...'in 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 5 yıl 5 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve
sanıklar ..., ......, ..., ...ve ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
İ. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2019 tarihli Tebliğnamesi ile;
1. Sanıklar ... ve...hakkında; sanıklar müdafiinin vekalet ücretine yönelik temyizinde, sanıklar tek müdafii huzurunda savunmalarını yaptıklarından beraat eden sanıklar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık görülmediğinden hükmün onanması,
2. Sanık ... hakkında; Cumhuriyet savcısının sanığın mahkûmiyeti gerektiği yönündeki temyizine ilişkin, sanığın beraatinde hukuka aykırılık görülmediğinden beraat hükmünün onanması,
3. Sanıklar... ..., ..., ...... ve ...müdafilerinin sanıkların mahkûmiyetlerine ilişkin temyizleri hakkında; hükümlerde hukuka aykırılık bulunmadığından hükümlerin onanması,
4. Sanıklar ... ve ... müdafilerinin sanıkların mahkûmiyetlerine ilişkin temyizleri hakkında; karar tarihinde sanıkların üzerine atılı suçun cezasının alt sınırının 10 yıla çıkarılması karşısında sanıklara 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmediğinden hükümlerin bozulması,
5. Sanıklar ...... ve ... müdafilerinin sanıkların mahkûmiyetlerine ilişkin temyizleri hakkında; hükümlerin yeterli gerekçe içermemesi hukuka aykırı görüldüğünden hükümlerin bozulması,
Yönünde karar verilmesi,
6. 11.05.2023 tarihli Ek Tebliğname ile de; sanık ... müdafiinin sanığın mahkûmiyetine ilişkin temyizi hakkında; hükümde hukuka aykırılık bulunmadığından hükmün onanması, yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Ek Tebliğname ile,
dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanıklar ... ... ve Fevzi müdafiinin temyiz sebepleri özetle; süre tutum dilekçesi ile kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun
sübutuna, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, yeterli delil bulunmadığına, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine,
C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suçun sübutuna, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
D. Sanıklar ... ve...müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanıklar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; süre tutum dilekçesi ile kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
F. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suçun sübutuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
G. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
H. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; süre tutum dilekçesi ile kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
I. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İ. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; süre tutum dilekçesi ile kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
J. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle;
1. Sanıklar ..., ...... ve ... lehine, sanıkların mahkûmiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından ayrı ayrı beraatlerinin gerektiğine,
2. Beraat eden sanık ... aleyhine, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun işlenmesine yardım ettiği sabit olduğundan beraat hükmünün bozularak mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklar ... ...... ve ... ile..., ... ve ...'nin uyuşturucu ticareti yaptıklarına dair elde edilen bilgiler ışığında yapılan iletişim tespitlerinde, 01.02.2008 tarihinde sanık ...'ye ait 01 PT 134 plakalı araç ile komşusu ...'ye ait ve sanık ...'nin emaneten aldığı 01 VD 164 plakalı araçlarla ... ili Samandağ ilçesine hareket ettiklerinin belirlendiği, 01 PT 134 plakalı araçta sanıklar ..., ... ve...'ın diğer araçta ise ...ve Feyzi'nin bulunduğunun aralarındaki telefon görüşmelerinden anlaşıldığı, yine iletişim tespit çözüm tutanaklarından sanıkların uyuşturucu temin ve nakli hususunda irade birliği içerisinde hareket ettiklerinin tespit edildiği, şahısların aynı gün saat 17.00 sularında Samandağ ilçesinden Ceyhan ilçesine gelmek üzere yola çıktıkları, fakat kollukça sanıkların Belen'deki kontrol noktasından geçmemek için Kırıkhan üzerinden Hassa, İslahiye, Bahçe ve...iye yolu ile Ceyhan'a ulaşacakları anlaşılınca bu güzergahta gerekli tertibatın aldırıldığı, yapılan fiziki ve teknik takiple 01 VD 164 plaka sayılı aracın öncü, uyuşturucunun bulunduğu diğer aracın ise artçı olarak operasyon yapılacak noktaya doğru ilerlediği, söz konusu noktada yapılan kontrolde sanıklardan ...ve Feyzi'nin öncü araçta yakalandığı, ardından gelen aracın ise polisleri fark etmesi üzerine dur ihtarına da uymayarak köy yoluna saparak kaçmaya başladığı, kaçma esnasında suça konu beyaz renkli çuvalın araçtan atıldığının görüldüğü, takibin devam ettiği, kaçan aracın bir duvara çarpması neticesinde yaya olarak kaçmaya çalışan sanıklar ..., ... ve...'ın yakalandığı, yakalanma anından sonra çuvalın atıldığı yere dönülüp bakıldığında alınan kriminal raporuna göre esrar maddesinin ele geçirildiği,
Yine 28.12.2007 tarihinde Belen İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin 01 PS 042 plakalı araca dur ihtarı yapmasına rağmen uymayarak kaçtığı, çıkmaz sokakta aracın durdurulduğu, sanıkların ellerinde siyah poşetle kaçmaya çalıştıkları, kovalamaca sonucu yakalandıkları, araçta ...ve... ile sonradan ...(... adına sahte kimlik kullanan) olduğu anlaşılan sanıkların alınan kriminal rapora göre esrar maddesi ile yakalandıkları,
Dosyada mevcut iletişim tespit çözüm tutanaklarının yukarıda açıklanan olaylarla ve somut olarak ele geçen uyuşturucu maddelerin sanıklarca kaynağından temini veya kullanıcıya ulaştırılması ile ilgili olduğu, dolayısıyla iletişim tespit ve kayıt içeriklerinin somut delillerle desteklenmiş olduğu ve hükme esas alınmasına bir engel bulunmadığı, bu bağlamda yakalama tutanakları, kriminal raporlar, yakalanan uyuşturucu maddeler ile iletişim tespit çözüm tutanakları göz önünde bulundurulduğunda; sanıkların eylemleri bir bütün olarak değerlendirilerek ve tek suç kabul edilerek haklarında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı sonuç ve kanaatiyle, sanıklar ... ..., ..., ....., .........., ...... ve ...'in üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediklerinin sabit olduğu gerekçesiyle mahkûmiyetlerine,

