10. Ceza Dairesi 2023/9264 E. , 2024/16298 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1617 E., 2022/2433 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2017 tarihli ve 2017/23 Esas, 2017/68 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.07.2017 tarihli ve 2017/1073 Esas, 2017/1208 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 29.05.2018 tarihli ve 2017/7388 Esas, 2018/2547 Karar sayılı kararı ile;
"Sanık ...'ın soruşturma aşamasında alınan beyanları üzerine Hakkı Saraç hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/2817 numaralı, 28.05.2017 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Hakkı Saraç hakkında İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/233 Esas, 2018/73 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmakla; söz konusu dosya ile incelemeye konu dosyanın birleştirilmesi, hüküm kesinleşmiş ise dosyanın aslı veya onaylı örneğinin getirtilip incelendikten sonra sanığın hukuki durumunun ve hakkında TCK'nın 192. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
D. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2022/2984 Esas, 2019/263 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
E. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 07.04.2022 tarihli ve 2022/2949 Esas, 2022/4526 Karar sayılı kararı ile;
"Bölge Adliye Mahkemesinin 14.07.2017 gün, 2017/1073 Esas, 2017/1208 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının, Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 29.05.2018 tarihli, 2017/7388 Esas, 2018/2547 Karar sayılı ilamı ile CMK’nın 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere aynı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca bozularak dosyanın 28.02.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile eklenen cümlesinden önceki haline göre Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş olması karşısında; CMK’nın 307. maddesinde belirtilen işlemler yerine getirildikten sonra aynı CMK’nın 223. maddesine göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
F. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2022/1617 Esas, 2022/2433 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Mahkûmiyete yetecek kesin delil bulunmadığına, 2. Suça konu uyuşturucu maddenin kullanmak için bulundurulduğuna, 3. Delillerinin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, 4. Eksik araştırma yapıldığına, 5. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, istihbari bilgi, temyiz dışı sanığın beyanı, sanığın olay anında evde olması, terazi ele geçirilmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın vaki ikrarının kendi suçunu ortaya çıkarmaktan ziyade eniştesi olan ve beraat eden temyiz dışı sanık ...'ı suçtan kurtarmaya yönelik olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ...'in 192/3 uygulanması gerekir şeklindeki karşı oyu ile, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2024 tarihinde karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Sanığın eniştesi olan temyiz dışı sanık ...'ın evinde her ikisinin uyuşturucu bulundurup, torbacılar aracılığıyla satacakları istihbari bilgisi üzerine yapılan aramada suça konu uyuşturucunun ve hassas terazinin ele geçtiği, gerek sanık ... gerekse diğer sanık ...'ın beyanında evin ...'a ait olduğu ve ...'ın geçici süre ile evde kaldığı, sanık ... yönünden; uyuşturucu maddelerin ve hassas terazinin ele geçtiği yatak odasının ve evin diğer sanık ...'a ait olması ve sanık ...'ın bu evde geçici süre ile kalıyor olması hususları göz önünde bulundurulduğunda, aleyhe tek delilin diğer sanık ...'ın atfı cürüm mahiyetindeki beyanı dışında delil bulunmadığı aşamada; uyuşturucu maddelerin ve hassas terazinin kendisine ait olduğunu söylemek suretiyle suçunu ortaya çıkardığı bu ikrarının bulunmaması halinde sanığın beraat edecek olması hususları nazara alındığında sanık hakkında TCK 192/3. maddesi kapsamında etkin pişmanlık hükümleri uygulanması gerekirken uygulanmıyarak fazla ceza tayin edilmiş olması nedeniyle sayın çoğunluğun aksine hükmün bozulması gerektiği kanaatindeyim. 07.03.2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!