Her ne kadar sanıklar...ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri iddiası ile kamu davası açılmış ise de; sanıklar hakkında somut, mahkûmiyete yeter, kesin delil elde edilemediği, sanıkların iletişim tespit kayıtlarının incelenmesinde uyuşturucu madde ticareti yapıldığı izlenimi veren kayıtlar var ise de, bu kayıtların tek başına sanıkların mahkûmiyetleri için yeterli olmadığı, başka bir konu ile ilgili de olma ihtim... olduğu, dolayısıyla bu kayıtların uyuşturucu ticaretine yönelik olduğu hususunun sanıkların yararlanmasını gerektirecek ölçüde şüpheli olduğu, bu suretle sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediklerinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatlerine,
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi kapsamına göre, vekalet ücreti ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
1136 sayılı Kanun'un 168 inci ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren her bir sanık lehine ayrı ayrı maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği halde, kendilerini aynı vekil ile temsil ettiren sanıklar...ve ... yönünden tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemenin, sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, ancak sanık müdafiinin temyiz sebebi yerinde görülmekle aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1136 sayılı Kanun'un 168 inci ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren her bir sanık lehine ayrı ayrı maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği halde, kendilerini aynı vekil ile temsil ettiren sanıklar...ve ... yönünden tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

C. Sanıklar ... ...... ve... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, suçun sübutuna, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, delillerin hukuka uygun ve tam olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, eleştiri dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
D. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Hüküm tarihinden sonra Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneklerine göre; sanık ...'ın 01.09.2017 tarihinde, sanık ...'in 03.09.2017 tarihinde öldüklerinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
E. Sanıklar ... ve ... hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıkların savunmalarının aksine, diğer sanıklarda ele geçirilen maddeler ile ilgileri olduğuna ve diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiklerine dair, içeriğine değişik anlamlar yüklenebilecek soyut telefon görüşmeleri dışında kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, sanıkların atılı suçtan beraatleri yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
F. Sanıklar ..., ... ... ve ... hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır" şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanıkların üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014
tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, karar verilen tarih olan 27.11.2014 tarihinde 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla, sanıklara zorunlu müdafii tayini gerektiği ve 5271 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince müdafi bulunmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanıkların savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2014 tarihli, 2012/408 Esas, 2014/292 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322'nci maddesi gereği hükmün;
A paragrafının üçüncü fıkrasının hükümden çıkarılarak yerine “3- Sanık ...'ın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 3.000 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2014 tarihli, 2012/408 Esas, 2014/292 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322'nci maddesi gereği hükmün;
Yukarıda düzeltilen A paragrafının üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere “4- Sanık ...'ın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 3.000 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

C. Sanıklar ... ...... ve... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2014 tarihli, 2012/408 Esas, 2014/292 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
D. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2014 tarihli, 2012/408 Esas, 2014/292 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafileri ile sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
E. Sanıklar ... ve ... hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (E) bendinde açıklanan nedenlerle Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2014 tarihli, 2012/408 Esas, 2014/292 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
F. Sanıklar ..., ... ... ve ... hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (F) bendinde açıklanan nedenlerle Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2014 tarihli, 2012/408 Esas, 2014/292 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.